fetullah gülen'den, hele de adnan oktar'dan daha geniş ilim sahibi olduğunu düşündüğüm, iftiraya uğrayan ve komik bir şekilde iddianamenin hazırlanmasını içeride bekleyen hocamız.
yurt dışından hatun getiren, damağının * tadını bilen, sakallı, kel, komik, sevimli, arada bir geğiren, arada sırada çemkiren, şuan seks ticaretinden dolayı "zanlı" * olup cezaevi içerisinde ikamet eden din alimi. **
neden nefret edersin? tam da onunla tanıtılırsın. cemaat kurbanı. türkiye'deki sayılı ehli sünnet alimlerinden biridir kendisi. her koşul ve şart altında doğruyu söylemesi, din adına verdiği bilgilerin sağlamlığı ayet ve hadislere dayandığından mütevellit tartışılamaz. tebliğ görevini kusursuz yerine getirmektedir. bunlar haricinde kişisel yaşamı ile ilgili iddia edildiği gibi din dışı durumları, herhangi bir aşırılığı var ise, bu allah ile kendi arasındadır. biz aldığımız ilme, edindiğimiz bilgiye bakarız. allah yardımcısı olsun.
--spoiler--
vallahi, billahi, tallahi, allah ı, meleklerini, peygamberlerini şahit tutarım ki doğduğum günden bu yana zinaya düşmedim. vallahi, billahi tallahi yurtdışından herhangi bir sebepten dolayı kadın getirmedim.
cübbeli ahmet hoca
--spoiler--
lan iftira atan dangalaklar, pislikler, hiç mi allah korkunuz yok. adamı zina da gördünüzmü.
kadının üzerinde gidip gelirken gördünüz mü. zina da bile allah 4 şahit ararken sizin bu bokyemeniz neden. islam adına bugüne kadar ne yaptınız. bu düşmanlık neden.
karbon kağıdı bir aktarma aparatıdır. farklı renklerde olabilir.
iki kağıt arasına bir karbon kağıdı koyarak herhangi bir araçla yazı yazabilirsin. çizim yapabilirsin. her ne haltsa. sonra bu karbon kağıdı arada yazıla çizile okunması, anlaşılması imkansız bir metne, şekle dönüşür. ama o ana kadar sürüyle yazıyı ya da çizimi aktarmıştır. çöpe atar, yenisini kullanırsın.
kapiş?!
kendi kafasına göre fetva vermeyen, hep hadis'ten, kur'an'dan örnek veren alim. bir kere "ben derim ki, şöyle yapın" dediğini duymuşluğum yoktur. o komplo kasetleri çıkmadan 11 ay önce tehdit edildiğini, kasetlerinin çıkacağını söylemişti. kaseti çıktıktan sonra, hala tehdit aldığını ve yenilerinin de çıkacağını ama susmayacağını söylemişti. "sözde beni arayanlar hoca. madem hoca onlar, eğer müslüman ise 'zina etme' der. ama beni arayıp, 'vaazı bırak' diyorlar." dedi. çünkü televizyondaki çoğu züppe hocanın tezgahları çıktı. adamlar resmen mezhep kurmuştu. ne zaman ki bu adam ehli sünneti anlatmaya başladı, o zaman bunu susturmaya çalıştılar. çıktığı kanallardan da tek kuruş para almaz.
hakkında atılan iftiralara kendisinden daha çok üzüldüğüm güzel insan. bu dava sonuçlanıp da cübbeli beraat ettiğinde, sözlükte bir bok bilmeden atıp tutan, karalamaya çalışan dingillerin entryleri ne olacak merak ediyorum. cübbelinin karşısına geçse, tek bir kelime konuşacak kapasitesi olmamasına rağmen, abuk subuk argümanlarla, kişisel yorumlarıyla muhalefet etmeye çalışan (muhtemelen diyalogçu)angutlar da var sözlükte. sgçk. cübbeli dediğin adamın görüşüne muhalefet etmek ilim ister, zeka ister. değil sen, karşıt görüşlü bütün hocalar çıksa karşısına yok eder, rezil eder, * afedersin.
cübbeli dünyada ilmin kalesidir. ehli sünnet itikadının en büyük, en aktif savunucusudur. allah eksik etmesin.
sevimli gözükerek cahil insanların etinden sütünden yararlanan kişi-ydi. oh mis valla 1-2 milyon dolarlık villalarda keyif yapmak, ondan sonra ''ya ben flash tv'de beleşe çıkıyorum'' muhabbeti yapmak.
zekariya beyazın bir üst leveline çıkarak, sadece izlemekle kalmamış, kadın ticareti yapmış ve ironik bir biçimde hapise girerken tekbirler söylenmiş kişi.
(bkz: bunlar babadan oğula nesil herhalde)
hocanın zina konusundaki bir konuşmasına kulak ve göz misafiri olmuştum. fahişe kadınları tuvalete benzetmişti, işini gören çıkıyor, bir başkası giriyor diyordu. sonra kendi başını da yaktı buna benzer bir eylem. çok acınaklı bir ilahi komedya.