durmadan eleştirdiğin insanları programına konuk alırsan *, bir de onlara gereğinden fazla zaman ayırırsan program içinde * sevilmez, sıkıcı bulunur ve bir yerden sonra da izlemeye çalışmaktan vazgeçilir. *
17 ocak tarihli program son zamanların en kötü programlarından birisi olmuştur. ulu sözlük olarak programa katılmamış olsaydık eğer izlenecek bir tarafı yoktu programın ve çok sıkıcı geçti gerçekten. okan bayülgen de bu durumun farkına vardı ve programı erkenden bitirdi. gelen konukların 3 tanesi iki kelime dışında konuşmaya fırsat bile bulamadılar ki bu konuklardan birisi yaramaz çoçuk alp kırşan'dı. alp nasıl oldu uslu uslu izledi programı, okan nasıl oldu da alp'e doğru dürüst söz vermedi şaşılacak olay doğrusu. disko kralı'nda başladığı günden bu yana tutmayan ite kaka giden birşeyler var. bu sefer maya tutmadı sanırım ve makina günlerini bize mumla aratmaya başladı.
17 ocak tarihli disko kralı'nın raitingi: 2.9 ve aynı tarihli mahmut tuncer şov'un raitingi: 2.7 yorumu size bırakıyorum arkadaşlar...
Dünkü programıyla (17 Ocak) biz izleyicileri yani daimi izleyicilerini gerçekten dumura uğratmış programdır. Ya o eski makiNa'Nın verdiği tad yok artık uykuya gittiğimizde. Tamam bizler bir "hiç"iz bu televizyon yaşlılara ve çocuklara yönelik olmalı felsefesi bir yere kadar. Düşünen, konuşan insanların da belli başlı programları olmalı kardeşim. Tamam biz o programın bu program olacağını umuyorduk ama halbuki çok yanılmışız onu anlıyoruz. Yani Okan'ın o medya arkasında sazı eline alıp tek başına medya çalışanlarına, semra kaynana'ya ve paparazzilere sallamasının yanında bu programın bize de birşey vermesi gerekiyor diye düşünüyorum. Okan ve ekibi sanırım sadece kendilerine ve stüdyodaki (kendi tabiriyle) "azgın kalabalığa" program yaptığını sanıyor.Ortada bir düzensizlik var okan arkasındaki topluluğu gütmekten ekrana show yapmayı unuttuyor resmen. Sonra Gürgen Öz'Ün doğaçlama skeçlerine benzer hava oluşturmak edasında balkondan bir kız parlak çocuğa avaz avaz bağırıyor, ünlü dediği ressamın düştüğü dumur pozisyonsa cabası.Şebelek şebelek bakan özgür ingilizce'den ormanca çeviri yapmaya çabalıyor (Valla Mahmut Tuncer daha iyi çevirmenlik yapar) ve program ceZa'Nın pisayalaşma sürecini biraz daha arttırması ile dayanılamayarak son buluyor.Eğer böyle olacaksa keşke Okan balayından gelmeseydi dedirtiyor bizlere.
önceki gece beyaz show da küçücük çocuğun holocostu söyleyişine hayran kaldıktan sonra disko konuklarının bi plaka yerli bak sırtı terli çok diyememeleri üzerine ne kadar gerizekalı olduklarını anladığım ayrıca cezanın da sözleri yanlış söylediği program.
ebru yaşar'ın ceza'ya enteresan bir ayar verdiği programdır. bilmeden ve istemeden de vermiş olabilir fakat güzeldir işte ne biliyim... olay okan bayulgen'in ceza'ya "sen ebru yaşar'ın şarkılarını biliyor musun?" diye sormasıyla başlar...
ceza: aa duydum fakat, ezberimde yok hiçbiri. okan: peki ebru sen biliyor musun ceza şarkısı? ebru yaşar: fark var seninle benim aramda kocaman bir fark var...
