her sezon finalinden bi önceki bölümde olduğu gibi bu finalden önceki son bölümde de "keşke bi hafta daha bekleyip 2 bölümü üst üste izleseydim" diye düşündürmüş dizi.
az önce bitirdiğim finalden önce son çıkış konseptli bölümün son sahnesi sanki çok aceleye gelmiş gibiydi. dex'in burnu kanadı, eline iğne battı, tekneye bindi, sonra patladı. başım döndü yeminnen. ayrıca travis baya bildiğin bi dali bi picassoymuş lan, iki fırça darbesiyle tablonun başrolünü dextera çevirdi. helal travis reyiz.
ha bi de travis kadının görevini tamamlayamadığını tvden öğrendi. insan bi merak eder amk noldu kadın becerebildi mi diye. yok ibnetör ana haberden öğrendi olayı bi de sonuna kadar da dinlemeyip laps diye kapattı tvyi.
haftaya sezon finalinde muhtemelen dark passenger ayağına brother sam görünücek dexter'a gaipten gizli dünyalar ve beşinci boyut tadında ulvi konuşmalara sahne olucak sanki bölüm. anhel'in kardeşi de nalları dikicek ama harrison'a bi hal olursa ben bizzat çocuğumu keserim o derece. ne istiyonuz la küçücük öksüzden. onu bırakın laguerta orospusunu alın.
yalnız 6 senedir kesintisiz izlediğim dexter'a artık baya uyuz olmaya başladım. elini kolunu sallaya sallaya müzeye girip heykeli kana bula, marinada travisle ekşınlar yaşa bi hooop birader nabıyonuz diyen çıkmasın vs. çok açık veriyor. ya da açık vermiyor da ben uyuz oluyorum yakalansın artık. en azından casttan biri bilsin bunun olaylarını. ama ölmesin bu sefer.
geek eleman da eli yolladı dex'e müdür bu buna konuş tadında ordan da ne çıkıcak esas finalin sürprizi o olucak herhalde.
s6ep11 finalden önce pek tatmin etmemiş, aslında şu son zamanlardaki ivmesinden çıkmış dizidir.
--spoiler--
travis elinde silah sanki dexterın ona tuzak kurduğunu bilmeden açık hedef geliyor, dexter baba da akıllı müthiş bir saklanma yeri bulmuş kendine, elinde de gene bayıltmak için iğnesi, bekliyor. nasıl olsa finalden önce travisin ölmeyeceği, hele hele dexter a hiçbirşey olmayacağını bal gibi biliyor millet, daha değişik şeyler bekledim, ama olmadı çok saçma bir bölümdü.
herşey bir tarafa o tekneye geleceği belli travisin, daha değişik bir tuzak hazırlanabilirdi **
masukanın elemanda gerçekten sırf dexterın dikkatini çekmek için o arakladığı elin üzerine sanırım çok büyük anlamlar taşıyan ** çizgilerle dextera mesaj gönderdi 7. sezonun bir parçası olacak hiç kuşkusuz.
--spoiler--
--baba spoiler--
masukanın eleman nedense 7. sezonda o arakladığı el yardımıyla, dexterın bir tanıdığı çıkacak izlenimi edindim son bölümde, ayrıca, koleksiyoncu olduğu için elinde kimbilir dextera karşı oynayacağı daha ne kozlar vardır.
7. sezon bunun etrafında döneceğe benziyor. fakat davranışlarından bu elemanın sanki dextera yakınlaşıp onun gibi olmaya çalışıyor gibi.
bu yüzden 7. sezonda karşımıza çıkacak olan kötü karaktere karşı dextera yandaş olabilir. *
zaten dexter şu an adam kesecek durumda değil son bölümde gördük.
--baba spoiler--
final bölümünün fragmanında harrison ölüyor gibi duruyor lakin ölmeyecek gençler, sakin olun. aksi halde geçen sezonun finaliyle aynı olmuş olur ki dexter senaristleri böyle şeyler yapmaz.
