izlerken tarif edilemez zevk aldıgım.ama keşke sonunu daha orjinal yapsalardi kenini feda etmeseydi daha fantastik bir takım olaylar vuku bulunsaydı bence çok daha şukela olabilecek filmdi. 8/10
dünyanın en iyi web sitesine sahip film. yemin ediyorum ilk girdiğimde fbi tarafından aranıyorum sandım. karışıktı ama çözdüm.
--spoiler ama öyle böyle değil--
öncelikle siteye giriyoruz http://www.donniedarkofilm.com sağ alt köşedeki webcamtırak görüntüdeki siz değilsiniz korkmayın. hemen donnie darko'nun görüntüsünün üstündeki kırmızı noktaya tıklayalım. replikti, yazıydı, fotoğraftı bir sürü şey gözümüzün önünden geçiyor. hepsinin üstüne tıklıyoruz. (bkz: next next next yapmak).
sonra ie penceresi tadında bir şifre girme bölümü açılıyor. buraya sparrow yazıyor ve alttaki proceed'e basıyoruz.
yine tıklaya tıklaya gidiyoruz. ve en sonunda ms-dos tarzı komut yeri geliyor karşımıza. y tuşuna basarak ilerliyoruz. sitemizin ana sayfasına geldik.
buradaki kırmızı noktalardan level 1 yazanına tıklıyoruz.(yazılar küçük) bir sürü kırmızı nokta geliyor karşımıza, hepsine sırayla basıyoruz. en sonunda yine bir şifre girme yeri çıkıyor. sparrow yazıyoruz.
sonra 3 adet pencere geliyor karşımıza. gene tıklayarak ilerliyoruz.
bize yine bir şey soruyor. oraya smurf yazdığımızda donnie'nin roberta sparrow'a yazdığı mektubu görüyoruz. mektuptaki kırmızı renkte yazılmış olan breathe kelimesine tıklıyoruz ve level 1 bitiyor.
anasayfadan level 2 ye basıyoruz. yine bir şey soruyor. breathe yazıp devam ediyoruz. golf sahasının ortasındaki kırmızı noktalara tıklıyoruz. sonra donnie nin yanındaki adamlara tıklıyoruz. böylece filmdeki fear-love çizgisi karşımıza geliyor. önce tv'ye basıyoruz, fear a 2 çarpı atıp devam ediyoruz. ekrana tekrar tıklıyoruz ve tavşan görünüyor.
tekrar golf sahasına döndüğümüzde donnie'ye tıklıyoruz.
kırmızı noktaya tıklayınca filmden bi sahne izliyoruz.
sol lattan kırmızı çubuklar fırlıyor. en üstteki minik noktaya basıyoruz. çıkan sayfaya tıklıyoruz.
kırmızı cüzdana tıklıyoruz. cüzdanın içinde jim'in sürücü belgesini görüyoruz, üstü karalanmış olan sokak adını *45a rosestreet* aklımızda tutalım.
geldik level 3 e.
anasayfadan level 3 e basıyoruz. ahizeye tıklıyoruz. bundan sonrası spoiler içeriyor diye yazı geliyor.
--spoiler--
geçmişe seyahat edebilmeyi başaran donnie darko, zamana hükmedebildiğini anlayınca o kadar mulu olur ki aslında çoktan ölmüş olduğu o ana geri döner. kaçma imkanı olduğu halde ölümü o sinsi sırıtışıyla karşılayarak filmin sonunu hayal edenleri dumura uğratır.
--spoiler--
fizik prensipleriyle süslenmis mükemmel bir filmdir.
öyle ki bazı insanların hayata bakışlarını değiştirebilcek ölçüdedir.
bildiklerinizi, bildiğinizi sandığınız şeyleri sorgulatır sizlere.
defalarca da olsa izlenmeye değerdir.
tek kelimeyle değişik bir film. bilimkurgu meraklıları ve teori manyakları için biçilmiş kaftan.
--spoiler--
filmde bahsedilen süre sonunda dünyanın sonunun geleceği söylenmiştir ama sonu gelen donnie dir.
burada paralel evrenler ele alınmış. herkesin kendi evreninde yaşadığı, kendi dünyasını oluşturduğu anlatılmak istenmiş. dolayısıyla hayat ile birlikte bu dünyanın da sonu geliyor.
