Dün tanışma şerefine eriştiğim hastalık. Pek bir numarası yok gibi lakin biraz fazla öksürtüyor galiba. Gerçi geçmişte yaşadığım griplerin yanında pek bir farkı olduğuda söylenemez. Alkolle yenebileceğimi düşündüğüm, siklenmemesi gerektiğini söyleyebileceğim grip.
tiksindiren aynı zamanda düşündüren yeni bir ölüm sebebi. tüketim çılgınlığına yetişmeye çalışan üreticilerin ne idüğü belirsiz yöntemlere başvurarak peyda olmasına sebebiyet verdiklerini düşündüğüm salgın...
sanırım şu an geçirmekte olduğum grip. geçen ay derste de işlendi, hastalığın her bokunu biliyorum ama bende hafif seyrediyor sanırım, ağırlaşmaz umarım. ateşim var, halsizliğim var, yorgunluğum var, yaygın hafif kas ağrılarım var, boğaz yanma ve ağrım var hafiften, çok nadir de öksürüğüm var. ya farenjit geçiriyorum ya da domuz gribi. sabah koydum kendi teşhisimi ve bunun üzerine 13 tane mandalina yedim. *
(bkz: ölüm kıyısında durmayan insan hayatına saygı duymaz)
sağlık bakanı tarafından 50 milyon tane aşı alınan bi ülkenin zorla salgın haline getirilmiş hastalığıdır. her zamanki gibi ülkemiz dışında biri veya birileri menfaatlenmektedir.
zorla salgın haline getirilmiş diyorum çünkü sağlık bakanlığı tüm hastanelere bu yönde rapor yazmaları konusunda emir vermiş. belgeleri ile ortada olan düzmece bi salgındır.
sabun ve temizlik ürünlerinin oldukça işine yaradığını zannediyorum bu gribin.
reklamlarda dahi "domuz gribine karşı etkili", "x kullanın, domuz gribine yakalanmayın" şeklindeki sloganlarla kullanılmaya başlanmış çoktan. onu dışında ana haber bültenleri, gazeteler, tv programları çok faydasını gördü zaten bu hastalığın. olmasaymış, ne gibi konular işlenecekmiş her gün bilmiyorum.
"bu ülkenin kendi(güvenli) aşısını üretecek teknolojisi neden yok lan" dedirtmiş hastalıktır.
"Aceleyle alınan milyonlarca ünite aşıya verilen, milyarlarca dolara, kim bilir nasıl labaratuarlar, ilaç tesisleri yapılırdı lan" da dedirtmiş hastalıktır.
" bu nasıl bir güven ki bu, yabancı bir ülkeden bu oranda aşı alıyoruz,kısa bir sürede kontrol ettiğimizi, aşının işe yaradığını iddia ediyoruz, peki kardeşim, siz bizzat bu aşının biyolojik bir silah olup olmadığını kontrol ettiniz mi, hani ciddi her devlet vatandaşlarının yüzde doksanını aşılamadan önce ne olur ne olmaz diye, inciğini,cıncığını araştırır. sonra sömürülmeye, kullanılmaya eğlimli, az gelişmiş zekalı çocuklar doğar falan, aman aman lan" diye inceden düşündürtmüş hastalıktır.
deli dana, kuş gribi hastalıkları ve bunların ülkemize verdikleri zararları göz önüne aldığımızda, bir de bunun üstüne domuz gribi
"ne oluyor lan" dedirtmiştir, hatta "yeter lan" dedirtebilir.
sanırsam şahsımı yakalamak üzere olan hastalıktır. ateş, kusma falan yoktur ama boğazlar fena halde şişmiş, sürekli öksürük peyda olmuş, öksürük ve hapşırık esnasında boğazlar sanki parçalanmakta, genizde tonla balgam birikmektedir. tam vize haftası olduğu için de doktora gitme şansı bulunmamaktadır. tıpçı uusurlardan yardım dilenilmektedir.
büyük paralarla satın alınan milyonlarca doz aşının avrupa ülkelerinin elinde patlamasına neden olan, harvard üniversitesi'nin yaptığı açıklamaya göre "abartılmış" hastalık.
dötümüze sokulan koca bir kazıktır efenim. onca alınan aşıların parası bizden çıkacaktır. ayrıca yeni aşı alacaklardı ve onuda dötümüze sokacaklardı ama yemedi onu yapmak.
şimdi bu arkadaşlar şöyle bir iddaada bulundular; ''domuz gribi ve kuş gribi birleşti. eski aşılar işe yaramayabilir!'' böyle diyerek yeni aşı alacaklardı ve daha çok kâr yapacaklardı. lan zaten domuz gribi demek, kuş gribi+insan gribi+domuzdaki grip demek değil miydi? hani lan aralıkta, ocakta yüzbinlerce insan ölecekti? niye bizi panik havasına soktunuz? normal gripten daha çok ölündüğünü neden söylemediniz bize?
tanım: normal gripten daha az tehlikeli olan bir grip türü.
her gün 5 öğün verilen "şu kadar insan öldü, kırmızı alarm, hepimiz öleceğiz ulaaan!!" temalı haberler çıkmayınca gerçekten kökü kesildi zannettim bir an.
bir ay öncesine kadar tek haber kaynağı domuz gribi olan haber bültenleri bir anda domuz gribi diye bir şey yokmuş gibi davranmaya başlamışlardır. noldu lan? domuz gribi vardı bi ara hani? maskeler, aşılar? ölen insanlar? hamileler ve çocuklar riskli grupta falan?
o kadar alışmıştım ki, bir anda ortadan kaybolması beni çok üzdü.
ortadan kaybolduğu sanılan, fakat virüsü an itibariyle vücudumu ele geçirmiş olan hastalıktır. zorlukla yataktan kalkıp sözlüğe girebildim ve şunları söylemek istiyorum : hafife almayın şu salgını, ben ölmesem atlatsam sizden birisi ölecek şu illet yüzünden. lan ölmesen bile çekilecek gibi değil. mevsimsel gribin aynısıymış, bok aynısı! medya abartmasışymış, bok medya abartması! iki gündür ağrıdan afedersiniz s.kilen dizlerime, öksürmekten parçalanan boğazlarıma anlatın siz o masalları. "domuz gribi çok abartıldı hacı ya, ben tırsmıyorum böyle şeylerden. aştım ben, her şeyi çözdüm" triplerinde takılanlar, ölürsem kabrime gelmeyin lan..
yaşamayı seven pek çok insanın olduğunu gösterdi bana bu grip...maskeyle dolaşan insanları her gördüğümde içimden kahkahalarla güldüm.o 'sözde antibakteriyel'jeller kapış kapış gidince; narsuyu,portakalsuyu satanların önündeki kalabalığı görünce çok güldüm çok.hapşıran,öksüren insanlara açık havada bile öcü gibi bakan insanları görünce çok güldüm içimden.beni acayip eğlendirdi bu domuz gribinin gösterdiği gerçekler...canınız ne kıymetliymiş ya off