Bir zamanlar cumartesi anneleri vardı. Kaybolmuş çocukları için her cumartesi toplanan. Anne herzaman annedir dedirten. Nedense aklıma cumartesi hep onları getirir.
Bakışların gittiğin yerden uzak,
Yoksa gelirdim
'Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön v.s.' demek için
Bugün burda cumartesi,
Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını,
Geveze susuşlarını bile özledim
Ayrılık bu söyle sende farklı mı zaman?
Aynı soğuk.. Aynı hazan...
Bugün orda da Cumartesi mi
Sen de beni, 'benim kadar' özledin mi,
'Aynalardan kaçarken özlenmeyi beklemek'...
Ne kadar acı, ne kadar komik..
..Ve bana ait değil mi?
Gülme!
incinirim... *
haftanın en güzel günüdür cuma akşamı cumartesi şarabı alınır ki bi ara 7bucuk liraydı ertesi gün eşşek gibi yatılır. cumarteside bi köpek öldüren alınıp içilebilir. içimi hoş olan rengi biraz daha koyu ola dahada güzel olabilecek kırmızı şaraptır beyaz olanıda vardır.
insanların kendini sokaklara vurduğu gündür. Alışveriş yapılır, arkadaşlarla buluşulur, gezilir, tozulur, işten vakit bulup halledilecek işler halledilir. Özellikle taksim cumartesi günü insan dolu olduğundan, insanlar arasında da bi trafik sıkışıklığı yaşanır.
tüm haftanın yorgunluğunu atmak için iple çekilen fakat arkadas toplantıları , alısveriş aile ziyaretlerinin sıkıştırıldığı böylece tatilin yalan olduğu haftasonunun ilk günü.
eve çok acıkmış olarak gelip; masada köfte, patates, makarna, yogurt ve daha nicelerini görmek gibidir cumartesi. her zaman degil ama. bazen sadece köfte patates, bazen sadece yogurt görmek gibi de olsa;
çıldırasıya seviyorum kendilerini.
haftanın en güzel günü olmakla birlikte,arkadaşlarla buluşulacak en güzel gündür.Pazartesiyle aynı kaderi paylaşıp ertesi ekini almakla kalmayıp -e harfini düşürerek kendine güveni olmayan bi gündür.