dün geceki programında resmen ilker inanoğlu denilen ucubeye kafa atasım gelmiştir. ulen salak ! adam sana eğlence programında konu açılsın diye gayet açık bir şekilde ; '' yaptığınız en salakça şey neydi ?'' diye bir soru soruyor. sen de ''bu programa katılmak'' deyip savuşturup atıyorsun. çünkü aklına o kadar çok şey geliyor ki ! sonra da her boku alkışlayan salak seyirci bunu da alkışlıyor ve sen laf soktum ulennnnnnnnn ! diye düşünüp dilini ağzından dışarı atarak, ağzını burnunu yalıyorsun. e ulan sorunun cevabını şöyle versene herkes rahatlasın ; ''50 milyon sperm arasından birinci olmak yaptığım en büyük salaklıktı'' işte realite budur ulen !
Kullanılmamaış sinema bileti, bikaç Euro, bikaç kuruş, tanımadığım anahtarlar hangi evin kapısına uyacak, yoksa kapıyı kim açacak? Çantamın içinde kırık sigaralar
How to get down to the subway where to reach from this highway?
Sanki paramparça bir aşk hikayesi içinde ben faili meçhul. Bir kadın var biliyorum…
I know there is a woman.
250 gibi bir numara var aklımda, ama biri eksik. Aşk sözcüklerinin heceleri kayıp.
There are love words i know some are missing.
Flaşlar
Flash flash And some thoughts leave my mind
Eğer kayıpsam şu anda
Im lost
Kayıp
Im lost lost. Really lost.
Kaybolmuş gerçekten. Götür beni şoför şehrin merkezine, büyük medya binasına.
There are love words i know some are missing.
Hahaha! Here im, the new me. This is the new disco king. Tonight with my brand new identitiy, i will tell you a story.
işte ben, yeni ben, bu yeni Disco Kralı. Bu gece yeni kimliğimle, size bir hikaye anlatacağım
Bundan yıllar yıllar önce kendini yitirmiş bir adam, bir gece büyük televizyon binasında mikrofona konuşmaya başlar.
Hikaye o kadar basmakalı, sıradan, anlamsızdır ki, kimse bir anlam bulmaya çalışmaz. Sonunda bu anlamsız dünyada adam, Kral olur.
The king of the ordinary,
the king of analogous,
the king of the nonsense,
king of emptiness,
the king of the loneliness, insignificance,
king of abundance,
king of destruction.
Haaahahahaa!! Im the King, my web site kingodisco.com
Sonra kral bir gün bakar ve görür ki, herkes kraldır. Herkesin bir krallığı vardır. Bunun üzerine kral ölür.
The king of the ordinary,
the king of analogous,
the king of the nonsense,
king of emptiness,
the king of the loneliness, insignificance,
king of abundance,
king of destruction.
Thanks God, tonight is black night, but yesterday night was white.
Son zamanlarda eski halini cok ozledigim programdir. Dun gece ilk defa disko krali izlerken uyuyakalmisim. Programin ninni niyetine dinlenebirligi oldukca yuksekti.
okan bayülgen in artık bu kadar kibar davranmaması gereken program!! salaksepet konukların okan bayülgen e laf çakma hevesleri çok ucuz görünüyor lakin okan bayülgen in karşılığında sadece tevazu göstermesi beni deli ediyor!
bu kadar sikindirik bir yayın daha öncesinde oldu mu diye düşünüyorum da aklıma gelmiyor. Uyuttu resmen... Okan'ın o hep anlattığı, nette takılırken bir köşede duran Kanal D sitesinden gelen bu programın kötü enerjisini anlatamam. Zaten okan o Makina'dan sonra 10-15 konuklu günleri bırakıp 3-4 konuğa geçtiğinden beri programın heyecanını yüksek tutabilmek için gerektiğinden fazla zorluyor ama bu konuklar ve konular bayık olunca daha bir çekilmez oluyor malesef. O zaman izleme diyen dallamalara da şunu diyorum. Eskiden kulak kabartıp, zevkle seyrettiğimiz programın bugün köşede açık durup sadece dinlediğimiz zamanlara nasıl geldiğini hatta dinlenmeyecek kadar sikindirik olduğunu görünce buraya birkaç kelam etmek istedim o kadar.
