Ülkemize de giriş yaptığını ama henüz açıklanmadığını düşündüğüm salgın. Evhamlanmak kadar doğal bir tepki yok ama dikkat etmek lazım çok kalabalığa girmemek gerek. elimizi sık sık yıkayalım yıkayamadığımız durumlarda ıslak mendil vs silelim sürekli ben şahsen böyle yapıyorum dalinin cep mendili hep elimde 2 günde 1 paketini bitiriyorum desem abartmış olmam.
diktatörlük ya da otoriter rejimlerle yönetilen ülkelerde ya hiç görülmemekte yahut vaka sayıları tahmin ve spekülasyonların çok altında seyretmektedir. bakın şu allah'ın işine ya...
önleminizi alın. sonrasında ise tevekkel bir tutum izleyin.
coğrafyamız bunu gerektirmektedir çünkü.
neyse;
tuzlu su ile günde 2 kere gargarınızı yapın.
ellerinizi 2-3 saatte bir söylendiği şekilde yıkayın.
toplu taşıma araçlarından olabildiğince uzak durun. eğer iş dolayısıyla binmek zorundaysanız tek kullanımlık eldiven ya da tutunmamaya gayret edin. indikten sonra ellerinizi göze, ağza, burna götürmemeye çalışın ta ki ellerinizi söylendiği şekilde yıkayana dek..
bağışıklığınızı yüksek tutun. mevsim sebzelerini tüketin. bol bol meyve ve bütçe el verdiğince 2-3 bardak portakal suyu için. 1 tane kiviyi de eksik etmeyin.
ağız maskesi ve plastik eldivenler ile gezmeyi gerektirecek kadar ciddi bulaşıcılık içeren bir hastalıktır. allah göstermesin istanbula bir sıçrasa sonuçları korkunç olur. toplu taşımada insanlar burun buruna gidiyorlar. yayılma hızı göz önüne alınırsa diğer ülkelerdekinden çok daha hızla çoğalır burada.
çin abd ile arayı düzeltse ( biat etse ) ertesi gün ilacı abd tarafından piyasaya sürülür. durumun nasıl bir şey olduğu da işte burada gizli. komplo teorisi olmaktan çıktı artık iyice. insanların doymazlıkları yüzünden daha neler göreceğiz kalan ömürde bakalım.
Herkesden șu hastanede korona virusu varmis ama sakliyorlarmis dedikodusunu duyuyorum, Sana Kim soyledi diyince hastanede calisan arkadașlar diyorlar. Komsu ülkelerde olup da bizde olmamasi imkansız.
medya maymunudur. bir viral enfeksiyonu bile bu kadar gündem yaptıysak vay garip halimize. viral enfeksiyon her kış var ve her zaman da bağışıklığı düşük olan insanları götürüyor. büyük babaannem gripten vefat etti. bu dönemde vefat etseydi memlekette şu an olmayan corona'nın paniği yaşanıyordu. bizi öldüren şey corona değil, yediğimiz plastikler, bulaşık deterjanı kalıntıları, çamaşır suları, önlemsiz cinsel ilişki neticesinde bulaşan bağışıklık yiyici hastalıklar, yaşam tarzımız bizi öldüren. corona senelerdir var olan bir virüs ve mutasyona uğradığı için tıp dünyası ilacını üretme konusunda hazırlıksız yakalandı. yayıldığı ülkelerden birinde aids tedavisinde kullanılan ilaçlarla tedavi başarılı oluyor. türkiye'ye hala yayılmadıysa da yayılmama sebepleri arasında, bana kalırsa, kış turizminin bu seneki durgunluğu dolayısıyla ülkeye giriş çıkışın azalması, türk kültüründe eve ayakkabıyla girme alışkanlığının yaygın olmaması, el ve vücut temizliğine ülkemiz genelinde dikkat edilmesi, türk mutfağında kedi köpek leşine yer olmaması, ülke genelinde hava sıcaklığının kış boyunca mevsim normallerinin üstünde seyretmesi sayılabilir.
Kendisini gripten farklı kılan nedir tam olarak ? Öldürme oranına bakınca yapılan telaşın yersiz olduğunu görüyoruz eğer söylenenler doğruysa. Tam olarak neyi kaçırıyoruz, bilmediğimiz bize aksettirilemeyen bir durum mu var? Aklımda saçma sorular.
Benim araştırdığım kadarıyla ciğerlerde hızlı şekilde sıvı birikmesi oluşturunca yetersiz oksijenle beslenen ve bozulmaya meyilli hastalık geçirmiş böbrek karaciğer vb gibi hayati organları çökerterek insanları öldürüyor işi daha da pisleştiren konu ciğerler iptal olana kadar çok fazla semptom göstermiyor.
Hala ülkemize gelmemesi gerçekten sevindirici lakin nasıl oldu onuda anlayabilmiş değilim. Önlem olarak ne yaptık bilmiyorum ama ise yaramış gibi görünüyor