kendileri çoğu zaman silahsız savaşırlar (adı üstünde deli işte). yalnız elleri öyle güçlüdür ki karşıdakinin kılıç darbesini karşılayabilirlerse (yalnızca kalkanları var)öyle bir şamar (bkz: osmanlı tokadı) indirirler ki düşman bir daha ayağa kalkamaz ki çoğu zaman da beyin kanamasından ölürmüş. fakat bu seviyeye gelebilmeleri için ıslak mermere çıplak elle saatlerce tokat attıkları ve çakıllara yumruk attıkları bilinir.
Birinci deli kara sevdalı
Elinde kağıt kalem
iri memeli, geniş kalçalı
Kadın resimleri yapıyor
Burumuş bir mektup avuçlarında
Hem ağlıyor, hem öpüyor
ikinci deli Tanrıya küskün
Çıkmış dinden, imandan
Küfrediyor bütün gün
Kocaman kocaman elleri var
Bir tutuşta parçalayacak gökyüzünü
Bıraksa gardiyanlar
Üçüncü deli zavallının biri
Bakışları bomboş
Cam gibi mavi gözleri
Bir yangında dört yıl önce
iki çocuğu yanmış cayır cayır
Çıldırmış, karısı da ölünce
Dördüncü deli bir eski zengin
Düşmüş, namerde muhtaç olmuş
Bir dilim ekmek için
Hala rüyasını görür geçen zamanların
Sekiz silindirli otomobillerin
Dağ gibi apartmanların
Beşinci deli aklı başında
Besbelli hayli dirsek çürütmüş
Büyük ümitler peşinde
Deli demeğe bin şahit ister
Beğenmemiş gidişini dünyanın
Deli demişler.