çocukluğumun bitmeyen tren yolculuklarında ki son durağı. yıllar sonra 4 ayaklı minareyi altında cesetlerle göreceğimi söyleselerdi inanamazdım. o şehirde terör hep vardı ama bugün artık savaş var.
Neden şu hendek açma olayı sadece sur'da bağlar'da, dahası fakir semt ve ilçelerde oluyor?
Bu fakir halkı yerinden yurdundan edenler olarak konuşacak son insanlarsınız. Hala bir direniştir gidiyor, nedir direniş? Çok düşündüğünüzü varsaydığınız yerli insanları göç ettirmeye zorlamak mı? Her gece çatışma sesleriyle insanları uyutup, her sabah korkuyla uyandırmak mı?
her noktasında anılarımın olduğu semtlerin bu halde olması en çok da benim canımı yakıyor.
O pis ellerinizi garibanların üstünden çekin de yiyorsa zenginlerin, hdpli vekillerinizin yaşadığı yerlerde açın hendeklerinizi.
Lise sonda iken stajimi diyarbakir'in bir anaokulunda yapmıştım.
Bundan 2 yıl önceydi sanırım.
Çocuklara meslekleri ve görevlerini anlatıyordum.
Meslek polisti. Bir kızı seçtim, polisler ne yapar dıye sordum.
"Silahları vardır insanlara sıkarlar ve öldürürler" dedi.
O an ailesine içimden küfrettim. Daha el kadar çocuğa böyle şeyler öğrettikleri için.
Hemen düzelttim onu. "Polisler insanlara zarar vermezler, bizi kötü insanlardan ve hırsızlardan korurlar" dedim.
Birden düştü aklıma. Iyi etkiler bırakabilmisimdir umarım üstünde.
Diğer öğrenciler için de aynı şeyi yapardım.
Derslerde bayrak ve ülke konularının üstünde dururdum. Sık sık söz ederdim.
Bu bilgilerin zihinlerinin küçük de olsa bir bölümünde yer alması, bilinçaltlarının dolu olmasını istiyordum.
Ellerimde yogurulmasi gereken hamurlar vardı. Bu çocuklari eğiten bendim. Istedigim gibi yön verebilirim hepsine.
Diyarbakirdan vazgecmeyisimin, bu bölümü seçmemin yegane sebebi budur. Çocuk sevgisi değil benimki. Fayda sağlamak.
Bu nedenle Diyarbakır'dan asla vazgeçmeyecegim.
Selehattdin demirtaş tarih seni unutsada, amed in müslümanları seni unutmayacak. Senin bu hainligin elbet tescillenecek. Dinsizleştirmeye çalıştığını kürtler elbet seni bilecektir.
An ıtıbarıyle tencere tava seslerıyle, yetmıyor bır de araba kornalarıyla ınsanı rahatsız eden memleketım. Bunlar yine neye sinirlendi de sinirini lambadan çıkarıyor acaba. insan hayret ediyor.
Durup ibretle seyretmektir bana düşen.