'Dexter sen benim canımsııın' nasıl seviyorum belli değil, öyle böyle değil, kakara kikiri değil, saf ve temiz seviyorum abartılı seviyorum . boş zamanlarımda falan onu düşünüyorum. keşke bir gün çekimlerden sonra bir şeyler yapsak hee boş mudur acep?
içimdeki toplu katliam yapma arzusunu bastırmak için izlemeye başladığım dizi. Umarım başarılı olur, aksi takdirde adımı gazetelerde okuyacaksınız sözlük...
peder sam in karizmatik konuşması ve ses tonuna bayılıp hristiyan olasım geldi ama yapmam öyle şey.
peder sam gibi karizma karakterleriyle enfes uyumlu, güzel dizi.
--s06e11--
11. bölümde gördük ki debra dextera duygular beslemeye başlıyor ve büyük ihtimalle de aşık olacak. tahminimce de debra finalde ölecek. çünkü izleyiciler debra ile dexter ın sevgili gibi bişey olmasını istemez senaristte bunun farkında işte bu yüzden debraya böyle bir kader yaşatacaklar ve sonunda da öldürecekler. büyük ihtimalle de dexter debranın kendisinden hoşlandığını debra ölünce öğrenecek.
--spoiler--
akşam olsa da divxplanetten altyazısı çıksa da evde soslu mısır, tadın daha tuzlu ayçekirdeği ve efes eşliğinde hassiktirr nidalarıyla sezon finalini izleyip bi sene beklemeye alsak kendimizi diye düşündüren dizi.
ilk çıktığı günden 4.sezona kadar usanmadan, sıkılmadan izledim bu diziyi. hatta ilk zamanlarda masters of horror'ı bile satmışlığım, camı çerçeveyi indirmişliğim bile vardır. fakat ne allah'ın hikmetidir bilinmez. şu son 2-3 sezonunu zerre izleyesim yok. popüler kültür zımbırtısı sağolsun, bana da bulaştı; izleyemiyorum diyordum, hatta sağda solda dönen teaserlarını görünce ortamdan kaçarak uzaklaşıyordum.
neyse bi ara ciddi ciddi düşündüm, "eh eyvallah tamam popüler kültür felan diyosun da kardeşim, somut delil ver lan bana" dedim kendime. oturdum düşündüm tabi, neden bu diziyi artık sevmediğimi kendi kendime sordum. evet bilinen birkaç neden var aslında, çoğu kişinin de katıldığı şeyler bunlar; dizinin biraz boka sarması vs vs. asıl sorun öznel nedenler ki, bunların içerisinde en dişe dokunur olanı üniversite eğitimi için denizli'de ikamet ettiğim sırada, diziyi bakkal safa amcanın da izliyor olduğunu öğrenmem olmuştu. hatta kayserili olan bu abimiz kemik izleyicilerden bile daha fazla fanatikti, şöyle ki; 2004 model ayzır laptop'unda dexter'ın duvar kağıtları dönmekteydi, her gittiğimde farklı birine denk geliyordum. neyse gel zaman git zaman derken, bir gün açtım muhabbeti bu adamla, anadolu çocuğu olan bu abimizin, kayseri'nin bağrından kopmuş, yiğit kara-yağız bi delüğanlı olduğunu da belirtmeliyim.
-abi dexter mı izliyosun?
+he yav.
-ne zamandan beri izliyosun abi?
+valla 2 sezondur izliyom topraam. sen de mi izliyon?
-eskiden izliyodum abi.
+izlenmez mi olum alemin en baba katili dekstır.
günler böyle geçedururken bakkala her gittiğimde dizinin safa amcayı nasıl bi dönüşüme sürüklediğine şahit olmaya başlayacaktım artık; dizideki ingilizce replikleri şiveyle karışık, şöylemeye çalışması mı, diziden öğrendiği felsefi söylemleri, kendi görüşleriymiş gibi iki lafın arasına sokuşturmaya çalışması mı.. ne ararsan vardı bakkal safa amcada.. ama özellikle ingilizce konuşmaya çalışması beni çok şaşırtmıştı. bi gün alayla karışık ingilizceyi ne zaman öğrendiğini sordum. verdiği cevap aynen şuydu: