devlet niçin var olduğu sorulduğununda sizi dış güçlerden korumak için var olduğu söylenir. peki bu dış güçler nedir? farklı devletlerdir.
yani devlet denen oluşum sizi gene kendinden korumak için;
- sizden vergi alır.
- kendi devamlığı için ölmenizi bekler.
- sizin üzerinizde hak iddia eder.
bir çeşit kör döngü var ortada anlayacağınız, düzen sağlanmalı bir şekilde ama bu düzen sömürü düzeni olmamalı. anarşistler belli noktalarda haklılar gibi duruyor.
bir kalabalık düşünelim, bunlar bir araya geliyorlar. sonra tabi bakıyorlar herkes sikinin keyfine yaşayınca bu kalabalık boka sarıyor. diyorlar ki; aga biz oturup konuşalım ve birlikte yaşarken şunu şunu yapmayalım. çünkü kanks bunlar bize zarar veriyor. sonra oturuyorlar konuşuyorlar ve belli konularda uzlaşı sağlıyorlar ve bu yönde hepsi güvence veriyor. işte o güvence ya da anlaşma var ya ha işte o devletin kendisidir. devlet toplumu oluşturan bireylerin aslında arasında olan anlaşmadır. yasalar da bu anlaşmaya uymayanlara yaptırım uygulayıp sözleşmeye sadık kalmayı hedef alır. yani devlet budur. toplu halde yaşıyorsa mecbur biriyle anlaşmak zorundasın. bunu anarşistler bile inkar etmiyor. anarşistler sadece bu sözleşmenin var olup resmileşmesine gerek olmadığını kişinin yasalar olmadan da buna uyacak yetkinlikte olabileceğini söylüyor. bu yüzden yaptırım olmasına da gerek yok diyor. ki yaptırım zorba demek, baskı demek oluyor.
aslında insanı geliştirip belli bir düzene adapte edip daha sonra geri çekilip yeterliliği sağlaması gerekirken. insanları aciz bırakıp kendi sürüngenleri haline getirmiştir.
devlet babadır.Devlet tüm siyasal kurumların en gelişmişidir. Devlet iktidarın kişiselliğinden kurulma aracıdır , iktidarlar geçici devlet kalıcıdır. Devlet soyut bir kavramdır ve bir örgütlenmeyi esas alır. Hobbes ve locke gibi düşünürler devletten bahsederken (bkz: toplum sözleşmesi)nden bahseder. Tabi ki felsefeciler genelde kavramın ne olduğuna değil nasıl olması gerektiğine değinir.
Default devlet özelliklerinde eğitim, vatandaş güvenliği ve sağlık görevleri bulunan ama biz de hiç birinin tam olarak yapılmadığı bir tüzel varlıktır.
Geçen bir bakan kafası çalışan adamlara ingiltere ne veriyorsa yasaları çıkaralım, bizim devlet de aynısını versin demişti.
işte maalesef günümüzde devlet aklı ancak bu kadar analiz yapabiliyor. Yani devletin seviyesi o ne veriyorsa biz de aynısını verelim bize gelsin şeklinde. Son derece dığ...
Aslolan şey aslında bizim hangi stratejik alanlarda ne tip insanlara ihtiyacımız var? Biz bunların ne kadarını yetiştirebiliriz? Bu yetiştirdiklerimiz o stratejik alanlarda nasıl faydalı olurlar ve ne tip adamları ne kadar ücretlendirmeyle nerelere kimlere eklemlenmek üzere getirmeliyiz vs. yüzlerce derin soru sorarak bunların matematiksel incelenmeleri doğrultusunda yasa çıkarıp bu yasaların da kurgulanan matematiksel yapıdan sapmaması için elden geleni yapmaktır.
Fakat ne yazık ki bu derin soruları daha soramayan bir devlet aklımız olduğu için biz orta gelir tuzağı denen hayali tuzağa mahkum kalmış bir ülkeyiz yıllardır. Bu hayali tuzağa mahkum... Asıl kelepçeler beyninize molekül molekül takılmış halde bana nanik yapıyor.
kardeşim eski türklerin yonetim bicimlerini arastirin şimdiki gibi isyanlar çıkmaz. herkez mutlu mesut yasarlardi her bahar çine akın yapılırdı. herkez savaşçıydı ve herkeste şu anlayış biçimi vardi ;
Eflatun'un sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü devlet anlayışını anlatan kitabı.
--spoiler--
Ölçmesini bilmeyen bir adam, onun gibi bilgisiz birçok kimse boyunun dört arşın olduğunu söylese, kendinin böyle olduğuna inanmayacak mı sanırsın?
--spoiler-- *
franz oppenheimer'ın bir kitabı. 1909'da der staat adıyla yayınlanmıştır. alaeddin şenel- yavuz sabuncu tarafından türkçeye çevrilmiş, kaynak yayınları ve engin yayıncılık tarafından basılmıştır.
Tembelligin bedeli bu olsa gerek. Ulan bir senedir her bir Platon diyalogu için sağlam entryler girmeyi planliyordum.
Neyse, yazan da güzel yazmis gerçi. Sokratesin konusmasinda 'cocuklarimiza nasil masallar anlatmalı, onları nasil egitmeliyiz' bölümü dünya üzerinde yaşayan herkes tarafından iyice anlaşılması gerekir.
Her diyalog gibi bunu da okurken, yorulmazsiniz, sokratesin benzersiz ebeliği, okurken insani bi hoş eder. Güzel güzel doğurtur.