yıllar yılı erkek bağlanmadı bu programa. an itibariyle, yanda gördüm de yazıyorum, şimdi gördüm, hemenyazarım ha, canlı yayın yani, yerrum atacan isimli şanslı insan yavrusu bağlandı telefona. okan bayülgen bir erkek sesi duyunca çok pis irkildi. "erkek mi bağladılar" dedu. yuh. san yuh be okan. ne lan bu adam korkusu. kınıyorum. ya da kınamıyorum.
seyirci olarak gitmenin akıllıca olmadığı program.dörtlere kadar zamkla yapıştırılmış gibi oturmak ortaya bel ağrısı,kan dolaşımı problemleri,kıl dönmesi,hemeroid gibi sorunlar çıkartabiliyor.hele hele anadoluda bir üniversite böyle bir dahiyane fikir ortaya atmışsa itibar etmeyin oturun evinizde adam gibi seyredin.evde izlenildiğinde konukların cacık çıkması durumunda kanal değiştirilip durumdan sıyrılınabilse de programda böyle bir şansınız olmadığı için asena,doğuş gibi ultra sanatçılara katlanmak zorunda kalabiliyorsunuz.
asena'nın sırf konuşmuş olmak için saçmaladığı program.Acaba sonunda ne gelecek diye beklerken anlattığı şeylerin boktan şeyler olduğunu duyunca bir taraftan üzülüyor,bir taraftan da kıza acıyorum ,o duruma düştüğü için.
kendi ekibine bu denli ezik muamelesi yaparak yükselmeye çalışan başka bir program var mıdır bilmem?
geçen hafta özgür'e bok şeklinde yedirilmiş öğrendik bu akşam, şimdi de ekibinden başka birini çıkarmış (efe) yumurta attırıyor...konukların inceliği işte kimse mahsun mahsun oturan o kişiye atmak istemedi yumurtayı, zira onun da bir kişiliği var ve hoş değildi bu onur kırıcı konum, adamın yüzü kızarmış ve acı acı zorla gülümsemeye çalışıyordu...
cirkinlikle daha nereye kadar okan?
ve bir dip not; yumurta ya da onun gibi obje atılan kurgularda hedef olan taraf ya bir palyaço ya da başka bir kamufle figür olur yani bir kişilik olduğu unutturulur insanlara. sonra da tahrik edici haraketler yaptırılır ki atanlarda vicdan azabı olmasın, bir insanı küçük düşürmenin alçaklığını hissetmesinler içlerinde.
ezcümle şık değil arkadaşım inan ki, birilerinin üzerine basarak yükselen biri olma okan...bu vaziyetten çok daha erdemli birisin.
edit; eksi veren arkadaşlara selam eder, meseleyi daha net algılamaları adına onur ve gururlarının kırılmaları dileğini iletirim.
programa aldığı izleyicilere hayvan muamelesi yapan program. gittim dünkü bölüme ankara'dan kalkıp, gitmez olaydım.
1) "erkekler öne oturmasın, öne kızlar oturacak." dendi. bu nasıl bir mantıktır anlamadım ben. iki sahne arası oluşan koridorun dibinde oturuyordum, zorla kaldırıldım. bir kızla yer değiştirdim, daha arkaya oturdum.
2) gerizekalı bir mindere oturmaktan bacaklarım öldü kaç saat. reklam arasında ayağa kalktığımda ise, "herkes otursun, oturun" dendi. ulan öldüm kaç saat oturmaktan, iki dakika kalksam ne olur? reklam arası 10 dakikaysa 10. saniyeden başlıyorlar oturun demeye. ahaha bir de insanlar oturmayınca 20 saniye içinde, telsizle "ek kuvvet" çağırdı eleman.
3) yahu program bitti, insan konuklarına bir veda eder. öyle bir kaçtılar ki hayal edemezsiniz. okan direkt yok oldu zaten. konukları da program çalışanları kollarından tutup içeri çektiler. abartmıyorum 10 saniye içinde kimse kalmadı.
4) programın bittiğini bile anlamadık. insan bir kapanış konuşması falan yapar. yönetmenden duyduk 1 dakika bekledikten sonra programın bittiğini.
5) program çıkışı ellerimizdeki o oylama aletlerini verip kimliklerimizi alacaktık hesapta. ama karıştırmışlar herşeyi. elimdeki aletin numarasının olduğu yerde kimlik falan yok. abartmıyorum 30 dakika kimlik aradım.
böyle iş mi olur lan? o insanlar gecenin o saatinde geliyor sizi izlemeye. 450 kişi vardı stüdyoda. insan yerine koyun azıcık!
bir kaç hafta süren öğretici işlerden sonra programı daha çok meme veya salak seyretmek için takip edenleri kaybetmemiş televizyon şeysidir.*
bu adamlar bir kaç cumartesi üstüste gençlerin ruhlarına bir şeyler sokuşturmaya çalıştılar ama o programlarda takipcilerinin bir kısmı evlerinde, bir kısmı stüdyoda esnedi durdu daha kötüsü gençlere bir şeyler kazandırma misyonunu iyice sırtladılar şöyleki kendimden biliyorum; hazır seçimleri atlatıyoruz yönlendirme yapmış gibi görünmeden bu genç nesile* siyasetin öcü olmadığını, herkesin takip etmesinin gerekliliğini gösterebilseler. taze beyinlerle anlaşabilecek eski bir kaç siyasetçiyi* davet etseler diyorum, ne güzel olur.
eklemeden geçemeyeceğim ismini hatırlamadığım şu son nesil gurbetçiye yaptıkları* hoş değildi. adam müzik yapmayı bilmese de susmayı bildiğini gösterdi ve tüm imajına rağmen biraz sempati kazandı. elbette bok boktur ama tüm pisliğine rağmen biz onu taşırız disko kralı. madem siz de çıkarttınız, biraz sahipleneceksiniz bokunuzu.
yayın hayatında yeni açılımlar yapmış program. okan bayülgen'in konseptsiz programa dönüş kararı yerindedir. sonuna kadar izletmiştir ve uzunca bir aradan sonra kahkaha attırmış programdır. ayrıca "bok" açılımı yapmıştır, gerekçesi ise yerindedir. tip olarak ağız ishali olmuş izlenimi yaratan bir herifin de saçma tonlarda renk kattığı program olmuştur. popo dansı ise gecenin unutulmaz şovu olmuştur. kısacası geri gelmiş, hoşgelmiştir disko kingo...
(bkz: what the fucking is going on)
bu gece ki programda bizleri uyutmamış olan programdır. bu cumartesi gecesine okan bayülgen ve disko kralı sayesinde iyi başlamıştık ama sonrasında sözlükte oluşan durum, ve diğer yazarlarında buna izin vermesi sebebiyle çirkinleşmiştir.
az önce arayan sena isimli kadının saçmaladığı program. ünlülerin hayatından girdi otistik çocuklardan çıktı ve sevimsiz oray'ın tamamen doğru bir tespitine şahit olduk *. bu arada okan bey'e bir iyilik mi geldi ne bu aralar. kadını uçurmadı, uçuramadı bir türlü. bir de yılmaz morgül'ün kötü bir hastalığa yakalandığını düşünür olduk. o ne hal anam be.