deniz seki ilk piyasaya çıktığında 1999 yılında,
çok elit bi hatundu.
zarif kibar düzgün işlerle uğraşan
sadece işine konsantreydi.
şimdi bakıyorum da
15 yıl geçmiş.
hani uyuşturucu içtim yaptın bi bok.
niye satıp da diğer insanları da zehirliyorsun?
nereden nereye...
ülkede bakanların 1 milyon dolara saat* alırken, yakalandığı için adaletten dem vurulan sanatçı.
ama "goncloro zehorloyor" diyenler ağzınızdakini çıkarıpta konuşun.milletin asgari ücretle çalıştığı ülkede, azeri piç kurularından dünya kadar rüşvet alıp iki gün hapiste yatırıp mısıra kaçırılan altınların hesabını veren yok. bunu yapmadıkları gibi aynı azeri kendisine bağıran öğrencileri korumalarına dövdürtüyor. ardından tv de artislik yapıp ifadeye çağrıldığı halde ifade vermiyor yezidin dölü.
adalet isteyenlerin önce adaletin ne olduğunu bilmeleri lazım.
bu kadın sokaktaki çocuklara mı sattı? (eğer satmışsa tabii) sattığı kişiler yine kendi etrafındaki kişilerdir muhtemelen. torbacılık yaptı denemez. ki onca torbacı neden yakalanmazken, bu kadın üzerinden adalet var gibi gösteriliyor. daha doğru düzgün kanıt bile yokken. ayrıca bir tane çingene piçin peşinden gitmesi kendi kabahati sadece.
Kötü alışkanlığın ve yanlış insan sevmenin bir insanın hayatını nasıl mahvedeceğini gösteren kadın. Kendisini çok zor günler beklemekte, nasıl geçer o üç yıl içerde...
bizim ülkemizde şöyle bir algı var: eğer ünlüyse biri ve de zenginse suç işlemez. işte bu şarkıcı da bu algı sebebiyle aklanmaya çalışıyor. ağlıyor zaar bol bol, televizyonlarda adaletin tecelli etmesinden bahsediyor... du. ta ki düne kadar. bu kadın ne yapmış? uyuşturucu kullanmış ve satmış. bu işi ticarete dökmüş. yani kanunlarda suç işlemiş. yazılı suçlardan birini işlemiş. şimdi ünlü diye bunu aklamaya çalışanların, okul önlerinde hap, esrar gibi maddeler satanları şikayet etmesini bekliyorum.
ayrıca, 6 ay boyunca aranırken hangi arada albüm yapıp bir de klip çekmiş anlamış değilim.
bak hele bak bizim adalet savaşçılarına bak sen: "bu kadın sokaktaki çocuklara mı sattı?" sanırım bunu diyenler bu kadının müşterisi. güzel kardeşim, her bokun altında bit yeniği aramaktan vazgeçip uyuştuturucu ticaretinin suç olduğunu anlayın. okul önlerinde gençleri zehirleyenlerin de ta amk, sana bir şey olmasın.
lan hala erdoğan diyorlar yaa. la bunun erdoğan'la onla bunla ne alakası var amk. bırakın artık şu paranoyayı.
Yanlış adama takılmanın cezasını cok ağır bir şekilde ödeyecek olan şarkıcı kızımız.
Bu kadın uyuşturucu satıcısı filan degil elbette. Uyuşturucu satıcısı Sevgilisinin zoru ile bir iki telefon konuşması bir iki pazarlama calışması yapmış olabilir.
Cezasının bu kadar ağır olması ? Yazık.
Buradan sözlükte sıkça tartışılan efendi-piç erkek konusuna göndermeler de yapılabilir. Cok eğlenceli zamanlar mutlaka biter ve geride kalın bir hesap kalır.
yapmıştır yada yapmamıştır bilmiyorum ama, ateş olmayan yerden de duman çıkmayacağına göre; yaptıklarının sorumluluğunu alması gereken insan. bir sürü halt yiyip de, polisi, savcıyı karşısında görünce: "bana haksızlık yapıldı, türk adaletine güveniyorum" demesi, çok iğrenç. yakalanana kadar polise, savcıya gider yapıp da, yakalanınca "ben ettim siz etmeyin" diyen adi bir suçludan farkı kalmamıştır. kur'an'da der ya: "dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin" (ama hangisini seçerseniz seçin, hakkını verin).
Hala toz kullandığı apaçık belli olan kişinin adaletle tanışmış halidir. Ünlü olsun yada olmasın adalet karşısında köşe başı serserileriyle aynı durumdadır.
suçsuz olduğuna inandığım insan. tck da gel beraber içelim demek satıcılık olarak kabul ediliyor ama bu kadının gelir elde etmek için uyuşturucu satmayacağı belliyken neden bu hafiletici sebep olarak kabul görmemiş ilginç. allah yardımcısı olsun kendini cezaevinde zor günler bekliyor. ama buna da alışacaktır eminim zaman herseyin ilacı.
Bayhan'ın hapisten çıktığını öğrenince ' Hapse giren adamdan sanatçı olmaz , bunlar toplumdan dışlanmalı.' demiştir . Şimdi ne garip kendisi hapse girmiştir . Ben dinlemiyorum ama dinleyenlere sesleniyorum ;