haa bu arada (bkz: ilker inanoğlu) mükemmel laf çaktı Okan'a. Harbiden hem dobra dobra içinden geçenleri söyledi hem de bizler adına orada güzel seslendirme yaptı. Okan ya toparlan ve programına çeki-düzen ver ya da git istanbul'U Büyüt sadece.
ilker inanoglu nun buyuk edepsizligi ile sictigi ve egosundaki kocaman kocaman delikleri yamamaya calistigi program olmustur bu gece.
son donemlerde yerle yeksan olan hemen hemen her sektor gibi; zaten cok saglam temellere sahip olmayan medya sektorunde de yasanan genel suursuzluk icersinde, okan bayulgen e laf sokma cabasi - sadece cabadir cunku - yeni bir akimdir sanirim.
bu arada okan bayulgenin bu nezaketi beni artik cidden sinirlendirmeye baslamistir. ki kendisinin manyagiyimdir. ama onca nezaketsizlik icinde, okan bayulgen in nazik evsahibi tavrina dayanamiyorum izlerken.
ayrica su zaga band meselesi nedir kardesim. hickimse olayin ic yuzunu bilmiyo. ben de bilmiyorum. ama yuh bu kadar mi abartilir. delirdiniz mi hepiniz diye sormak isterim. profesyonel anlamda belki de disardan hickimsenin net olarak bilmedigi bi konuda yollarini ayirmislar. bitti gitti. nedir bu. inanamiyorum okuduklarima. bu adam binbesyuz senedir orkestrasi icin mi izleniyo arkadasim deli misiniz. ne programin sonunu getirmediginiz kaldi; ne de okan bayulgen i asmadiginiz.
bi suurlu olun ya.
orkestra olayının abartılmasına açıkçası anlayamıyorum. bu orkestra yayına okan bayülgen televizyon yayınına başladığı ilk günden beri yoktu. hatırlamıyorsunuz ama daha önce temel zümrüt, buket doran, alpay kınık, ali karabekir (bkz: )josephine merve dikerman gibi isimlerde vardı, daha sonra kadroya tunceli kardeşler katıldı. ve bu arada kimler geldi geçti.
televizyon programlarındaki orkestralar gelir gider değişir bu çok doğal bir döngüdür. ama ayrılık sebebi albüm çıkartma sevdasına bağlanıyorsa bence tunceli kardeşler en büyük hatayı yaptılar. günümüzde albüm yapmak bundan 10 sene önceki gibi değil umarım farkındadırlar. artık 2 şekilde albümler yayınlanmaktadır:
1) yaptığı eserleri paylaşmak için tüm masrafını üstlenerek kayıt, basım, klip ve promosyonunu internet ağırlıkta olmak üzere diğer mecralarla dinleyiciye ulaştırmak.
2) bir proje doğrultusunda albüm içeriğindeki parçaların kalitesinde bakmaksızın piyasa şarkı denilen şarkıları toplayarak promosyon ile dinleyiciye kabul ettirmek. bu proje tipi albümlerde de birkaç isim dışında yapım şirketleri tüm masrafları yine albümü çıkaran kişiye yüklemektedir. (ek bilgi: bir müzik kanalında 1 ay klip döndürmek için hala astronomik rakamlar ödenmektedir. youtube yada başka video paylaşım sitelerine klibi yükleyip facebookda twitterda kendi hesabından ısrarla paylaşmakla olmuyor bu işler)
birincide anlattığım albüm tipini sanatçılar yaparken, ikinci gruptakilere bir isim verememekteyim.
işim gereği albüm çıkartmak isteyen kişilere şu soruyu soruyorum müzik mi? şöhret mi?
cevap eğer müzikse ilk şıkkı öneririm ama cevabı şöhretse o zaman geçmiş olsun diyorum.
ilker inanoğlu'nun okan' ın ters sorusuna daha da ters bir şekilde yanıt vermesi ile hafızalara kazınacak programdır. okan bozulmuştur ama " benim konuğum her şeyi söyleyebilir " diyerek durumu geçiştirmeye çalışmıştır.
okan abicim
televizyonları eleştiriyorsun ya hani düşüncelerin, olması gereken, bunlara kesinlikle katılıyorum ama şöyle birşey var. hani sisteme karşı olmak diyorsun ya birşey farkettim okan abi.
neden kot pantolonuna kumaş pantolon kemeri takıyorsun ?