bu geceki bölümünde hasankeyf'in son durumunu 'biz üzülmeyelim diye' replikleriyle anlatarak hasankeyf gerçeğini suratımıza vurmuş program.
özgür
- şu arkamda görmüş olduğunuz bilmem kaç yılından kalma minare yakında sular altında kalacak
ve ne güzel ki bazıları sırf biz üzülmeyelim diye bunu bizden saklıyor.
- hasankeyf unesco'nun dünya harikaları kriterlerinden 10'unun 9'unu karşılamasına rağmen sırf biz üzülmeyelim diye kimse başvuruda bile bulunmuyor. bu arada çin seddi bu kriterlerden 4'ünü, tac mahal sadece 1'ini karşılıyor.
yeşim ceren'in hiç bir programa çıkmaması gerektiğini anladığım yapımdır. 1000 de 1000 eminim ki okan, yeşim'i programa davet ettiği için çok pişman olmuştur. bu bayancağız kesinlikle bu tarz programların formatına aykırıdır. esprilerde seyircilerin doğal gülme efekti yerine, afedersiniz böğüre böğüre gülme sesi beni tiksindirmiştir. ayrıca yavuz bingöl gibi çok yönlü bir sanatçıyı bariz bir şekilde küçümsemiş ve bir güzel rezil olmuştur.
ilaveten konukların seçimine okanın karar vermediğini düşünüyorum ya da hakkaten konuk kalmadı.
bir uyarı üzerine edit: davet etmek le konukların seçimine karar vermek kesinlikle çok farklı şeylerdir.
saat 3 olur bu tv'yi açsam mı denir hep açılır. eğer bu okan hep eski okan gibi olacaksa yine hep ve yine zevkle açılır.
okan bu akşam şahane... alışkanlık oluşunu, babalığını, nüfus cüzdanındaki yaşını yakmış çıkmış beyin kıvrımlarını gösteriyor. okancada okan harikulade...
elimde kumandayla izlediğim program. espri yapılacağını sezdiğim anda sesi kısıyorum. akabinde konuşmaları duymak için tekrar açıyorum. biraz daha bağırıp çağırmaya devam ederlerse kalkıp giderim. o nasıl ayarsız bi sestir yahu.
yeşim ceren bozoğlu'nun her lafa memeleriyle birlikte gevşek gevşek yorum yaptığı program olmuştur. bi sus be kadın. ay nefret ettim bu kızdan vallaha.
her geçen hafta heyecanını kaybeden şov programı.
son programda, sıkışık memelerinin acısını yüksek sesle gülerek bastıran bayana çok üzüldüm; yanında programa salak güzel kontenjanıyla gelen biri olmasına rağmen haftanın dangalağı olarak ön plana çıktı. konuklar ve telefondan bağlanan şahıs, insanları ülkenin en yaşanılası şehri olan izmir'den soğutma adına ellerinden gelen herşeyi yaptılar. bana öyle geliyor ki cumartesi gecelerimiz dipsiz ve arsız dizi furyası yüzünden saçma salak konuklarla heba olmaya devam edecek, he unutmadan dünya şirinesi azra akın da hala kendi aleminde, etrafta olan bitenle pek alakası yok kafası güzel deyimi başka kimseye bu kadar oturamaz diye düşünüyorum.
okan iyiydi hoştu da, ne o ebru polat falan. yeşim yine bir yere kadara tiyatrocu, icabında modern sanat dediği zaman çatır çatır mevzuya dalmaya da çabaladı. ama o kızın kitap mevzusu üstüne dönen 'isim verebilme' geyiğini bile anlatamaması okan'ı çok eğlendirdi bence. işte öylesine bir program oldu, okan olmasa izlenmezdi.
genelde evde toplanıp "ay okanı arayalım" diyerekten telefona bağlanan kızların akınına urğayan ve sonrasında.
- tamam tamam kes.
