sezon sonunda gönderileceğini idrak ettiğinden nasılsa lig de bu takımdan bi numara olmaz deyip, derbilere ve muhtemel türkiye kupası finaline yoğunlaşacak kişidir, bu satten sonra amacı tazminatı kurtarmaktır.
klasik gelicek ama büyük takım hocası değildir. sebebi ise şudur: küçük takımların büyüklere göğüs gerebilmesinin tek yolu defansif oynamak, puan kazanmaya oynamaktır. daum bunu köln'de çok iyi yaparak köln'ü çıkarabileceği yere kadar çıkardı, genç oyunculara da "nasıl olsa yenilsem de kimse bişey diyemez" diyerekten şans verdi. fenerbahçe'de aynısı olmaz çünkü fenerbahçe'de yenilirse kredisi azalır, korkak ve kapasitesiz bir teknik adam olduğunu bildiği için de şans vermedi, oyuncu kazanmaya değil, kazanılanı oynatmaya çalıştı. malesef bazı gerkçekler var ve başkan bu gerçekleri göremiyorsa artık başkanın da süresi dolmuş demektir. şuan yurt dışında da içinde de boşta iyi bir büyük takım teknik direktörü yok malesef, doalyısıyla aykut kocaman en iyi teknik direktör adayıdır.
hakkında olumlu bir şey yazılması için çok fantastik şeyler yapması gereken adam. azıcık futboldan anlayan birisi kabul edecektir ki, teknik direktörlük konusunda türkiye'de eline su dökebilecek birisi yoktur. oynatmadığı için kızdığımız futbolcuları, zaruretten dolayı oynayınca görüyoruz. samba sevdasının sonuçlarını da gördük geçmişte. fenerbahçe daum'un ağırlığını koyduğu son 4 maçta gol yemedi ve kalesinde toplamda 3-5 pozisyon gördü. gariban alman köylüsü gibi efendi efendi işini yapıyor. bizim buralarda pek sevilmez bu tipler.
ali sami yen'e yenilmemeye gelmiş, üstüne selçuk şahin'in her nasılsa 30 metreden attığı golle 3 puanı alıp gitmiş alman. ondan mutlusu yoktur sanırım bu gece.
işi çözmüş teknik direktördür. galatasaray maçlarında taktiğe gerek duymaz. 8 defansif adamla çıkar. selçuk'u ilk 11 de başlatır. bilir ki, galatasaray 122 tane kaçırır ama o yere göğe sığdıramadığı yıldızları hiç bi iş yapmaz, şansı tutan adam vurur o da gider gol olur. evet sadece budur.
işi çözmüş teknik direktör. yıllardır oynadığı galatasaray maçlarının çoğunu eze eze kazanır. 4-0'lık maç, nobre'nin şampiyonluğu getirdiği maç, yine nobre'nin sami yen'de attığı golle kazanılan maç ve daha birçok örneği. ayrıca yere göğe koyamadığı yıldızları çoğu maçta cimboma takar
kezman
tuncay
anelka
appiah
alex
nobre
lugano
güiza
semih... daha gider bu :)
fenerbahçe'nin bu sezon yaşadığı sıkıntılarda belki de en az kabahati olan insandır. 100 milyon euro harcayıp 10 tane ön liberosu olan bir takım kurarken 2 tane adam gibi kanat oyuncusu transfer etmeyenlerin günah keçisidir.
güvenimi boşa çıkartmadı yine. sezon sonunda çifte kupanın sahibi olacağına emin olduğum büyük teknik direktör. rijkaard sevdalıları dertlerine yansınlar.
haftada sadece bir gün antremana çıkan guiza'yı ilk onbirde oynatan, bütün hafta onbirde denediği gökhan ünal'ı yedek bırakan teknik direktör. birde dahi diyorlar değil mi buna? yemişim dahiliğini.
başını yemeye çalışan leş kargaları havalarını aldılar. galatasarayın beş puan gerisindeyken de bu günleri öngörüyordum. sezon sonunda iki kupayı birden kazandığında rijkaard fedailerinin yüzündeki ifadeyi görmeyi çok istiyorum. velhasılı kelam adam gibi adam.
turkiye liginde basarili olabilmenin yolunu cozmus teknik direktor. hani pes oynarken, surekli kanada inip yerden pas vererek gol atan tipler vardir ya, ayni taktigi tekrar edip durur. daum da oyle iste. neticede o kazaniyor, biz bakiyoruz.
o kadar aymaz bir insan ki kendisi, neredeyse 50 sene türkiye'de çalıştı ama o kadar senede türkçe'yi öğrenmedi, öğrenme gereği duymadı. yahu insan biraz utanır ya, ayıptır; ama suçun büyüğü dönüp dolaşıp bu adamı türkiye'ye getirenlerde.
