atatürk'ün bu millete hediyesi olan yönetim biçimi. durduk yere atatürk düşmanı ilan edilen kesimler de dahil olmak üzere bu millet cumhuriyetin kıymetini bilmektedir ve ona ilel ebet sahip çıkacaktır. radikal açıdan rejimin değişmesini isteyecek derecede dindar olan kişi sayısı, üniversitelerce yapılan bilimsel çalışmalara göre %8 civarıdır ve düşmektedir. aynı şekilde bilimsel yollar izlenerek yapılan ve değerlendirilen çalışmalar, gösterilmeye çalışıldığının aksine başörtülü kadın sayısının da azaldığı yönünde bulgular vermektedir. eğer başörtüsünden, şeriat rejiminin geleceğinden korkuyorsanız işin bilimsel yönü 'korkacak bir şey yoktur' demektedir..
kalbimin orta yerinde bu nasıl bir cumhuriyet seninki?
nasıl bir hakimiyet ben anlamadım
sustum, sustum sonunda dayanamadım
aşk mısın dert misin
yoksa canına mı susamak benimki?
1923 1940 arası attığı her adım halk için olan yönetim şekli. tabi atılan bu adımların verdiği uygarlığı alamayanların, istemeyenlerin 85 yıldır aleyhine çalıştığı ve şimdilerde başta olduğu yönetim sistemi.
sunulan alternatifleri arasında açık ara öndedir. çünkü özgürlüğü insan temelli alırken bu özgürlüğün bir kesime ait olmamasını garanti eder.
hiç bir holdingle ilişkisi olmamış ve olmayan, emperyalizmin köpeği olmamış, iktidar gücüne biat etmeyen, ne entel liboşların, ne yobaz dincilerin ne de önce ülkücü sonra demokrat olan döneklerin gazetesidir. ülkesini seven, ülkesi ile ilgili oynanan oyunların farkında olan, 12 mart ve 12 eylül darbelerine ateş püsküren ulusalcı insanların gazetesidir. türkiye'nin en iyi yazarlarının yazdığı, türkiye'nin en iyi gazetesidir.
ülkemizin 85 yıldır bir türlü sindirilemeyen yönetim biçimi. soda moda muhabbetine girmiycem de bu sindiremeyen arkadaşlardan lütfen biri veya bir kaçı bana daha iyi bir sistem önersin. mesajlarınızı bekliyorum yavrucuklar. öptüm, kib, bye.
"Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız.
Cumhuriyet ilkelerini sevdiriniz.
Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı ihmal etmeyiniz."
"Hiçbir zaman unutmayınız ki, (..) devraldığımız
Türkiye ile bizim arzuladığımız Türkiye arasındaki uzaklık; Hicrî takvimle,
Miladî takvim arasındaki uzaklığa eşittir, yani beş yüz yıldan fazladır."
75 kuruşa satılmaya devame ettiği sürece pek de satılmayacak gazete. sonra da millet nite posta alıyo, bık bık... birader parası olmayan adam okuyamayacak mı?
1 kasım 2008 günlü birinci sayfasında yaptığı duyuruya göre, bundan böyle türkiye ve kktc'de hafta sonları 1 ytl'ye satılacak olan gazete.* hafta içi fiyatlandırması (türkiye'de 75 ykr, kktc'de 1 ytl) ise devam edecekmiş şimdilik.
yaptıkları açıklama;
"gazetemiz cumartesi ve pazar günleri 1 ytl
başta kâğıt olmak üzere baskı maliyetlerinin artması nedeniyle gazetemize hafta sonları 25 ykr zam yapmak zorunda kaldık. bugünden başlayarak cumartesi ve pazar günleri satış fiyatımız 1 ytl'dir. okurlarımızın anlayışla karşılayacağını umuyoruz."
kendine atılan bombaları haber yapamayan (ya da sıradan bir olaymış gibi geçiştiren)gazetedir. Gidin markete ve gazetelerin durduğu kısma bakın, diğer gazetelere nazaran sanki hamur kağıda basılmış gibi duran gazete işte bu gazetedir. sempatizanlarının yüzlerindeki nemrutluk sanki sayfalarına yansımıştır.