şeklide okanın azarlaması ile biten programdır.
an itibariyle yine bir çok insanı consume,obey,die! diye ekran başına toplayan talk show programıdır.ben bu adamların hiç başarısız jenerik yaptığını görmedim arkadaş.
telefonla bağlanan kişiye ünlüler hakkında sorduğu sorulara bayıldığım okan bayülgen programı.
Melza Burcu ince, Şeffaf oda programında hangi azeri şarkıyı söylemiştir?
a. eziz dostum
b. derdimi enletecek keder elmence bilirem
c. ecayib hayvanlara benziyirsen
d. sıradışı organizmalara yakınsıyorsun
haftada 3 gün olduğundan beri okan bayülgen herhangi bir ciddi konu açıldığı zaman: " bu konuyu medya kralında konuşalım, disko kralı genç insanların eğlenmeye geldiği bir program" diyor ancak her hafta batakhane sanatçısı kılıklı seksi hatunların üzerlerine yakışmayacak seviyede ciddi konuşmaya çalıştıkları programdır. ayrıca şarkıcılar şarkılarını hep stüdyodaki ve ekran başındaki izleyiciler uyuduktan sonra söylüyor. bu da okan bayülgen'in diğer bir söylemi olan " bu program, yeni bir albüm çıkaran sanatçıların albümünü tanıtacağı bir platformdur." sözüyle de zıtlık oluşturan programdır su sıralar. (bkz: zaga)yı özlüyorum.
an itibariyle okan bayülgen'in, telefon eden bir izleyiciyle münakaşaya girdiği programdır.
okan: ya ben anlamıyorum ne dediğini? kim oturuyor ya hoparlörün üstünde?
seyirci: sen oturuyor olmayasın!
okan: o zaman hakettiğim yerde değilim demek ki!
bölüm itibariyle aşk-ı memnu dizisini sadece isimleri söyleyerek tiye alan kral programdır...
-kim arıyor
+behlül arıyor
*kim arıyor
+behlük arıyır
+behlül sen mi arıyorsun
*evet behlül arıyor
-ben adnan sen bihter
+ben behlül sen adnan o bihter
*ben beşir
ben deniz'in espiri yapma zorunluluğu hissetmesi nedeniyle, beni ve sanırım başta espirileri (!) duymamazlıktan gelen okan olmak üzere tüm stüdyoyu baydığı program. bu programa gelince herkes olduğundan farklı bi hal ya da kendini ıspatlama çabasına giriyor nedense. hele bazıları bir pot kırdığında ve saçmaladığında okan'ın kişilerin hak ettiği üzre "öfff amaaan" gibi tepkileri üzerine "ya okan, programına ilk gelişim, anla işte" demiyorlar mı. ya izlerken ben utanıyorum, bi git çay koy la...
Eskişehirspor'lu taraftarın Okan'a asla futbolla ilgili yapmaması gereken hareketi yapması sonucunda bozulduğu fena derecede ekranlara yansıyan program.*
bu hafta erken bitmiş olmalı çünkü ben aynı zamanımda ekranları başındaki izleyicilerden biri olmaya karar verdiğimde okan bayülgen iftiharla sunar yazısını gördüm.
her hafta kötülenip yine de ısrarla izlenen program, yani anlamıyorum meslek gibi bir şey bu heralde. adam iyi yapsa da "ııh olmamış okan" - yıllardır bu okan deme samimiyeti de nerden çıkar anlamış değilim- kötü yapsa zaten "ıııh düşüştesin okan" . etraftan öğrendiğim kadarıyla yıllardır düşüşte zaten kendisi. her hafta aynı " kalitesiz konuklar, sıçıp sıvamaya çalışan bir okan" tablosu çiziliyor, yine izlenmeye devam ediliyor, hadi bunu geçtim her hafta bi de tam olarak aynı yorumlar yapılıyor. ne diyim valla, allah uğraşacak iş versin bu tiskoculara. amin yarabbim.