Eğer yaşadığım şey depresyonsa olabilecek en kötü şeylerden rahatlıkla diyebilirim.
ikincisi ise hayattan gram kadar zevk keyif almıyorsunuz yani heyecanlandığınız bir sebebiniz yok lan bundan daha kötü ne olabilir sizce?.Aklınız hep geçmişte , geçmiş olayları kurcalıyorsunuz 3,4 belki 6 yıl önceki olayları düşünüyorsunuz. Geçmişi özlüyorsunuz ve sürekli kıyas yapıyorsunuz. Yani sanki artık yaşam bitti artık ölümü bekliyorsunuz. Hayat siyah beyaz adeta siz değişiyorsunuz ne bilim artık bazı şeyler öyle bir noktaya geliyorki hiç konuşmak bile istemiyorsunuz yüzünüz hep asık. Alınganlaşıyorsunuz.Yalnızlığı sevseniz bile yalnız kalmaktan korkuyorsunuz. insanlarla anlaşamıyorsunuz ama yinede onlarla birlikte olma mecburiyetiniz olduğunuz için birlikte oluyorsunuz. Yani kısaca arkadaşlar bu hayatta hiçbir insanın yaşamasını istemediğim bir şey.Rabbim kimseye göstermesin.
sıkıntı, stresle birlikte gelen, insanın çok düşünmesine ya da hiç düşünememesine (anti depresan ilaçları sayesinde) neden olan psikolojik bir hareket. ilk önce iletişimle depresyon sorunu çözülmeye çalışır, düzelmemesi takdirinde ilaç tedavisi uygulanır. ilaçlar ne kadar tedavi ediyor bilinmez doğrusu.
Ben hiç mutluluktan delirmedim ama delirmekten mutluyum.
Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden.
Biliyorum çok çirkinim. Kentin içine girsem beni dışarı kusar.
Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.
Sürgün yanlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum.
Artık adımı unutmaya başladım. Ne mutlu.
Erken bastırmış bir yalnızlık ihtilali gibi merhaban. Bu yüzden zehirli akşam üstüleri bırakıyorum ve seni onarıyorum kendimi yaralayarak.
Aşkın kendini öldürebilecek kadar cesur olmalı sevdiğim.
Her nakaratta yeniden hatırlayacağın, cepleri boş bir gidişi bırakıyorum sana, enkazı kaldırılmamış çocuk yüzümle.
Beni şakaklarımdaki sonbahardan tut. Birazdan utancını bırakacağım sana bu aşkın.
Bu gidiş beni de bitirecek biliyorum ama kaçsam ağlamaklı oluyor omuz başların. Yaslansam uçurumsun.
sanildiginin aksine girmesi oyle kolay degildir ve pat diye girilmez. uzun bir surectir. sanildigindan daha agirdir. biraz can sıkıntısı nda depresyona girmis olmuyorsunuz. sabaha gecer o.
bir duygudurum bozukluğudur. diğer ruh hastalıklarının aksine aslında kişinin bilişsel durumundaki bozukluklardan ötürü meydana gelen bir rahatsızlıktır. otomatik kalıplarımızın farkına varıp düzeltmemiz halinde bu hastalıktan kurtulmak mümkündür. ben demiyorum, psikiyatrist diyor. bipolar bozukluk gibi bir hastalık değildir zira böyle bir hastalıkta ilaç kullanmak zorunluluktur. depresyon istisnadır.
tek başına yaşadığınız zaman hiç çekilmeyen ruh hali. hep mutsuzsundur. kendisiyle mutlu olabilen kendisiyle barışık olan insanlara imrenirsin. bu depresyon dönemindeyken kendinle anlaşamamak can sıkar en çok da. eskiden haz alarak yaptığın şeyler artık senin için hiçbir anlam ifade etmez. sürekli uyumak uyanıp yemek yemek biraz ağlamak sonra tekrar uyumak istersin. farkında değilsin ama zaman geçiyor, sen yıpranıyorsun, yaşın geçiyor. neden depresyon..
ya depresyon içinde bulunduğumuz hayata dair belli bir farkındalık seviyesinde gösterilebilecek en gerçekçi yaklaşım ve en normal tepkiyse ama toplumda üretim gücünün düşmesine yol açtığından küresel düzeyde hastalık olarak değerlendiriliyorsa? belki de aslında neşeli ve hayatı sever halimiz bir kafa güzelliğinden ibarettir. belki depresyon hakikattir. (bkz: conspiracy keanu)
Ben depresyondayim denilebilecek kadar hafif bir hastalık değildir. Ardında çok ciddi hastalıklar barındırabilir. Psikolojik olduğu kadar boyolojik etkileri de görülür.Ayrıca uzun süreli depresyon erken bunamaya bile sebep olabilir.