başbakan erdoğanın chpliler adına özür dilediği katliamdır. * öte yandan chp genel başkanı kemal kılıcdaroğlu ise dersim katliamı için özür dileyen il başkanının görevden almaktadır.
gün itibarı ile devlet tarafından kabul edilmiştir.
--spoiler--
başbakan erdoğan konuşmasında, "1938 dersim olayları hakkında devlet adına özür dilemek gerekiyorsa özür dilerim" dedi. dersim olayları hakkında önemli arşiv belgeleri açıklayan başbakan, resmi belgelere göre olaylarda ölen kişi sayısının 13 bin 806, sürgün edilen kişi sayısının da 11 bin 683 kişi olduğunu söyledi.
--spoiler--
edit: tabii ki kabul edilmesinin esas sebebi, muhafazakar kemalizm'e "bakın siz de böyle böyle yaptınız" demek.
bunlardan ayrı olarak öldürülen ve sürgün edilen herkes adına, bu açıklama sebebiyle mutlu oldum.
olmuş olaylara örnek. bana atıp tutuyor diyenlere. oradan buradan internet sitelerinden değil bizahati olayı yaşamış insanlardan bunları dinledim. o bebek hala hayatta ve bugün 70 küsur yaşında. ikiz kız kardeşi sapa sağlamken o kambur kaldı. bilip bilmeden konuşmayın. devlette seyid rıza'da kendi boruları ötsün diye binlerce masum insanı ölüme gönderdi.
Ayrıca yine aynı dönemin adalet bakanı Mahmut Esad Bozkurt'un da değerlendirmeli faşist litaratüre en sağlam kaynaklardan kabul edilmeli:
"Türk bu ülkenin yegane sahibi yegane efendisidir. Saf türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar hakikati böyle bilsinler."
olay alevi olayı değil kürt isyanıdır! Bunu bugün aleviler bik bik stockholm sendromu bik bik diye ötenler önce şunları öğrensinler de gelsinler.
bedirhani halil ve ali remo isyanı 1912 mardin
molla selim ve şeyh şehabettin isyanı 1913-1914 bitlis (1 yıl sonraki çanakkale savaşı'na asker gönderecek olan ancak mesafeden dolayı gönderemeyenlerin isyanı hahaha. çok komik)
simko isyanı 1919-22 simko
ali batı isyanı 11 mayıs 1919 ali batı
şeyh mahmut berzenci isyanı 21 mayıs 1919 mahmut berzenci süleymaniye
koçgiri isyanı 6 mart 1921 alişan, alişir, nuri dersimi
1924 nasturi isyanı 1924
beytüşşebab isyanı 4 eylül 1924 ali rıza, ihsan nuri beytüşşebab
şeyh said isyanı 13 şubat-30 mayıs 1925 şeyh said
nehri isyanı 10 haziran 1925
raçkotan ve raman tedip harekâtı 9-12 ağustos 1925
birinci sason isyanı kasım 1925
birinci ağrı harekâtı 16 mayıs-17 haziran 1926
hazro isyanı 21 ocak 1926
koçuşağı isyanı 7 ekim-30 kasım 1926
mutki isyanı 26 mayıs-25 ağustos 1927 mutki
ikinci ağrı harekâtı 13-20 eylül 1927
bicar tenkil harekâtı 7 ekim-kasım 17 1927 bicar
resul isyanı 22 mayıs-3 ağustos 1929
tendürek harekâtı 14-27 eylül 1929, tendürek
savur tenkil harekâtı 20 mayıs-9 haziran 1930 savur
zeylan isyanı 20 haziran-eylül 1930 zeylan
oramar isyanı 16 temmuz-10 ekim 1930 oramar
üçüncü ağrı harekâtı 7-14 eylül 1930 ağrı dağı
şeyh mahmut berzenci isyanı eylül 1930 mahmut berzenci
pülümür harekâtı 8 ekim-14 kasım 1930 pülümür
şeyh ahmed barzani isyanı kasım 1931 şeyh ahmed barzani
buban aşireti isyanı 1934
ikinci sason isyanı ocak 1937
dersim isyanı - seyit rıza 21 mart 1937
olmuş şey. isyan bastıracağım derken işin suyunu çıkarmış bir devlet harekatı. isyancının yanında hiç alakası olmayan kişilerinde hayatına kastedilmiştir. seyid rıza dersimdeki gücünü kaybetmemek adına herşeyi yapmıştır. burada atıp tutanlar hamile kadınların karınlarının yarıldığını ve kız mı erkek mi çıkacak iddialarına girildiğini bilmezler. burada atıp tutanlar iki yaşındaki bebeğin vücuduna süngülerle yaralar açıldığınıda bilmezler. bugün bir tarafta devlet suçunu ört bas eder diğer tarafta rıza'nın torunları dedelerinin suçlarını ört bas eder.
Dersim'den bahsederken,zazaların,ermenilerin esamesini okumayıp sadece kürt kimliğine vurgu yapmak,sadece kürtlerin katliama uğradığını dillendirerek türk devletinden hesap sormak,insanların ırklar ile alakalı durduğu çok ince çizgiyi ne kadar da güzel gösteriyor bu aralar sıkça...
