varlığı yokluğu bir olan muhalefetin başındaki şahıs.
siyasi arenada adı dahi geçmiyor.
herhangi önerisi, hareketi, protestosu, karşı çıkışı da yok.
bir süre daha mebus maaş ve imkanlarından yararlanıp muhtemelen çekilecek.
ama gene birşey farketmeyecek doğal olarak, varken ne yaptı ki.
bunca olay olurken orada köşede sırasını savarcasına tepkisiz , etkisiz geçirmesini tarih nasıl anacak hep beraber göreceğiz.
bikaç abuk sabuk cümlelerden ibaret çıkışları kreş seviyesindedir, makara yapıyoruz ama aslında ülkücülerin hali içler acısı, sözümona bozkurtların lideri buysa sürüsünün geri kalanı nasıldır.
çözümün islam'da ve dinde olduğunu anlayan bir diğer siyasi parti başkanıdır. özetle şunları söylemiştir:
"kardeşlik, yakınlık, muhabbet ve dostluk peygamberimizin her sözüne yansımıştır. birlik ruhu, birlikte yaşama ruhu onunla anlam kazanmıştır. peygamberimizin her davranışında, her yaklaşımında nezaket ve zerafet yer almıştır şükürler olsun ki peygamberimizin takipçileriyiz. kardeşlik fikrimizin ve yaşama idealimizin ilham kaynağı aziz peygamberimizin bize miras bıraktığı değerlerde gizlidir. bize göre kardeşlik, bozulmak için kurulmuş geçici bir heves değildir kardeşlik ümittir, diyalogdur. küslük, düşmanlık ve fitne kardeşler arasına giremeyecektir. cepheleşmeye hiç kimsenin prim vermemesi çok doğru olacaktır."
günümüzde ki siyasilere baktığımızda en tutarlı ne dediğini ve ne istediğini bilen bir siyasi kişiliktir. doğrularını bazıları gibi hiç kıvırmadan söyleyebilen yegane liderdir sn. bahçeli. bazılarının onun bu taviz vermez siyasi duruşundan ürkerek zaman zaman hezeyanlara kapılması normaldir.
kendi mebusları tarafından protesto edildiği halde ırak ın kuzeyine gitme programını değiştiremeyen parti başkanı.
gitme dayı pasaportuna leke gelecek denmesi de adamı yolundan çevirmiyor. kuzey ırak a kürtçülere gitmesse ölecek hastalığına yakalanmış sanırım.
ilginc bir sekilde ucak dusurulme olayindan sonra sessiz kaldigini gordugum ve sasirdigim parti lideri. bir milliyetci partinin lideri buna konusmayacaksa neye konusacaktir oda ayri bir konu.
sabahattin önkibar yazısında kendisi hakkında "başkaları 8 senede profesör olurken o 17 senede bırakın profesör olmayı yardımcı doçent bile olamamıştır" diye eleştiride bulunmuştur.