"evden televizyonu çıkardık".
imza: türk televizyonlarının en büyük kanallarından birinde haftada üç gün program yapan adam.
okancım şu üstündeki entelektüellik zorunluluğunu çıkar artık, ne dediğin anlaşılmıyor.
an itibariyle atanamayan bir öğretmenin haklı mücadelesini anlattığı program. arkada görünen göz göz atkısı sevindirmiştir ve hatta narlıdere atatürk kültür merkezi sanatçılarının çıkmasıyla anlık mutlukuk yaşatmıştır. o değil de ceyhun yılmaz keşke kalsaydı be.
okan bayülgen in atanamayan öğretmenler için göstermiş olduğu ilgi ve alaka gerçekten takdire şayan.gerçekten büyük bir yara acilen öğretmen mezunu konusunda planlama yapılması gerekli programda öğretmenlerin atanması ve ayrıca bunun ele alınması daha faydali olacak.oraya çıkacak arkadaş şunu net ifade etmeli öğretmenlik sadece devlet sektörüne yönelik tek yolu olan bir meslek çeşitliliği yok.doktor değil muayenehane açsın avukat değil büro açsın iktisatçı değil şirketlerde bankalarda çalışsın devletten başka çalışma alanı yok bunu net anlatsın oraya çıkıp sadece bizi atamıyorlar demek de yetmiyor.
şuanda yanlış anlaşılmasının sebeplerinin anlatıyor. okan bayülgen e saldırmak her zaman prim yapar e insanlar da haklı.kendisinin de az önce söylediği gibi o da aslında medyanın siyahı... ver ayarı okan bayülgen yanındayız.
dün izledim.okan bayülgen birisine ithafen bir mektup okuyordu. ilk başta ayar vermeye çalıştığını zannettim. fakat sonradan bir siyahi tarafından yanlış anlaşıldığı için bu mektubu yazdığını anladım. adam özür dilerken bile ayar vermeye çalışıyor,okan bayülgen böyle biri işte.
saw müziğiyle, geceme gerginlik katmış programdır. şahin k ve tecavüzcü coşkun'un konuk olması da, combo olmuştur herhalde. denizin buz gibi serin sularından geldiler.
--spoiler--
yelda'ya denizin buz gibi sorularından gelen insanla ilgili bir soru sordu okan bayülgen. şahin k abimizin bir sırıtması vardı ki; 'seni çıkışta kıstırmazsam bu sektörü bırakırım' tadındaydı. ahahah. yardıralım bu gece.
--spoiler--