--spoiler--
richard kelly'nin senaryosunu lise yıllarında yazmaya başladığı ve sonradan yönetmenliğini de üstlendiği 2001 yapımı bilimkurgu-dram-psikolojik hatta gerilim türleri arasında gidip gelen farklı, karmaşık, güzel bir film ama filmi bu kadar etkileyici yapan belki de en önemli şey son sahne ve o müthiş şarkı. (bkz: mad world)
hakkında yazılanları okuduktan sonra şu an büyük bir hızla indirmeye başladığım film. film hakkında araştırma yaparsanız izleyenlerin neredeyse yüzde doksanının memnun kaldığını göreceksiniz.
sıradan hollywood kurguları ve senaryolarından sonra ''yok böyle kurgu, aşmışlar, çoşmuşlar.'' dedirtebilir ama kurgu için fazla kasmış bir amerikan yapımından öte bişey çıkmaz bu filmden. ''dehşet, bulmacalı,mutlaka izlenmeli'' yorumları sonunda izledim ama malesef anladığım tek şey ;
--spoiler--
şizofrenik bir gencin zamanda yolculuk fantezileri ve sevgilisinin ölmesini engellemek için kurtulduğu kaza gününe tekrar dönerek kendini öldürmesidir. filmdeki beyaz saçlı, yaşlı meczupun ne işe yaradığını da hala çözmüş değilim. saçma karakterler, kopuk bir kurgu, anlatmak istediği sınırlı bir kaç sahne ve sonuç bölümü.
--spoiler--
--spoiler--
Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan bağımsız Amerikan filmlerinden olan Donnie Darko, aynı zamanda 26 yaşındaki yönetmen Richard Kelly'nin ilk filmi olma özelliğini taşıyor. 80’lerin gençlik filmleri, bilim kurgu ve korku filmlerinin, tüyler ürpertici karışımı olarak tanımlanabilecek film, son dönemin en ilgi çekici bağımsız yapımlarından biri.
16 yaşındaki Donnie Darko ilk bakışta sıradan, sorunlu bir ergenlik geçiren bir genç gibi görünür. Amerika'nın 80lerle özdeşleşmiş bir banliyösünde (Middlesex) yaşayan tipik bir ailenin, psikiyatri tedavisi gören oğludur. Geçmişte çıkardığı sorunların üzerine bir sünger çekmek ister; yapamaz; uykusunda gezmekten kurtulamaz. 1 Ekim 1988de, bir dağ yolunda uyanır. Yanında uzanan bisikletine atlayıp evine geri döner. Sonraki gece, yine uykusunda bir yürüyüşe çıkar ve tavşan kılığına girmiş Frank'le karşılaşır. Frank ona şunu söyler: Dünya 28 gün, 6 saat, 42 dakika, 12 saniye sonra yok olacak! Donnie evine geri döndüğünde, odasının bulunduğu noktaya bir jet motorunun düştüğünü görür; uyurgezer olmasa ölmüş olacağını fark eder.
Donnie Darko bir taraftan bir çocuğun yetişkinliğe geçme sancılarını konu alırken, diğer taraftan 1980lere, Reagan dönemine ve felaketin eşiğinde duran Amerikan banliyö yaşantısına acımasızca dil uzatıyor.
Yönetmenin ilk filmi olan Donnie Darko, 2001 Sundance Film Festivali’nde gösterildi. Filmin son derece başarılı web sitesi ise En iyi Web Sitesi ödülü aldı.
david lynch'in izinden giden genç yönetmen, yıllarca konuşulacak bir film ortaya koydu.
--spoiler--
yönetmenliğini richard kelly'nin yaptığı 2002 yapımı filmdir, bir şizofrenin dünyasına olanca başarıyla ve abartılara yer verilmeden girilmiş fakat bu şizofren çocuk çözümlemesi yalnızca varılmak istenilen noktaya giderken araç olarak kullanılmıştır. yönetmen; vurgulamak istediği noktalardan hiçbirisini seyirciyi aptal yerine koyarak gözüne gözüne sokmamış aksine izleyicinin insiyatifine saygı duymuş.
kendisinin takıntılı olduğu ve kızdığı noktaları inanılmaz bir mükemmellikle işlemiş olan yönetmen, sevimlilik sembolü olarak görünen tavşanı; lanetin, çirkefin allahı ama bir o kadar da doğruların bulunmasına yardımcı olan bir varlık olarak vurgulamış ki burada bir iyi ve kötü ikileminin orta noktasını bulmaya çalışmıştır.
