dark

entry189 galeri19
    62.
  1. Asiri onyargilarla basladigim ama baya baya begendigim dizi.
    Almancayi da sevmezdim. Cok da camur atmiyorum artik.
    Bence katil usak.
    2 ...
  2. 61.
  3. tavsiye edebileceğim bir dizi.
    1 ...
  4. 60.
  5. an itibariyle 1. sezon 8. bölümüne geçtiğim dizi.

    Ben beğendim, güzel dizi bence. Ayrıca almanların oyunculuklarının bu kadar iyi olduğunu da bilmezdim, eleştirenler olmuş ama bence oyunculukları çok iyi.
    3 ...
  6. 59.
  7. izlediğim ilk ve tek internet dizisidir kendileri. izleyeyim mi izlemeyeyim mi diye düşünüyorsanız hemen izleyin derim ben. Neden mi? Başlayalım *

    Dizi, konusundan çok konuyu işleyiş bakımından bende büyük bir ilgi uyandırdı. Çünkü hepimiz biliyoruz ki bu zamanda yolculuk, zamanın lineerliği veya spiralliği daha önce filmlere, dizilere konu olmuştur. Ancak bu dizide bu konu çok daha çarpıcı bir şekilde işlenmiş, mükemmel olmuş.

    Karakterlere gelince, evet ilk başta karışık gibi geliyor ama öğrenmesi çok da zor değil. Benim ve sanırım birçok kişinin tepkisini alan şey bu evliliklerin, ilişkilerin vs. hep kasabanın içinden kişilerle olması. Hepsi mi olduğu yerde kalır hepsi mi birbirinin bir şeyi çıkar? Evet öyle.

    Sevdiğim bir başka nokta da karakterlerin birer birer, yavaş yavaş işlenmiş olması. Her karaktere ait bir fikriniz oluyor, kişiliğini tanıyorsunuz. Aynı karakterin çocukluk ve yetişkinlik
    dönemi birbirine çok benziyor, oyuncuları seçerken çok dikkatli davranmışlar helal olsun.

    Kendi adıma konuşacak olursam kasvetli havaları sevmeyen, gerilimden pek hoşlanmayan ben bu dizide o koyu renklerin, kasvetli havanın, arkadan verilen müziklerin müptelası oldum. Zaten hikayeyi büyüleyici hale getiren de tam olarak orası zaten. Yönetmen çok iyi iş çıkarmış.

    Her bölümü izledikten sonra diğer bölümde ne olacağını merak ediyor, bir bölüm daha izlemek istiyorsunuz. Dizinin sizi içine alan, kendine bağlayan bir yapısı var.

    Yalnız sezon finali pek sezon finali gibi değil. Birçok soru akılda kalıyor, hatta son bölümde daha çok soru işareti kalıyor insanın kafasında.

    --spoiler--
    -Mesela o Tronte'nin çocukluğunda vücudundaki yara izleri neydi?
    -Ines, pek çok şeyi bilmesine rağmen neden hiçbir şey söylemedi,hiçbir şeye müdahale etmedi?
    -Noah tam olarak kim ve neden diğer karakterler yaşlanırken ona hiçbir şey olmuyor, olduğu gibi kalıyor?
    -Dizide pek çok kez iç kulaktan, kulak zarından bahsedildi. Ölen her insanda veya hayvanda kulak zarının yırtılmasına neden olan şey ne?
    -Aleksander yani Boris aslında kim ve nerden geldi, neden yaralanmıştı?
    -Ve tabii en önemlisi Hannah kocasını çocukken tanıdıysa yanı başında Mikkel büyürken neden hiç aa bu benim kocamın çocukluğunun aynısı demedi?
    --spoiler--

    Gibi gibi daha birçok akılda kalan sorular bırakarak sezon finali yaptı. Ama olsun bunu da bir sonraki sezonun izlenmesi için yapıldığını düşünerekten hoşgörüyorum *
    Kısacası ben diziyi sevdim, ikinci sezonun çıkmasını dört gözle bekliyorum. Son olarak,

