konuşmalarında felan her daim arkasında iç anadolu suratlı bir adam dikilen liderdir. bu dikilen adam kimdir nedir bilmem ama 'hortum' bahsinde uğrun uğrun tebessüm etmesiyle sempatik görünen zattır.
bugün arkadaşlarla konuşurken nedense birden aklıma geldi. "devlet bahçeli yeni yıla nasıl giriyor acaba" diye.
ortamdaki arkadaşlarada sordum bir fikirleri yoktu.
sonra unuttum. şimdi başlığı görünce aklıma geldi yazayım dedim.
hala düşünüyorum ama bulamadım.
belkide girmiyordu 1940larda kalmıştır kim bilir.
ama Allah uzun ömür versin inşallah 2040ları görür.
ne faşistliğini gördüm a.kodum oğlu denecek kadar düşenlerin ota boka
faşist demenin bir bok zannedildiği ülkemizde devlet adamlığını
devlet terbiyesini tadmayanların anlayamadaığı ilelebet de anlayamayacağı
büyük devlet adamı alparslan türkeş'in tedrisatından geçen talebesi.
bir de seçimi kazanmak için,üzerinde kim bilir kaç saat uraştığını düşünmemizi sağlayan yeni formülü var:
her ülkücü;
5 kişi ilkokul arkadaşlarından,
5 kişi ortaokul arkadaşlarından,
5 kişi askerlik arkadaşlarından,
5 kişi komşularından,
4 kişi sokaktan
bulacak ve bunların mhp'ye oy vermesini sağlayacak. 24 kişi.
49 milyonu 24'e bölüyoruz, gerekli oy buymuş. iktidar hesabı.
neden sokaktan 4 kişi?
neden erkeklere torpil var?
üniversitedekiler adam değil mi?(hiçbir üniversitelinin veya üniversite mezununun mhp ye oy verdiğini düşünememiş mi?)
en büyük eksisi alparslan türkeş gibi bir liderin ardından mhp gibi büyük bir camiaya genel başkan olmak olan devlet adamı. ülkücü camia, alparslan türkeş gibi eşsiz bir kişiyi her zaman başında görmek istiyordu ve devlet bahçeli de maalesef bu özellikleri tamamlayamadı. oturaklı devlet adamı kişiliği ise camia içerisindeki çatlak seslerin yükselmesini engelleyemedi. buna rağmen hala mhp nin başında ve camiaya kazandırdıkları hiçte azımsanacak veya küçümsenecek derecede şeyler değildir.