birçok defa izlediğim, yine olsa yine izlerim dediğim, her bir oyuncunun harikalar yarattığı güzel film. aynı zamanda selçuk yöntem'e hayran olma sebebimdir. 'adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına zaten izin vermezlerdi.' sözüyle de pekçok şeyi özetlemiştir.
fazla izlenip, hatta fazla bilinmemesine rağmen çok çok iyi olan filmdir. figüranından tutun başrolüne kadar herkesin rolünün hakkını verdiği, dramın ve mutluluğun iç içe olduğu güzel filmlerden. keşke benzin unutulmasaydı da devrim arabalarımız olsaydı. ama zaten "adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına izin vermezlerdi".
çok da abartılacak bir proje değildir. keşke olsaydı ama maalesef değildir. zira * arabanın her parçasını mühendislerden birinin arabasını parçalayarak aynısı olacak şekilde üretmişlerdir. yani bir nevi kopyalama yapılmıştır. o yüzden çok da zor olmayan bir deneyimdir. ancak sen kendin yeni bir motor üreteceksin ki o zaman destan olur.
Filmin geçtiği dönem ile günümüz arasında 7 fark bile olmadığını anlatan film...
hala birilerinin rahatı bozulmasın diye pısan Türkiye...
Hala kendi potansiyelinin farkında olmayan bir halk...
Türk zeka ve kabiliyetinin ürünü olan arabaların anlatıldığı film. Üzücü olan arabaların dış mihraplar tarafından karalama kampanyasına maruz kalması ve üretiminin sekteye uğratılmasıdır. Devrim arabaları yolda kaldı uydurmasını yazıp halkı galeyana getiren gazetecinin amerikalılardan rüşvet aldığı söylentisi hayli manidardır.
hiçbir devrim niteliği taşımayan külüstürdür.
ulan sanki parçalarını sen yaptın, yok ondan bu parçayı al, şundan şunu çal,
fordun götünü al.. neyse ağzımı bozdum gene...
kısacası devrim falan yok ortada arkadaş...
--spoiler--
"türkçe çok yakıştı..." *
"adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına zaten izin vermezlerdi."
--spoiler--
3 defa izlediğim, her izlediğimde duygulandıran, boğazımda bir şeyler düğümleten harika filmdir. Oyunculuk ve kadronun yanı sıra Türkiye'nin, bu halkın tarihi filmlere ihtiyacı vardır ve devrim arabaları o dönemi gayet güzel lanse etmiştir.
hiç de üzülemeyerek hatırlanan bir konu. olmamış bilader yapamamışız. yok benzini bitmiş, yok şöyle yok böyle, yok kardeşim istense yapılırdı. bahane bulmaya gerek yok. ellibin tane bahane ile neden yapılamadığı anlatılıyor. yapılsaydı kardeşim. ne sızlanıyosun. seni tutanmı var, şimdi yap. acizlik lan bu.
cemal aga darbesi'nin aslında kimlere karı yapıldığını bizlere gösteren güzel filmdir. diziyi izleyenler görmüşlerdir orada bir işçi sınıfı vardır. işçi sınıfını çekemeyen basın organı, devlet yetkilileri vardır ve bunlar yurt dışından gelen paraya tapıp yerli üretime karşıdırlar.
meali ise; devlet yönetimi; yerli üretimin gelişmesini istemez emeğe saygı duymaz yani sağ görüşlüdür. işçi sınıfı ise bizim tayfa yani sol görüşlüdür.
cemal aga bu kendini bilmez ve halka düşman sağ düşünceli iktidara başarılı bir darbe yapmıştır. herkes bilir menderes tayfasının vatanı nasıl pazarladığını.
elbette darbeler kötüdür. ancak vatanı sömürenlere karşı olan darbeler halka rağmen hayırlıdır efendiler. ancak gelin 1970 ve 1980 darbesinin lanetliğinden söz edelim. kötüdür..
ne kadar doğrudur bilinmez ama izleyince insanı üzen film.
ilk vizyona girdiğinde izlemek isteyip izleyememiştim. sonra uzun süre cd sinin çıkması bekledim, ama çıkmamıştı o zaman.* sonra tekrar vizyona girdi. 2. hafta gidecekken ilk haftadan sonra vizyondan kaldırıldı. sonra da uzunca bir süre izleyemedim. yakında zamanda izlemek kısmetmiş. geç oldu biraz tabi aynı zamanda güç.
filme gelirsek belki anlatılan her şey doğru değil, ama doğruluk payının yüksek olduğu kanaatindeyim. ayrıca izleyen her türkü de üzeceğini düşünüyorum. zaten içerik hakkında anlatılacak pek bir şey yok. izlemeyen varsa hâlâ benim gibi izlemesini tavsiye ederim.