Eğer genç ve kanı kaynayan biriyseniz kendinizi bir otelin çatısından atabilirsiniz, o kadar sıkıcı. Ha boğum boğum ayaklarınızı, romatizmalı dizlerimi kuma gömeyim, fazla gürültü patırtı istemem diyorsanız bulunmaz nimet.
eskiden oralar hep dutlukken daha güzel olan ilçe.
doğudan gelen aşırı göç ve insanlardaki aşırı paragözlülük nedeni ile her güzel yer gibi ebesi sikildi güzelim yerin. bir yeride güzelliği ile bıraksak ölürüz zaten.
son birkaç yıldır, her yaz bir haftalığına gittiğimiz tatil yöresi. 7 eylül sabahı yine oradayız bir haftalığına.
insanı bunaltmayan sıcak havası, ağaçlık alanları, tarihi yerleri çok güzel, diyecek sözüm yok. Fakat belediyenin kusuru mudur, insanların duyarsızlığından mıdır bilmem çok fazla çöp var yerlerde. Eskişehir'in gözünü seveyim her 50 metrede bir çöp kutusu var, sokakları tertemiz. Her yerde aynı temizliği görmek istiyor alışan insan ama yok, çöpe gömülmüş gibiydi altınkum'un çoğu yeri. Kesinlikle rahatsız edici bir görüntü.
10 yıl önceki haline göre, bir anda gözde olmuş her tatil beldesi gibi yanlış yapılanma sorunuyla karşılaşan tatil beldesi. şimdilerde gelenler bilmez fakat 10 yıl önce sokakta kanalizasyon kokusu alırdınız. altınkum sahile doğru inerken doğru düzgün asfalt olmadığı için yer gök toz olurdu. ve düşünün ki en gelişmiş yolu da buydu. sinek olayına hiç girmeyeceğim ama şimdilerde gelip bu ne ya diyenler lafım size, biz o zamanlar bunun 10 katı sinekle mücadele ediyorduk.
kısacası didim büyümek, yazın tatilleri geçirmek için zorlu bir yerdi. ama tek güzelliği şimdi adım atamadığınız o altınkumda arkadaşlarla rahat rahat denize girmek, kalabalıktan rahatsız olmamak, şemsiyeyi dikecek yeri rahat rahat bulmaktı.
hiç gelişmeyen tatil yöresi. allahım kabus gibiydi geçirdiğim günler orada. tek güzel yeri altınkum diyebilirim yolunuz düşerse oraya gidin. didimim içine gitmeyin.
fiyatların bu sene coşmaya başladığı, 10 tl bahşiş için çeşitli şaklabanlıklar izleyebileceğiniz, kekoların kol gezdiği, gurbetçilerin yığıldığı tatil bölgesidir. manastır tarafında denize girin tavsiye ederim.
hemen hemen her sene bir sonraki yıl gelmemekle kendimi ikna ettiğim fakat her yıl kendimi bir şekilde orada bulduğum yazlık mekan. yarın 24.30, kocaeli'den çıkıyorum yola; sabaha kollarındayım didim. ömrümü siktin ulan, yine de vazgeçer miyim?