T.c. ye silahlı başkaldıran ilk bölücü sosyalist terörist, banka üni basıp 2 polisi ağır yaralamış, odtüyü basıp bir komando eri şehit etmiş filistinde gerilla eğitimi almış( o döne
ermeni dölü... piç... piii tonla gidiyor da...
bak bakıştır... yaşı 20 küsürdür...
20den yukarı her santimetre bana girsin... o kadar söylüyorum.
orda burda iki yazı okuyup iki video seyreden insan söver...
sizin taptığınız erdoğan bile bir üst levela geçip deniz gezmiş olamamış insandır.
(bkz: thkp) veya (bkz: thkp-c) var ola geleydi.... sovyetler yıkılmayıp vs.
militantım bugün!
sen
şu terörist ermeni piçi nasıl savunabiliyorsunuz asıl siz döl israfısınız. yeaaaa
veya
haha banka soymak gibi vatana millete hizmetmi etmiş.
derken amın oğlu...
ya rahatsızsındır bir düzenden ya memnun...
hem rahatsız olup hem şikayet edip hem de korkarsan... pısarsan...
senin ruhun yenilmiştir... yaşama zaten.
tayyip demeye korkan adam kaç kişi diye anket yapsan görürsün!
insan lan karşındaki... senin benim gibi bir vatandaş.. ama bir ton amın oğlu gelir gelir o denli laf eder ki.... gün gelir... ben kimim ki ona laf edebileyim dersin... ikinizin de insan olduğunu unutup!
böyle bir ton adam dolu lan burası!
bir ton da oruspu çocupu!
sosyalist düşüncelere kendini fazla kaptırmış, gaza gelip bi şeyler denemiş bir ergenden fazlası değil. fight club izleyip gaza gelen bebeler gibi. bazıları bunu profil fotoğrafı falan yapıyor mal mal. oğlum bu adamın kendisine hayrı yok lan doğru insanları örnek alsanıza salak mısınız. bide kemalistmiş. amk atatürk yaşasa ilk seni asardı hangi kafayla kemalist oldun.
ABD emperyalizmine kafa tutmuş, tam bağımsız Türkiye için canını feda etmiş, yurtsever bir devrimci. Darağacında asılan 3 fidandan birisi. Işıklar içinde uyusun.
Akpnin ve islamcıların pek sevilmediği ulu'nun halihazırdaki özelliklerinden biri de deniz gezmiş, çayan gibilerinin burada da pek sevilmiyor oluşu.
Kendi de solcu olan erdal öz bile kitabında bu kişilerin boş şeyler yüzünden yitip gittiğini içten içe kabul etmiştir aslında.
Zamanin hukumeti bunlardan oyle bir korkmus ki cenazelerini bile yan yana defnetmedi. Ailelerinin, cenazelerini memleketlerine goturmesine bile musaade etmedi. Ne yapacaklardi, mezardan cikip hukumeti mi devireceklerdi ? Bu ulkenin sagi da ayni bok. Solu da ayni bok.
Bok yoluna gittiklerini kendileri de biliyorlardi ama is isten gecmisti artik. Dileyen erdal oz'un yazdigi kitaplari okuyabilir.
“... iddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur. iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız, biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık. iddianamede geçen ve bana atfedilen hükümleri kabul etmiyorum. Ben silahımı halka, orduya karşı kullanmadım. Ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve 'halka ve orduya karşı kullanırım' şeklinde beyanda bulunmadım. Öteden beri arzetmiş olduğum gibi bu ülkede anayasayı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimseler de hala ortadadır. Yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. iddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukuna karşı, reformlara karşıdır. Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya çalışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik, Türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik, bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. Biz stratejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlarda olursak olalım bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak, düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz. Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır, buna da inanıyoruz. Profesyonel devrimci bugünün Türkiye'sinde kendini hayatı boyunca Türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir. (iddianamede) 'fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar, önceleri Atatürkçü geçinirken onun fikir ve şahsiyetiyle küçük görmeye başladılar' şeklinde ve 'sadece Mustafa Kemal tarafını beyan ediyorlardı' şeklinde bir cümle mevcuttur, bunu kesin olarak reddediyorum, asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmezler. Bu kasten tahrif edilmek isteniyor. Bu cümle art niyetle hazırlanmıştır. Bu memlekette Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. 35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk. Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum.
Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyorum. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Kurtuluş savaşını da yerli yerine oturtmak gerekir. Biz elli sene evvel kurtuluş savaşını vermiş bir ülkenin çocukları olarak kurtuluş savaşının gerçek tahlilini yapmaya her zaman muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki, Türkiye kurtuluş savaşını yapmak için Samsun'a çıkanlara istanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı imparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi kurtuluş savaşına iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada istanbul'da bulunanlar bunları yapanlara 'eşkıya' demiştir. Türkiye'nin kurtuluş ve bağımsızlık savaşında ne şekilde bağımlı hale geldiğini de belirtmek gerekmektedir. Ayrıca iddianamede Türkiye halkının bir takım etnik gruplardan teşekkül ettiği iddiaları ve bunu bizim yaptığımız, ortaya attığımız ithamları mevcut bulunmaktadır. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararında ve misakı milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar. Türk ve Kürt kavimi yaşamaktadır. Birinci Büyük Millet Meclisi kararı böyledir. Türkiye'de iki kardeş kavimin ve ulusunun yaşadığını kabul etmektedir. Bunu kabul etmek bölücülük değildir. Bu iki kardeş unsur Birinci Kurtuluş Savaşını müştereken başarmışlardır. Güney cephesinde düşmanla omuz omuza savaşmışlardır. Bu ikisine birden Türkiye halkı diyoruz. Ve bu iki kardeşunsur ikinci bağımsızlık savaşını da müştereken başaracaklardır.
Öğrenci hareketlerine gelince iddianamede öğrenci hareketlerinin başlangıç tarihi 1968 olarak belirtilmektedir. Bu tarih yanlıştır. Türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. Sultan Hamid'in tıbbiye talebelerini Sarayburnu'ndan denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri Türkiye'de devam edegelmiştir. 1908'i hazırlayan hareketler ileriye dönük hareketlerdir. Vagonli'yi tahrip eden gençler ilerici gençlerdir. 2.Dünya Savaşı sırasında 'faşizme hayır' diyen gençler ilerici gençlerdir. Ve 28 nisan 1960 tarihinde özgürlük savaşı veren gençler ilerici gençlerdir." (2)