insanları televizyonlarda aldatan kişisel gelişim kitap ve kasetleri ile alabildiğine dalga geçmiş ve eleştirmiş, bu insanların gerçek yüzünün ne olduğunu göstermek istemiştir. yine amerikan emperyalizminin gençlik dizilerindeki manipülasyonlarının temel öğesi olan, beden öğretmenini yerden yere vurmuştur.
film ilk 1 saatte psikolojik bir gerilim filmi olarak giderken bir noktadan sonra bir bilim kurgu filmi halini almaktadır.
yönetmenin şirinler ile ilgili yaptığı açımlama ise kahkahalarıma ve takdirlerime mashar olmuştur
solucan delikleri, einstein'in izafiyet teoremi, uzay mekan ilişkisine bulunulan atıflar ise hakikaten takdir edilebilecek kadar iyi yapılmış
son birkaç yılın en iyi filmlerinden biri olan donnie darko; filmi izlerken, insanı çok şaşırtmayan, oha dedirtmeyen ama film sonunda nasıl olduğu bilinmez bir şekilde insanı derinden etkileyen tuhaf ve bir o kadar da başarılı bir film.
izlememiş olan tüm sinemaseverlerin izlemesini şiddetle tavsiye ederken richard kelly'nin diğer filmlerini merakla beklemekten kendimi alıkoyamıyorum...
filmin can alıcı noktası senaryosunda yatmaktadır. öyle baba laflar dökülür ki ağızlardan vay anam yandım denir.felsefi yapısı da hayli ilginçtir ki bir çok filme konu alınmış zaman yolculuğu. filmde büyükanne ölüm onun kitabına doğru donnieyi çeken enerji dalgaları, jim denen salaktor adamın evini yakması okulun su tesisatını baltalaması vesair atraksiyonların halüsinasyonlarla hayatın absürd klişelerini kabullenemeyen tek bir doğru parçası yerine hayatı ışın demeti olarak gören bir gence kodlanması filmin en baba yanıdır. derin yapısında bazı yerler karanlık kalmakla birlikte ancak üzerine kafa yorulursa ulan darkoo sen bunu düşündün de mi len hehehe diye ani aydınlanmalar gerçekleşebiliyor.gecenin bi yarısı bir paket sigaranın içilmesine de sebep olduğunu bizzat tecrübelerimle söyleyebilirim. yalnız film hakkında bir noktaya parmak basmak isterim ki:
--spoiler--
Jim Cunningham'ın korku ve aşk arasında ortaya koyduğu hayat çizgisi, verdiği konferanslarla ortaya koyduğu Fox tv tarzı şov aslında o film içerisinde insanın tek boyutlu yaşamasını isteyen kapitalin simgesidir.donnie konferans esnasında adama hoolamış bağırmış çağırmış adamı oracıkta döt eylemiş çürütmüştür. karşı çıkış noktalarına bakıldığında aslında donnie'nin kendi öz yaşamını istediği gibi yaşamasından ziyade kapital anlayışa karşı çıkışıdır. zaten konferans salonundan güvenliklerce apar topar çıkarılması buna delalet eder kanımca.
--spoiler--
müzikleri de gayet hoştur filme gençlik havasını gayet de iyi vermiştir.
14 yaşımdayken vizyona girmiş ve beraber izlediğim kişiler içinde filimi birtek ben anladığım için kendimi iyi hissetmiş o an filimi de sevmiş olduğum filmdir, ve izlediğimden beri bana çok şey kattığını düşünürüm. ama şuan ne kattığını unuttum. yapmcılığını drew barrymore üstlenmiştir. ve yanlış hatırlamıyorsam bu film en iyi 100 film arasına girmiştir... beni etkileyen sevgilime izlettiğimde anlamadığı için ondan soğuduğum filmdir. birde vanilla sky vardı sonunda ağlamıştım. manyakmıyım ben?? sanmıyorum...
mad world adlı güzel sarkıya ev ashipliği yapmıs enteresan filmdir. sarkının adı mad world değil, mad word olabilir. ama word olması, world olmasından daha saçmadır. filmin sonu güzeldir.