seveni de çok sevmeyeni de fenerbahçe taraftarı tarafından. bunun sebebi bence suyun yakasındaki sneijder etkisi ve alex de souza.
her ikisinin yaptıkları taraftarın kafasını karıştırıyor, algısını yitiriyor. yoksa adam gayet de topu üçüncü bölgeye taşıyor. en kötü ihtimalle faul alıyor, kendi etrafında dönüp atakları yönlendiriyor, sıkışan oyunu açıyor. ne bileyim, sanki oyuna girmese atak bile yapamayacağımız zamanlar oluyor son celtic maçında olduğu gibi, bu adam ortaya çıkıp insiyatif alıyor bir şekilde.
hani o olmasa kim ne yapıyor bilmiyoruz. rvp, nani falan iyi güzel de, oralara top nasıl gelecek? ataklar olgunlaşmadan nasıl buluşturacakasınız bu isimleri topla.
başıma bir şey gelmeyecekse sevdiğim ve takımda yer alması gerektiğine inandığım 10 numaramızdır. takımdaki portekizlilerden farklı olarak sorumluluk almaktan, savaşmaktan, ruhuyla oynamaktan, kısaca iyi niyetli olmaktan kaçınmıyor. seviyoruz 10'u.
Yaşı ve enerjisi hesaba katıldığında Diego ya güvenerek bir takım 4-4-1-1 veya 4-2-3-1 sistemine göre plan program yapmamali. Aynı simeone nin 3 sene önceki atletico sunda olduğu gibi her maç sahada olup bazen 60-70 dakika bazen de 20-30 dakika kullanılmalı. Sneijder gibi her maç 90 dk sahada kalması hem ona hem takımına zarar.
mevcut kadro düşünüldüğünde ilk 11 oynaması gereklidir. devre arasında transfer yapılacaksa ya onun mevkisine yapılmalı, ya da ona orta sahada yardım edecek bir oyuncu alınmalı. çünkü mehmet topal'ın azıcık ileriye verdiği katkı takımın çehresini nasıl değiştiriyor gördük.
elin hakemi kendisini cart diye atıyor, bir de kes sesini go diyor. türkiye'de aynı hareket olsa hakem sarı kart belki belki verir, çoğunlukla da görmezden gelirdi.