yıllar sonra mediamarkt'da dvd reyonundaki standda duran sikko bir vcd player bünyesinde karşılaştım tekrar bu mükemmel oyunla. gözlerim doldu, nostalji okyanuslarının mavi sularına beyaz yelken açtım. çocukluğumun o umarsız neşesi kapladı içimi. futursuzca nes (halk arasında bilinen adıyla atari) oynadığım o beyhude geçen günlerin sarhoşluğunu hissettim bir kez daha.. ne oyundu be arkadaş dedim sonra mahmuta. her aşk gün gelir unutulurmuş, yürüyüp geçip gittim önünden vefasızca.
bir kaç versiyonu bulunan karakutu* oyunu. altı üstü ateş ederek ilerlerdik, ama zihnimizde öyle bir canlandırırdık ki değme matrixlere taş çıkartırdı. *
ikiye ayrılabilen,pedalı geri çevrildiğinde fren yapan, arka tekerleğin üstünde yük taşıma-oturma bölgesi bulunan çocukluğun efsanesi, sahip olunmak istenen bisiklet.
ayrıca emülatör sayesinde, pc de atari şeklinde oynayabildiğim çocukluğun en kral oyunu.