sanki başka yönetim şekli yokmuş gibi herkesin taptığı idari biçim.
demokrasi karşıtı olan kişinin de sadece saltanatçı olabildiğini sanmak da cabası.
eflatun ve aristo da zamanında eleştirmiş, ben de eleştiriyorum. aristokrasi gelsin 101 pare top atışıyla ve 101 ak sakal yönetsin ülkeyi.
özgür muhalefet özgür internet ve özgür medya demektir. ama ülkemizde gazetecileri hapse tıkmak mizah dergilerni bile dava etmek gibi özellikler var olduğundan epey uzaktır ülkemize.
yoktur.
yönetenler halkın iradesine göre seçilmez. ancak halka böyle hissettirilebilir.
seçimlerde kullanılan oyların dağılımı ile sonuçlar asla aynı olmaz. zaten demokrasi sonucu değiştirebilseydi kimse ona izin vermezdi.
insanlığın tanrıyla mücadelesi sonucunda kazanılmıştır. genellikle dinlerin etkisiyle bastırılan kişinin
doğuştan geldiği haklar,yüzyıllar sonra alınmıştır.insanlığın kendisiyle gurur duyması gereken başarıları arasındadır.
"herkes istediği gibi kıyafetle gelsin, demokratik bir ülkede yaşıyoruz ama ya off"
gibi sığ, boş bir demokrasi anlayışı, ağır zarar verir ve çıkmaza giden bir "özgürlük" sorunu yaratır uzun solukta. bakın bunu "başkalarına zarar vermeyecek şekilde özgürlük" tanımlamasına göre demiyorum, başkalarına zarar vermeden istenilen özgürlüklerin, sakat bünyelerde yarattığı ağır bunalımlı, boş düşüncelerden bahsediyorum.
her mikrofon uzatıldığı zaman demokrasi,özgürlük,istediğim gibi ve ben karışıyor muyum? gibi başlayan cümleler kurmak, pek komik oluyor.
kemalistlerin iran'ı işaret ederek kaçtıkları, korktukları yönetim biçimi. bu manada demokrasi düşmanlığı aptıklarını ve atalarına ihanet ettiklerini söyleyebiliriz.