askeri ve sivil olmak üzere ikiye ayrıldığı söylenen demokratik rejimin ırzına geçme eylemi. son 4 senede ergenekon, balyoz darbe planı, ayışığı darbe planı vb. davalarda 100' den fazla asker yargılanıyor ve darbeye teşebbüs ettikleri iddia ediliyor. chp ise inanmıyor böyle bir şeye, akp' nin komplosu diyor, yargının işi diyor.. şahsen son seçimlerde oyumu da tuncay özkan' a verdim ama şimdi şimdi bakıyorum da eski genelkurmay başkanı hilmi özkök' ün anlattıklarıyla ordu gerçekten darbeyi gündemine almış, ama senaryo ile ama oyun ile de olsa gündeme getirmiş. darbe iddiaları benim gözümde geçerlilik kazanmaya başladı yani. darbeyi savunmak, isterse en irticacı partiye karşı yapılmaya çalışılsın yanlıştır. darbe demokrasi düşmanı bir harekettir, senin oy verdiğin-vermediğin ama halkın tercih ettiği adamları indirmeye çalışmaktır. senin gücün iktidarın demokrasi yoluyla indirilmesine yetmeyecek sen gidip askerden medet umacaksın, sonra demokrasiden bahsedeceksin; sana götleriyle güler herkes. hatırlarsak 80 darbesi sonrası atatürk' ün partisini bile kapattı ordu, sosyal-demokrat ecevit' e siyaset yasağı geldi. eğer bundan memnun değilsen irtica eğilimli de olsa bir partinin kapatılmasından demokrat bir kişiliksen memnun olmaman gerekir. he dersin ki ben çakma demokratım bana dokunmasınlar da kime darbe yaparlarsa yapsınlar, orada sen iki yüzlü olursun, seni kimse ciddiye almaz, oy oranın da hep %20 seviyesinde kalır. uzun lafın kısası darbeyi desteklememek, askere kışla yolunu göstermek lazımdır. eğer sen siyasetçi olarak askeri siyasete dahil etmeye çalışırsan ne memleket ilerler ne demokrasi rayına oturur. bir sosyal-demokrat olarak böyle düşünüyorum, şimdi akp'li falan diyenler olur o açıdan söyleyim dedim.
kimseyi düşüncesi için aşağılamam. kimsenin maddiyatına dil uzatmam. şimdi eleştireceklerimi bunun için eleştirmeyeceğim.
türkiye de 80 darbesi zamanında dönem kapitalistleri, para babaları ve onların küçük çocukları veya genç evlatları vardı. o dönem darbe olduğunda bundan etkilenmeyen %30 luk kesimin içindeydi bunlar.
bu veya başka bir ülkede yeterince paranız varsa siyasal veya askeri hareketler size etki etmez. ailenize yansımaz. sizin için ha var ha yok fark etmezdir.
bugün bu zengin tuzu kuru ailelerin genç çocukları veya orta yaş çocukları ordunun müdahalelerini "kurtarıcı ve bozuk devlet düzenini toparlayıcı" bir fonksiyonda görüyor.
bu kesimlerin böyle düşünmesini tabii karşılıyorum. bugün darbeciler ve teşebbüsçülerinin tutuklanmalarını elbette "intikam" olarak görecekler çünkü onların evlerine hiç hukuksuzluk uğramadı. tsk hep ciciydi. halk onların ya işçisi ya statü olarak altındaki insanlardı.
böyle insanlar da var. yaşamadığı için kızamıyorsunda.
yalnızca asker ile ilişkilendirilmesinin hata olduğu kavramdır. darbeyi yalnızca askerler değil, siviller de yapabilir. direk akıllara basın açıklaması yapan bir general, yollarda yürüyen tanklar filan gelir fakat, son bir kaç yılda ülkenin yaşadığı, bildiğin darbedir.
ergenekon, balyoz gibi içeriği tam olarak bilinmeyen, gizli tanıklarla ne olduğu tam belli olmayan ses kayıtlarıyla onlarca emekli muvazzaf generalin, gazetecilerin,siyasilerin içeri alınması, bundan on sene önce kahvede arkadaşınla konuşamayacağın özerklik benzeri şeylerin hemen her gün meydanlarda söylenebiliyor olması, teröristlerin haburdan girerkenki karşılanma şekilleri, "yahu biz pişman değiliz" açıklamalarına karşılık pişmanlık yasasından faydalandırılması, pkk ile bağını saklamayan adamların milletvekili olması, devlet kadrolarına girmenin, yükselmenin şartlarının imam hatip mezunu olmaya, eşinin türbanlı olup olmamasına bağlı olması apaçık bir darbedir.
darbeyi kafasından geçiren bile yargılansın tabii ki. ama dava, entelektüel muhalif avına dönmeden. hukuk, hocaefendi yancılarının oyuncağı olmadan. yeri yurdu belli, üniformasız yazarı, gazeteciyi içerde tutmak adil değil, kafkaesk!..
asker tarafından yapıldığı gibi siviller tarafından da yapılır. yönetime el koyma olayıdır. türkiye gibi 2 ihtilal 3 muhtıra görmüş bir ülke için artık olağan bir durumdur.
kanlı elmas filmini bilir misiniz? orada bir askeri darbe yapılır, ortalık yakıp yıkılır, kadınlar ve çocuklar acımasızca katledilir, yönetim devrilir. darbe öyle bir olaydır, bir ülkeyi en az 20 yıl geriye götürür.
iyi de kardeşim türkiye' de oradaki gibi kan akmıyor, ortalık yakılıp yıkılmıyor ki derseniz, zaten oradaki darbe ile buradaki darbenin arasındaki tek fark budur. ama ülke yine yıllarca geriye gitmiştir.
--spoiler--
hocam size karşı biraz ayıp olacak ama tutmayacagım kendimi bu şerefsizler başta olmaya devam ettikce başımıza daha neler gelecek inanın gelecegimiz karanlık tek umudum askeriyenin darbe planı yoksa halimiz harap
--spoiler--
facebooktan bir bayandan yapılan bu alıntı bir insanın ne kadar alçalabileceğini gösterip her kötünün bir alıcısı bulunabileceği gerçeğini kanıtlamaktadır.
türk ulusalcıları tarafından "kötü ama bizden olmayana yapılabilir" şeklinde lanse edilmeye çalışılan faşizmdir. 10 yıl ara ile darbe yapmayı gelenek haline getirmiş, sürekli siyasete bulaşan natocu ordunun en güvenilir kurum seçildiği bir ülke adına darbe olsun diye ağlayacanları gördüğünüz zaman şaşırmamanız gerekiyor.