pes'te top geldiğinde sağdan soldan gelen darbelere yanından geçerken adeta hareket çeken, sanki ceza sahasına giremeyecekmiş gibi ceza sahasına giren ve gölgelerin gücü adına deyip allah ne verdiyse abanabileceğiniz, sahada kendini ille de belli eden, çevik olmayan yırtıcı forvet.
Gol krallığını sonuna kadar hak etmiş forvet oyuncusudur. Afrika kupası ayağına rooney'nin gerisinde kalmıştı ama yetişti ve kapattı aradaki farkı. Marsilya'ya olan sevgisini tekrar dile getirmesiyle daha bir sempatimi kazanmış drogba'yı barcelona forması ile görmek vardı harbiden.
bu kadar kalıplı ve iri bi adamın kontratağa bu kadar yatkın olabilmesi gerçekten şaşırtıcıdır. pivot santrafor olarak oynayabilir, ikinci forvet oynayabilir, poacher oynayabilir. dünyanın en iyi üç forvetinden biridir bana göre.
şu futbol aleminde bir adam seç deseler ilk seçeceğim adamlardan biridir.
gerek oyun tarzı, gerek son vuruşları, gerek sempatikliği, hırsıyla göz bebeğidir.
gönül isterdi ki genç olsun, bir 25-26 olsun ki onu uzun yıllar seyredelim. ama futbolun son basamaklarını hızla iniyor bu günlerde.
hele şu reklamdaki hal ve hareketleriyle baya tebessüm ettirmiştir.
zlatan ibrahimovic ile birlikte şişirilen balonlardan birisidir. arkasında "al da at" diyerek pas atan adamlar olduğu sürece kim olsa atar o golleri sonuçta.
31 yaşında olmasına üzüldüğüm forvet. hani geç keşfedildi ya ondan. ya da biz geç gördük onu chelsea geç aldığı için.
birisine dünyanın en iyi forvetlerini sorduğunuzda hiç bir zaman kimsenin vereceği ilk cevaplardan olmaz drogba. rooney dir, ibrahimovic dir, henry dir, eto'o dur, villa dır, torres tir çoğu için. ama bu adamın 6 yıldır premier league de çok başarılı oyun oynadığını kimse inkar edemez. tekniktir ama herkes ronaldinho kadar değil der, hızlıdır ama herkes ronaldo kadar değil der, bitiricidir ama herkes ibra kadar değil der. hiç tamamen bir süperyıldız gibi davranılmaz insanlar tarafından. bir nevi futbolun paul pierce'ı dır o. işine bakar, takır takır gollerini atar. shevchenko gibi bir forveti harcadı lan bu lig hey yavrum hey.
hatırlayan bilir; 2004-2005 sezonunda chelsea formasıyla ilk şampiyonlar ligi maçında parc des princes'da paris saint germain karşısına çıkmıştı, o maçta mükemmel futbol oynamıştı, 2 gol atmıştı hatta son golü de lionel letizi'nin bomboş bıraktığı köşeye yolladığı bir frikik golüydü, aynı bugün almunia'nın yaptığı gibi. o maç da aynen 3-0 chelsea üstünlüğüyle bitmişti. sonra can düşmanları l'om günlerinin hatırına tribünlerdeki supras auteuil 91 üyelerini el kol hareketleriyle delirtti. bugünkü maç da bunun birebir kopyası oldu, eşek sıpası. şimdi de el clasico'ya dönüyoruz.
bolton'a hazırlanışı itibariyle jeneriklik olsa da sonuçta ofsayt olduğu için geçersiz sayılması gereken bir gol atmış futbolcu, sanırım hakemler de organizasyonun güzelliğine dalmışlar...
kötüleyen arkadaşa not: bak arkadaşım kötülenen entrye not düşmek pek adetim değildir, çok da sevmem ama bu entrynin nesini beğenmedin, futboldan mı anlamıyorsun gözlerin 7.50 derece hipermetrop mu, üşenmedim kırmızı kırmızı da çizdim bak adam yarım metre ofsayt en az, derdin nedir senin de kötülüyorsun bu entryi, sen chelskili olabilirsin ama ben hiçbir premier lig ekibinin tarftarı değilim, sadece golü izledim, hayran kaldım ben de senin gibi ama bu pozisyonun ofsayt olduğu gerçeğinin değiştirmiyor anladın mı benim canım arkadaşım...
yok, kesin anlamadın eminim bundan, bak beni de bir kez daha uğraştırıyorsun, 200 karakterlik entrye 700 karakter ek not düşüyorum senin yüzünden...