ne ki zindan, ne ki tutsak olmak
ne ki kavga, ne ki dağlarda vurulmak
bir sehpada idam olmak ne ki
ihanet utancıyla yaşamak var ya hani
onursuzluğun lağım çukurunda yok olmak
üniformalı bir dehak önünde durmak
ve beyninin içindekileri bir bir kusmak
sonra bir et yığınına dönüşüp kalmak
işte buydu diyarbakır zindanında yaşamak
son olaylardan sonra, işkenceleri israil'in yaptığı düşünülmektedir. biliyorsunuz diyarbakır cezaevi başta olmak üzere 80 sonrası dönemde yapılanlar şu anda mevcut kürt terörizminin başlangıç noktalarından biridir.
ölüm orucuna başlayıp şov yapmayı seven pkk kurucuları ve şakşakcılarını bünyesinde barındırmış ve çoğunu hala barındıran cezaevidir. hepsinin soyu kahrolsun.
edit: teröristi savunup destekleyenlerin de soyu kahrolsun.
türkiye'nin en büyük utançlarından biri olan ve bence müzeye çevrilip herkesin ibret almasının sağlanması gereken, ebu gureybin türk versiyonu olan cezaevidir.
Halkoylamasını 12 eylül eksenine koyan ucuz siyaset yapan gerizekalıların bu cezaevini örnek göstererek "Neden halkoylamasına evet demiyorsun e bdpli" dediği cezaevidir.
Lan o zaman ben de sana tersini söyleyeyim.
Anten sen 12 eylülden bir zarar görmedin, hatta yarar gördün, cemaat liderlerin, siyasi liderlerin hepsi zamanında 12 eylülü övdüler bu 12 eylülle hesaplaşmaysa eğer sen neden referanduma hayır demiyorsun? değişiklikler 12 eylül aleyhindeyse senin evet demen sana faydası olan herşeye karşı çıkman demek, Yani kendi varoluşunun kökenine bomba koymuş olmuyor musun?.
Ha bir de PKKlılar neden beğenmiyor biliyor musun? Bu Kürtçü anayasayı bile beğenmiyorlar daha fazlasını istiyorlar, buyurun düzovada siyaset size.
12 eylül döneminde eziyetin, vahşetin içten içe yaşandığı cezaevidir. guantanamo'da bile eşi benzerine rastlanmayacak, zulüm ve işkence yöntemleri. gözünü kin, nefret bürümüş cuntacıların insan bedenini bir stres atma aracı gibi kullandıkları yer. vicdansızlığın dik alâsının yaşandığı bu yer, şimdi yıkılma durumuyla karşı karşıya.
peki ya bu cellatlar tarafından öldürülmüş mahkumlar, insanlık dışı yapılan işkenceler? onların da rafa kaldırılması mümkün müdür?
müze olsunmuş neyin müzesi olcak ki müzede genelde tarihi kalıntılar eserler sergilenir gidip gezilir işkence görülen yerin nesini müze yapacaklar ki kim gidip insalara böyle hayvan gibi muamele yapılmış yerleri gezmek ister neyin müzesi oluyo utancın mı...
isabet olur; dönek Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günayaçıklamış, "olabilir demiş" aslında seçim yatırımı hareketi konan numaralar bunlar, siyasiler sezonu açtı, artık vaatler üst üste yağacaktır.
--spoiler--
Kültür Bakanı Günay, Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüştürülmesiyle ilgili, mekanın halen cezaevi olarak kullanıldığını belirterek, "Cezaevinin boşaltılması halinde böyle bir talebimiz olabilir" dedi.
--spoiler-- http://www.ntvmsnbc.com/id/25151494/
hakedene hakettiğinin verildiği cezaevidir. 2011 yılında türk olduğunu söylemeye utanan/korkan, 1 mayıs'ta taksim cumhuriyet anıtındaki atatürk ün yüzüne apo piçinin posterini asana tepki vermeyen babalarınızla esat oktay yıldıran keşke bizzat görüşseydi.
burada yapılanları haklı göstermeye çalışanlara en ufak bir şekilde insan muamelesi yapılmaması gereken yer. yani neye dayanarak hak veriyorsanız verin burada yapılanlara, insan olmadığınız gerçeğini zerre kadar değiştirmeyecektir. zira köpeğe siktirilmek, bok yedirilmek, lağamlara atılmak vs gibi işkenceleri hangi suç gerektirebilir ki ? ayıptır yahu etmeyin.
işkence ve ölümün adresi; Diyarbakır Cezaevi
12 Eylül paşalarının darbenin olgunlaşmasını bekledikleri dönemlerde, güneydoğu' örgütlenmiş, etnik temelli örgütlerin sempatizan ve lider kadrolarıyla birlikte, devrimci mücadelenin içinde yeralan isimlerin çoğu da darbeden sonra tutuklandı, işkence gördü, onlarca yıl cezaevlerinde tutuldu, temel hakları ellerinden alındı, onlarcası asıldı, yüzlercesi sakat bırakıldı. Bunlarla karşı karşıya kalmak istemeyen binlerce devrimci ise vatanlarından uzakta aile ve yurt hasretiyle yaşadılar. Bugün hala birçoğu ülkesine dönemiyor.
Bir ifadeyle; anlatanın da dinleyenin de ruh sağlığını bozacak nitelikteki işkence ve kötü muamelerin yaşandığı Diyabakır Cezaevi'ndeki uygulamaları ne anlatmaya kelime yeter ne de dinlemeye vicdan elverir.
(Raşit Kısacık 'ın kitabı )
--spoiler--
Co tekmili beğenmezse havlıyordu ve Co'yu memnun edemediğimiz için cezalandırılıyorduk." insan dışkısı yedirildiği için dişlerini cezaevindeki arkadaşına iple çektirdiğini de kaydeden Cemiloğlu, bu olayı anlatırken şöyle diyordu: "Tek ayak üstünde, duvar dibinde duruyorum. Ceza! Ama bir süre sonra yoruluyorum. Ayağım düşüyor yere, tutamıyorum. Emre itaatsizlik! Cezası: Duvarin dibinde, kanalizasyonun kapağını kaldırdılar, bir avuç bok alıp ağzıma attım. Sonra ağzımda pislik hazır ola geçtim, öylece duruyorum. Kıpırdamak yok. Temizlemek yok. Yere tükürmek yok. Öylece ağzın kapalı, kımıldamadan ayakta, hazırolda bekliyorsun. Bir süre sonra bıraktı, içeri girdim. Elazığlı arkadaş, ismi Ramazan. Allah razı olsun, bazı dişlerimi iple çekti. Çünkü temizleyemedim dişlerimi... Altın kaplama olan iki dişten birini cebine attı, birini bana verdi hatıra olarak. Hapisten çıktıktan sonra ilk işim dişçiye gidip takma diş yaptırmak oldu."
--spoiler--
insanlara bk yedirildiği, anal işkence uygulandığı rivayet edilir. insan inanmak istemiyor lakin zamanın şartları ve denetimsizlik düşünülünce ne yazıkki olmuş olması ihtimali daha yüksek. hak edenlere acımama fakat devrin teknolojisi eski olduğundan güme giden çok insan vardır dünyada o dönemlerde, bizdede olduysa onlara acırım yazıktır.