    --spoiler--
    Hannah sen nasıl bir insansın ya hiç içim ısınmamıştı zaten sana. Allah bilir son bölümde kime doğrulttun o silahı?
    --spoiler--
    5 ...
  8. 58.
  9. Her ne kadar senaryosu beyin yaksa da son zamanlarda izlerken keyif aldığım,hemen eve dönüp izlesem dediğim nadir dizilerden
    2 ...
  10. 57.
  11. ilk bölümü zar zor bitirmiştim.
    Alman dizisi olduğu için soğuk oyunculuk, konu gereği kasvetli hava ve renkler. 2yi izledim 3ü izledim derken dizi arap atı gibi açıldı.
    Stranger things esintisi başkarda var ama sonradan alakası yok, daha fazla bilimkurgu var işin içinde. Kesinlikle çok karakter var hepsi önemli ve hepsinden 2 tane var zamanlardan ötürü.
    Stranger things biraz daha eğlencelik, genç dizisi tandındaydı ama bu dizi solucan deliğiyle, yaptığı göndermelerle, ince detaylarla farklı bi klasmanda.
    Kesinlikle izleyin.
    2 ...
  12. 56.
  13. zamanda yolculuk temalı beğendiğim alman dizisi.
    dizi özetle; en son arrival filminde de değinildiği gibi, zamanın çizgisel bir doğru şeklinde olmadığını ve sadece ileriye doğru akmadığını, çevrimsel olduğunu, yani geçmiş-gelecek hepsinin aslında şu an aynı anda yaşandığını ve birbirini etkilediğini, ve ne yaparsak yapalım geçmişi değiştiremeyeceğimizi (bkz: büyükbaba paradoksu) , neden->sonuç ilişkisinin tersine de olabileceğini anlatıyor.
    bundan sonrası spoiler içerebilir:
    dizinin zamanda yolculuğu insan küçük bir kasabada birbirini tanıyan ailelerin ilişkileri üzerinden ele almasını sevdim. 10 bölümlük ilk sezonun ilk 5 bölümü hemen hemen hiçbir soruyu açıklığa kavuşturmazken, ki bence dizinin en eleştirilebilecek tarafı bu, son birkaç bölümde çoğu sorunun cevabını verdiler. sezonun ilk yarısı anlamaya çalıştığmız aile ilişkileri, ikinci yarısı solucan deliği kaynaklı zamansal paradoksların çözülmeye çalışılması idi. ancak ilk sezon itibariyle konuyu sonlandırma ve daha güzel bir şekilde bağlama bekliyordum, ancak açık kapı bırakarak sezon arasına gidildi. sonuç olarak ben diziyi konu, müzik, kurgu, mekan tasarımı ve oyunculuk olarak gayet beğendim. netfilix’ten bu tarz dizilerin devamını bekliyoruz.
    3 ...
  14. 55.
  15. We work in the dark, to serve the light.
    2 ...
  16. 54.
  17. Ortasına geldiğim müthiş dizi. Sen 11lik çocuk zaman da geriye git jonas ın babası çık başımıza . Vay be elin adamı dizi yapıyor . Herkes izlemesin Please.
    5 ...
  18. 53.
  19. Cok kalitesiz elektronik ekipman ureten bir marka.
    0 ...
  20. 52.
  21. Kagit kalemle izlenmesi gereken dizi. Çünkü zamanlar değiştikçe "bu şimdi kimdi ya?" Olunuyor sürekli. Inanılmaz bir döngü içinde, yer yer gerilip yer yer beyniniz yanıyor ama dizinin verdigi hazzı alınca inanılmaz bağlaniyorsunuz.. solucan deliği, zamanda yolculuk, mükemmel balta girmemiş ormanlar sevenler için birebir dizi.
    Son olarak almanca olması beni etkilemedi hali hazırda öğrenmekte olduğum flamanca ile çok benzediği için "aaa bu kelime flamanca'da da var ghehe" oldum ben. Oyyuzden iyi seyirler.
    3 ...
  22. 51.
  23. 3 gram aklım vardı onu da bu dizi aldı, biraz karışık bi işleyişi var ama tavsiye ederim. dizinin çekildiği kasaba ve zaman zaman öne çıkan kasvetli hava farklı bi izlenilebilirlik yaratmış.

    alman yapımı, dram - gerilim konulu netflix dizisi.
    20 ...
  24. 50.
  25. henüz bitirmediğim ve vizelerden dolayı da bir süre bitiremeyeceğim her sahnesi mükemmel bir fotoğraf karesi gibi olan netflix dizisi. benim gibi almanca'yı çok da sevmeyen insanlara almanca sevdirecek güçte bir dizi. izleyin efenim, izleyin.
    5 ...
  26. 49.
  27. "Bir şeyleri değiştirmek mümkün müdür? Yoksa zaman, asla yenilmeyen bir canavar mıdır?"

