akşam eve gelince hemen odasına geçip kapısını kapatan ve bilgisayarının başına geçen, kendisini ve 'kokusunu' özlediği için apalayarak (emekleyerek) odasının kapısına kadar gelen ve açması için kapıyı tıklatan 10 aylık kızını, 'iki kişisiniz bir çocuğu zaptedemiyorsunuz' diyerek alıp kayınvalidesine ve kocasına veren; 'kızım çocukların küçük. sana ihtiyaçları var. şimdi müdür olursan mesain artacak ve onları annesiz bırakacaksın. halbuki onlar büyüyünce istersen yine müdür olabilirsin.' diye nasihat veren kayınvalidesine 'hayır şimdi istiyorum' deyip müdür olan kadındır.
elim ayağım titriyor sözlük. sakin olmaya çalışıyorum. babayı düşünüyorum. kayınvalideyi düşünüyorum.
dövülsün demiyorum. dövün de demiyorum. bu entry yi ' o kadın dayağı hakediyor' diye düşündüğüm için değil, bu olayı yazabilecek başka bir başlık olmadığı için yazıyorum buraya.
en başta savunmasız çocuk ve kadınlar olmak üzere tüm canlılar şiddetin hiçbir türünü hiçbir zaman haketmemektedirler.
Kadına şiddete hayır dememizin temel sebebi her sene sırf çorbaya tuzu eksik koyduğu, yatakta orgazm taklidi yapamadığı, bileziklerini kocasına vermediği için şiddetten ölen binlerce kadındır. Erkek kas gücü olarak üstün olduğu için kendini koruyabilir lakin kadın bu konuda zayıftır malesef ve bu noksanlığı kullanarak barbarlığını ortaya koyup hayvanlığını dışa vuran eril iktidar karsısında sonuna kadar "şiddete hayır"
şimdi kadınlardan artı oy almak için, "olur mu öyle şey?! kadınlar dövülür mü?" falan yazarım ama ne olur, birbirimizi kandırmış oluruz sadece. bazı kadınların gerçekten de dayağı hak ettiğini en iyi yine kadınlar bilir, çünkü hiçbir erkek arkadaşımdan "bu kadın sopalık." gibi laflar duymadım. bu tür laflar hep kadınların ağzından başka kadınlar için çıkıyor. çünkü en iyi bir kadın diğer kadının içindeki kafası karışık aptalı, şeytanı vs. görebiliyor. hele o şark kurnazı aptal türk kızları yok mu, her erkekten onay almak için sarkan, sonra karşılık bulunca "aaa bana dokundu, beni öptü!" diye tüm dünyaya duyuran... ha ben kadınları döven biri miyim? hayır. bir erkeğin bunu yapabilmesi için ailesinde çocukken dayağı görmesi gerek diye düşünüyorum. duygusal anlamda o kadar kolay bir iş değil, en azından benim için. dövmüyorum değil, dövemiyorum! vicdan meselesi. küçükken, kedilere tekme atan, kuyruklarını kopartan psikopat çocuklardansanız rahatlıkla bir kadını da dövebilirsiniz ama ben bunun için duygusal anlamda yeterli katılığa sahip değilim. hayırlısı, belki ilerde!
ama tek bildiğim, iki gün önce biraz yakınlaştığım bir kadının ağzından çıkan, bu konuyla, dövülmekle ilgili şu sözler: " can bu; acır da sever de." bunu söyleyen bir kezban değil, 30'una gelmiş, avrupa'da doktorasını yapan bir türk kadını... olay buyken klişelere kapılmadan daha derinlerde incelemek gerek bu şiddet konusunu. elbet, avam kesimde olan şiddet olayları hariç.