Türklere kürt katliamlarının hesabını sor, kürtlere türkmen katliamlarının hesabını sor, türklere kürt/zaza, kürtlere zaza asimilasyonundan dem vur, ermenilere türk katliamlarının hesabını sor, dön gel kürtlere ve türklere alevi katliamlarının hesabını sor, bir tur at ermenileri kürtlere mi sorsak türklere mi sorsak şaşır...
Meselenin külliyatının herhangi bir ırk için zaman ve çoğunluk meselesi olduğunu görmek tüm ümidini yok ediyor insanın,insanlığa dair...
son zamanlarda mustafa kemal'i bir katil gibi göstermeye çalıştıkları ve bunun üzerinden prim yaptıklarının zanneden üç beş haberci parçasının son gözdesi. bu olay derinlemesine araştırılmalı ve gereğinin yapılması gerekir.
çok seksi bir tanımlama. şimdi bizim isyan veya münferit olay dediğimiz şeye siz katliam diyorsunuz ya işte doğrular bizim yüzümüze şırak diye vuruyor , ölenler için içimiz yanıyor, sürülenlerin acısına ortak oluyoruz. duvarlara kafa atıyoruz, kendimizden utanıyoruz. bunu yapan benim atam olamaz diyoruz.ben türk değilim diyoruz. yani nolmuş bir avuç çapulcu sürüsü masum türk askerlerinin başını keserek infaz ettiyse değil mi?. 200000000 yıllık kardeşlerimizden önemli miydi ya hu bir avuç asker. sevgi yumaklarına yapılacak bir hareket miydi bu?
bir de bu olay üzerinde atatürk'e laf uzatmaya çalışanlar, alevileri atatürk'e karşı cephe aldırmaya çalışan şerefsiz evlatları da var.
ne yaparsanız yapın atatürk'e düşman olmayız. atatürk var diye biz varız. bütün aleviler osmanlı zamanında kendilerine yapılanı, nasıl yaşadıklarını ve kültürlerinin ne kadar horlandığını bilir. bize insan olduğumuzu hatırlatan atatürk'tür ve atatürk bir gerçektir ki aleviliği seven birisiydi ki kendisi isyan öncesi tunceli'de alevilik bilgisi veren okullar açılması için emir vermişti, alevileri deyim yerindeyse ayağa kaldıracaktı ama..
ama seyit rıza denen şerefsiz derebey yüzünden hepsi rafa kalktı.
hayır kürtçü şerefsizler bunu kullanır da alevi nüfusunun dörtte biri kadar olmakla beraber, bir alevi seyit rıza denen adamı savunur anlamam.
devleti insandan daha kutsal zanneden ve kendilerini vatandaş değil de kul sanan bazılarının inkar etmeye çalıştığı ama gerçekte ne yazık ki maalesef ki devlet tarafından bizzat yapılmış katliamdır. güneş balçıkla sıvanmayacağından er geç uluslararası ve devletler üstü kurumlar tarafından da onaylanacak katliamdır. ben insanoğluyum, devleti de beni koruması için kurdum. devlet var diye var değilim. ben varım diye devlet var. önce benim yaşama hakkım sonra devletin sürekliliği. önce benim geçimim sonra devletin vergisi. fakir fukara dersim halkından vergi isteyip alamayan devlet güçleri alevi bir topluluk olan dersim halkını katletmiştir. çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden öldürmüştür. bunun için de devletin kurumları özür dilemelidirler. ne de olsa kişiler geçici ama kurumlar bakidir. biz yine unutur affederiz, barışırız. ama katliam olmamıştır dedirtmeyiz arkadaş. yok öyle dava.
kemalizm ile algı perdesi kapanan insancıkların anlamakta zorlandığı hadisedir ki katliamdır, gayet de binlerce çoluk çocuk yaşlı kadın hunharca katledilmiştir.
yoktur böyle bir şey.
dersim diye bir şey yoktur evvela. dersim, yörede 17.yüzyılın sonlarına doğru iyice güçlenen dersimli aşireti yüzünden verilmiş bir isimidir peki neden?
dersimli aşireti yöredeki herkes üzerinde etkisi olan bir aşiretti, genç kızların ırzına geçmekle meşhurlardı. hani şu bildiğiniz cesur yürek filmindeki gibi. osmanlı zaten alevilere düşman, kötülemeye yer arıyor, yöreye dersim adı verilmesi de bu dönemlerdedir.
seyit rıza denen adam da bu aşiretin modern feodal beyiydi. doğal olarak otoriteye düşmandı. sırf kendisi için, tüm marabalarını isyana zorladı. sonuç doğal olarak isyanın bastırılması oldu.
devlete vergi vermem ne demek lan? kimsin ki sen?
bu sebepten: tunceli'ye dersim demek, ananene, babaannene tecavüz edenleri savunmaktır.
bu isyanda seyit rıza'dan başka suçlu aramak yine dedeni köle olarak kullananları savunmaktır.
ve son olarak, ailesi 19.yüzyılda tunceli'den erzincan'a göç etmiş biri olarak söylüyorum; tuncelileri kürt zannetmek büyük bir gaflettir.