gerçekten de dikkatli izleyenlerin yüzüne büyük bir gülümseme koymuştur sanki... helal olsun ebru...
bize bi insanın götünün ne kadar kalbaliceğini dün gece göstermiş programdır. dün gece genç ünlüleri ağırlayan bu programda öyle bi oyuncu vardı ki ne oldum delisi olmuş adeta. bu medya çok adamın üstünü çizdi diyor ve dünkü hareketleriyle bu insanı haftanın görmemişi ilan ediyoruz.**
hakkında bu kadar entry girilince sözlüğün meşhur olduğunu sandığım program.* şaka bir yana gerçekten de öyle olmuştur. kopush fm sakinleriyle beraber bir şarkı iki program şeklinde izlenmiş, "aa bak o da orda", "filanı gördünüz mü?", "bence sahneye saipsiz atlar", "şafak sezer bi çekilsene" "haydi arayalım şunları" şeklinde muhabbetlere neden olmuş, yayın olarak pek parlak geçmese de, okan'ın ceza şarkısında elindeki uludağ sözlük dövizini herkese göstererek bizi mutluluğa gark ettiği program olmuştur.
yazarı olmaktan zaten çok memnun olduğum sözlüğümüzün adını daha da duyurmamızı sağlayan, yayında ve yapımda emeği geçen tüm yazarlarımıza bolca teşekkür ederiz.
edit: bu arada döviz yazıları başlığına rs ne la'nın yazdığı "uludağ sözlük" bence de en mantıklı olan dövizdi, gördük mutlu olduk. fazla söze gerek yok; i love uludağ sözlük!
dün geceki programda uludağ sözlüğün yani sözlüğümüzün adını sıkça duyduğumuz program. bu hafta da sözlük sayesinde izledim. ancak avcılarock olarak gelen arkadaşların ceza şarkı söylediğinde kendilerniden geçmelerine anlam veremedim. ceza ne zaman şarkı söylese bunlar ayakta birşeyler yapıyor ve belli anacım mest oluyorlar. rock ve rap kardeş , ayrım yapan kalleş mi? gariptir. hemde ceza şarkısında anadolu rock'a giydiyordu yani bilemedim ben. dediğim gibi bu hafta da uludağ sözlük için izledim bakalım haftaya neler olacak.
okan bayülgen'in reytingin dü$tüğünü anlayinca hemen 'seyirciler cok ses cikariyor efenim, anirmak zorunda kaliyorum o yuzden yayini sonlandiravağim' yalanlarindan sonra saat 2:30 sularinda anlamsizca kapattiği programdir.
o kadar sacma ki reklam sanip ayaga kalktim arkamdaki sari$in dünya ahiret bacim, ablam olacak sari$in kameraman ablaya 'abla ne oluyor' tarzinda yüz hareketi yapinca ' valla bende bilmiyorum galiba kapattik' dedi.
okan kandirmayalim birbirimizi $imdi.. yaptiğin en berbat programdi bu. ne lan o konuklar ?
o değilde pinar hanim bunu okuyorsaniz en kisa zamanda kanal d binasina wireless falan yaptirtin.
an itibari ile kimin kime ne dediğini bilmediği program. esin civangil sözlüye hazırlıksız yakalanmış öğrenci gibi bakma şu anda sadece güzelsin. ecnebi fotoğrafçının şafak sezer'in meslek tahmini için at hırsızı tahmini gözlerinden okunmuştur.
okan bayülgen kendi programı veya diğer programlarda sözlüklere ne kadar değer verdiğini bugün cezanın şarkısının nüksettiği anda eline aldığı uludağ sözlük pankartı sallayarak göstermiştir.okan abi sen çok yaşa sözlük tv kur bizlere rtükten geçemesek bile istiyoruz biz bir tv .radyomuz var tv'miz neden olmasın .
ceza için programa bağlanan kızın, ''sagopa'ya playback yapma diyoruz'' demesinden sonra alkışı alamaması üzerine göt olduğunu görmemize vesile olmuş program...