Hastası olunduğu kadar hastalıklı derecede uzayan gün.
O saat 17.00 gelmez bir türlü, dakikalar mehter marşına döner, hatta sizinle alay edercesine saatin dakika kolu sanki nabız gibi aynı yerde atıyormuş sanrısı uyandırır. Özellikle 15.00'ten itibaren ilerleyişi tamamen durur, ne kadar yavaş ilerlediğinizi düşünürseniz bu sefer hiç gitmeyerek daha deli eder.
Öğleden sonra bir bahane bulup kaçmak insanı on yaş gençleştirir, yüzüne renk, ayaklarına kan getirir.
bugünde bi çok şey olmuştur ve olacaktırda. Adem a. S ın yasaklı meyvayı yemesi, affedilmesi, kuran ın inmesi, kıyametin kopması. bunlar sadece aklımda olanlar.
Cuma haftanın beşinci günü haftaiçi olarak nitelendirilen günlerden ise sonuncusudur. müslümanlar tarafından kutsal olarak nitelendirilen cuma gününde öğle vakti cuma namazı kılınır. zaten ismini de "toplanmak, bir araya gelmek." anlamına gelen arapça cum'a kelimesinden alır. namaz için toplanan müslümanları kastetederek bu isim koyulmuş. yani "namaz için toplanma günü" anlamında.
haftanın sonudur.*
pinhanının güzel bi şarkısıdır.
Cuma Günleri valiz hazırlamak gibi.
Cuma günleri seninle ilkbahar gibi.
Ellerini alıp dokunmamak gibi.
Gözlerini görüpte bakmamak gibi.
Hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi.
Asla cumartesi gece sabahla bitmedi.
Ben seninim,gece benim,sabah benim
Sen beni hiç düşünme ben hep böyleyim.
Haftanın sonu bir nakarat gibi.
Haftanın sonu hep aynı günleri.
Pazar günleri pazartesi alır beni.
Pazar günleri elimdeki balık gibi.
Gözlerini görürken ağlamak gibi.
Kıymetini giderken anlamak gibi.
Haftanın sonu bir nakarat gibi.
Haftanın sonu hep aynı sözleri.