düşünsenize bundan 15 yıl önce böyle bir şey türkiyede yoktu ve insanlar nasıl haberleşiyodu. sadece ev telefonları yeterli miydi. hayır. görüşmek istediğin kişiyle görüşmek belki de çok zordu. **
bu yüzdendir ki insanlık için büyük bir şeydir. tabi daha büyüğü için (bkz: telefonun icadı)
başına gelmedik iş kalmayan zavallı aygıtlardır.
geçen gün tıka basa dolu bir otobüste parendeler atarak yere düştü, bugün yarım bardak çay içti falan. yazık lan.
(bkz: 1 mesaj alındı)yazısını görmek için bünyeme sınırsız totemler yaptıran hede. biraz şöyle dursun. birazda böyle. acaba yanmı koysam biraz? sürekli baktığım için gelmiyor. hı hı evet. şimdi gözlerimi kapatıp aniden bakarsam gelecek.**.
ülkemizde her yeni alınan cep telefonunun değiştirilme ömrü ortalama 6-7 ay civarındadır. ya kaybolur, ya bozulur, ya modası geçer, kısacası yeni model telefon satıldığı andan itibaren 6-7 ay ortalama süre içerisinde el değiştirir. 2010 yılında türkiyede sıfır ve faturalı olarak satılan cep telefonunun yıllık cirosu 17 milyar olar civarındadır. kaçak ve 2. el satışları saymıyorum bile ama her halukarda sıfır satışlarının 2 katıdır. yani özetle yıllık cep telefonu ciromuz ortalama 60 milyar dolar civarında.
sigara gibi etkilerinin yıllar sonra ortaya çıkacağı ve kullanımının yasaklanacağı söylenen, zararlı mı yararlı mı olduğun bir türlü anlayamadığımız; ama gelişen teknolojiyle birlikte çıkan her yeni modelini almak istediğin cihaz.
2000 senesinde 3210 çıkmış ve antensiz telefon olma özelliğiyle çığır aşmıştır. sene 2011 olmuş iphone çıkmış ve telefonun aslında sadece konuşmak için yapılmadığını ispat etmiştir. 10 sene sonra nasıl bir telefon çıkacak merak ediyorum.
romantizmi ortadan kaldıran alet. hayır öyle çok geriye gitmeyeceğim, sevgilinin yanağına öpücük kondururken utanmalar ya da ev telefonuyla aşk yaşanılan yıllara. abilerimiz aşk acısı çekerken ki klişe tabirleri de artık ortadan kaldırmıştır. git gide ayrılığı da yaşatmaz olmuş da ben geç farketmişim.
şimdi efendime söyliyim eskiden şöyle bir olay vardı:
--spoiler--
her mesajo ondan gelmiştir diye bekliyorum. bakıyorum yne sen değilsin.
--spoiler--
teknolojnin gelişmesiyle ezan bekler gibi eski sevgiliden mesaj bekleme devri de bitmiştir. kimden mesaj geldiği ekranda direk gözüküyor. açarken bir heycan duymuyoruz acaba kimden diye. diyeceğim o ki ayrılmayın, sevişin.
gözümüzü kulağımızı sürekli meşgul eden, hele bir yerden haber bekliyorsak gözümüzü ayıramadığımız, teknolojisi hergün değişen, farkında olmadan özel hayatımızı esir alan, bazen ihtiyaç bazen de lüks olan teknolojik araç.
kapitalizm bu cihaza cep telefonu ismini vermemizi engelliyor artık. Cep telefonu değil, artık başka bir şey bu.
modeller arttıkça arttı, değiştikçe değişti. Hergün yeni bir icat: t9 klavyesi, hesap makinası, bluetooth, kızılötesi derken yazılımlara geldi sıra. Ondan sonra fotoğraf çekme özelliği derken megapiksel olayı çıktı başımıza. şimdilerde ise htc mtc derken bilgisayarlı cep telefonu dolaşıyor piyasada. Yok neymiş, windows yüklüymüş.
şimdi ben cep telefonu dışında bir cihaz söyleyeceğim size; özellikleri de şöyle:
+ fotoğraf çekebiliyor
+ verileri depolayabiliyor
+ kablosuz internet bağlantısı(wi-fi)
+ bluetooth özelliği
+ playstation oyunlarını çalıştırma özelliği
+ mp3 ve radyo özelliği
+ üstelik film oynatma özelliği
+ Navigasyon, gps özelliği
+ vs...
bilin bakalım bu cihazın adı ne?
ne bileyim lan demeyin hemen. ipucu veriyorum. aynı zamanda görüşme ve mesaj yollama özelliği eklenecek yakında. evet bildiniz, adı telefon olacak; cep telefonu...
Kapitalizm size yukarıda saydığım özellikleri barındıran bir cihazı cebimize sokmak için arama ve mesaj yollama özelliği de ekliyor cihaza. daha sonra adına da cep telefonu bırakıyor.
Kısaca yukarıdaki özellikleri cep telefonuna değil, cep telefonunu yukarıdaki özelliklerin yanına ekleyip satıyor.
naçizane tavsiyem, gülüm, canım editim: gidin sony psp alın da televizyona ve playstation cihazına gerek kalmadığını görün.