cannes'da yetişen eflatun renkli çok lezzetli bir meyvedir.
içindeki çekirdekler iktidarsızlığa bire birdir. ayrıca karpuz büyüklüğünde olduğu için futbol topu olarak da kullanılır.
osmanlı mutfağına çok geç girmiş bir sebze. osmanlı bu sebzeyi yeşil tüketirmiş, kırmızılaşınca bozulduğunu düşünüp çöpe atarmış. yeşil domatesten dolma yapılırmış ayrıca.
olmamışı da lezzetli olabilecek meyve*.olmamış yeşil* domatesler toplanır tabii büyüktür genelde bunlar ve evin kilerine serilir. bu domatesler yavaş yavaş olgunlaşır kırmızılaşır. bazılarının yarısı olgunlaşır yarısı olgunlaşmak üzeredir, işte bunlardır benim sevdiklerim kütür kütür yenir bunlar. hoştur tabii ama bunlar eskilerde kaldı.
aşkı hissetmektir. şöyle açıklayım;
bizim balkonda annemler tarfından alınan bi domates saksısı vardı. sanki o kırmızı küçük şeyler asla yenmeyecek gibi bir hisle uzun süre dalında kalma ayinlerine müsade ettim. fakat ev ahalisinden bir kişinin bu domateslerden birini dalından koparmak suretiyle önce dudaklarına daha sonra dişlerine götürüp öğüterek midesine indirdiği sahneyi görmemle birlikte hemen bu ayine son verip büyük bir kıskançlıkla aynı işlemi bende yapmaya karar verdim. herşey olağan seyrinde tekrarlanırken küçük kırmızı nesne dişlerimde ezilip ağzımda dağılmasıyla bütün sahne değişti,bir anda herşey sustu gözlerimden yaş gelmeye başladı, daha derin bir nefes alma ihtiyacı duymaya başladım. küçük kırmızı şeyin her mineralini tüm hücrelerimde hissettim, sonra balkondan çıkıp televizyon izlemek için salona geçtim. ama sonra hiç bişey eskisi gibi olmadı.