türkçeyi öğrenmediği için eleştiriliyor, şimdiye kadar hangi büyük takımın hocası türkçe öğrendi, ya da uğruna ölüp bitilen hagiler, alexler. bu durumun en büyük sebebi mecbur kalmamaları, anadolu takımlarının topçu ve hocaları için durum farklı. bu adam evet türkçe öğrenmedi, ama ne vakit türkiye kötülenmeye çalışsa, türkiyeyi savundu, haksız bir şekilde kovulduğu takımının arkasından konuşmadı. sorarım sizlere o gelmiş geçmiş en iyi teknik direktör rijkaard beş yıl galatasarayı çalıştırsa, bu sürenin sonunda türkçe de öğrenmiş olacak mı hiç sanmıyorum.
futbol bilgisi çok iyi olmasına rağmen, otorite fukarası teknik adam. Roberto carlos "sen benden önce gidicisin" der, aziz yıldırım hakem odasına kadar iner müdahil olamaz, kendisine sormadan takımı kampa sokar bir şey diyemez, futbolcuları sivas'a gitmemek için bilerek cezalı duruma düşerler ses çıkaramaz kısacası garip bir adam.
Türkçe bilmeme meselesine gelince burada türkçe bilmeyenler için kimse hagi'yi örnek gösteremez. Hagi galatasaray'daki ikinci yılından beri türkçe bilen biri. Türkçe bilmeyenler konusunda 8 yıldır türkiye'de olup tek kelime bilmeyen alex'i örnek verebilirsiniz.
Türkçe'yi öğrenmelerini istiyorsak barcelona gibi bir sistem getirmek gerekli. Barcelona'da yabancı bir transfer yapıldığı zaman, oyuncuya klüp tarafından özel katalanca ve ispanyolca bilen bir hoca tahsis edilmektedir. Sende transfer ettiğin yabancı futbolcuya yaparsın böyle bir sistem, ortada hiç problem kalmaz.
şimdide türkçe konuşmaması eleştiriliyor. hatta üzerinden alex'in türkçe bilmediği ortaya atılıyor. şimdi bilmese, öğrenmese ne olur o ayrı konu fakat daum ve alex çok iyi derecede türkçe bilmektedir. bunu az buçuk fb tv izleyenler bile çok iyi bilir. fakat yabancılar türkçe'yi konuşmak istemiyorlar ülkemizde. zor ve karışık bir dil olduğu için her söyledikleri lafın yanlış anlaşılabileceğini biliyorlar. bu yüzden alex, daum hatta hagi bile türkçe bilmelerine rağmen kendi dillerini konuşuyorlar türkiye'de...
avrupa'da başarı getiremediği için eleştirilen teknik direktör. sanırsın ki fenerbahçemiz 100 yıldır avrupa'da rakiplere kök söktürmüş, almadığı kupa kalmamış, finaller, yarı finaller oynamış ama bir tek daum zamanında bu başarıları elde edememiş.
türkiye'de hiçbir takımın teknik direktörü avrupa'da başarıyı getiremediği diye eleştirilemez. buna daum da dahil.
vizyonu alakasız şekilde eleştirilen teknik direktördür.
o vizyonsuz daum zamanında takım belki de tarihinin en iyi takımını kurabilmiş, yıllar sonra hala o kadroyu arar olmuştur. en basitinden ortasahası aurelio, appiah, tuncay, alex'ten oluşan bir takımdan çok vizyonlu aragones zamanında maldonado, josico'lu kadrolara dönülmüştür. avrupa'da başarıyı bırakın, türkiye'de rezil olunmuştur.
tam türk olmuştur. nasıl davranacağını nasıl konuşacağını çok iyi öğrenmiştir. 2004 yılında takımın başındayken hedefini şöyle açıklamıştı "2007 yılında yani 100. yılında şampiyonlar ligi finali oynamak" peki bu senenin başında ne demişti "bizim için avrupa ikinci plandadır" denilebilir ki şimdi biraz daha gerçekçi. evet bu bir bakış açısı. ama bana göre vizyonsuzluk, çapsızlık. resmen hedef küçültmüştür. deniyor ki en iyi takımı kurabilmiş. yok öyle bir şey. daum takım kurabilecek güçte bir adam değildir. her zaman ki gibi takımı aziz yıldırım kurmuş ve yine takımı aziz yıldırım dağıtmıştır. takım onun yönetiminde ne zaman krize girse aziz yıldırım'ın müdahalesiyle düzelir gibi olmuştur. gibi diyorum çünkü bu müdahelesi futbolla alakasız ve gerçekçi değildir. kısa vadede işe yarar ama uzun vadede zararlıdır. tekrar daum'un tercih edilmesi işine rahatlıkla karışılmaya müsait bir teknik direktör olduğu içindir. lider özelliği bulunmamaktadır. defalarca futbolcularını yalnız bıraktığı görülmüştür. kafa kokainliyken daha iyiydi bu adam. bırakmak yaramadı. net söylüyorum. fenerbahçe'nin önündeki en büyük engel. tez zamanda yönetimle beraber kurtulmak dileğiyle..
kendisine olan inancımı galatasarayın beş puan gerisindeyken de belirtmiştim. erken öten, daum`un başını yemeye çalışan leş kargaları şimdi kendi başların yesinler.