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1648192/+
    4 ...
  28. 48.
  29. Ya çevremdeki herkes şiddetle, hiddetle tavsiye ediyodu ama almanca olduğundan bahsetmediler. Arkadaş tonlarca anime izledim japonca, la casa de papel ozledim ispanyolca ama şu amk almancası deli itici geliyo bana ya, yamuk dil amk...
    5 ...
  30. 47.
  31. ilginç bir dizi. kodumun kasabasında namuslu bir tane insan çıkmaz mı lan ?

    ikinci sezon jonas ın nasıl büyük jonas olduğunu göreceğiz sanırım.

    ayrıca ipker noah ın elinde. bakalım nasıl değişecek.
    5 ...
  32. 46.
  33. spoiler vermeden bir iki kelam etmek istiyorum.
    guzel dizi israrla baslayip bir kac bolum deneyebilirsiniz. Biraz kafa karistirici ve yorucu ama sonucta surekli savas dizileri izlemekten sıkılmadık mi ?
    1 ...
  34. 45.
  35. Sezonu henüz bitiremedim ama bir mantık hatası var gibi. Mikkel ulrich in oğlu 33 yıl geçmişe gidiyor orada hannah ile tanışıyor evleniyorlar. mikkel=michael

    Günümüz de; ulrich katharina ile evleniyor mikkel oluyor.
    Hannah mikkel(michael) ile evleniyor jonas oluyor.

    Peki bu hannah mikkel i gördüğünde 33 yıl önce tanıştığı ve evlendiği çocuk olduğunu niye anlamıyor. Mantık hatası.

    Jonas martha yı seviyor (halasını) ama halası olduğunu bilmiyor. Üst üste bir kaç bölüm izleyince devreler yanıyor. paradoks içinde paradoks
    3 ...
  36. 44.
  37. ——— spoiler ————

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1617003/+

    Ulrich in (bkz: mads mikkelsen) benzerligi ve dizi de ulrich mads, mikkel in kaybolmalari... napiyonuz lan siz?
    7 ...
  38. 43.
  39. 42.
  40. çekimler ve o hava o kadar güzel ki, Winden kasabasına hayran kalmamak elde değil.

    ister istemez karşılaştırma yapıyorum, bir onların kasabasına bak bir de bizimkilere, adamlar o küçük nüfusa yaptıkları o okul, otel evler vs vs. nasıl yaşanmasın. bizde ki büyük kentlere göçün başlıca sebebi budur.

    verilmeyen önem.
    alınmayan değil.
    11 ...
  41. 41.
  42. almanca muhabbeti beni itiyordu ama en sonunda başlama kararı aldım. güzel bir diziye benziyor. netflix sonuçta..

    Edit: allah belasini versin boyle dizinin. Hic sevmem anlasilmaz sonu olmayan seyleri Aq. Guzel sariyor 1-2 gunde biter ama yine de rahatsiz edici bicimde paradokslu.
    4 ...
  43. 40.
  44. izlemeye başladığım dizi.
    gizemli havası, bir sonraki bölümü merak ettiriyor. dur bakalım ne olacak?

    --spoiler--
    kuşlar pıt pıt düşüyor gökten, her bölümde. bi dizi çekilecek diye kuş nesli tükendi. bu arada seçilen müzikler fena değil. neyse devam.
    --spoiler--
    3 ...
  45. 39.
  46. öncelikle sözlük ahalisine teşekkür ediyorum. bu kadar kaliteli bir yapımı görmezden gelmedikleri ve sözlüğümüzde bunu dile getirdikleri için. ama yeterli değil, daha çok ilgi görmeli bu dizi bu sözlükte.

    inanılmaz görüntü kalitesi, kamera açıları, müzikleri, kurgusu, olayların akışı ve sabır var bu dizide. sabırdan kastım; yönetmen ve yapımcı olayları izleyiciye sindire sindire göstermeye gayret ediyor.

    açıkçası almancayı ve almanları sevmem. o yüzden biraz ön yargıyla başladım diziye ama arapça bile olsa izlenir öyle bir kalite.

    şiddetle öneririm dostlar. izleyin, izletin. gece izlemenizi tavsiye ederim ayrıca.
    3 ...
  47. 38.
  48. Almanca orjinalden izleyince cok daha etkileyici. Muzik ve oyunculuk da masallahi var. Bu senenin en iyi dizisi. Twin Peaks Return'e bakmadim daha.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük