tayyip erdogan'ın başa gelmesinden sonra ab'nin ve amerika'nın uşağı haline gelmesi durumuna bakarsak böylesine gözü dönmüş ve sonradan görmeme olan birisinin bu ülkenin başında daha iyi şeyler çıkartabileceğini bile akıllara getiren dolandırıcıdır.
kitap okumanın ceza olarak kabul edildiği ülkemde, mahkeme sonucunu değiştirmek için temyize gitti kaybetti. o değil de şimdilik cem uzan'a gülenler acaba aşağıdaki dava sonucunda kime gülecek!
hani bi laf vardır, 'son gülen iyi güler.' http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=135014,10,192
bu adam hakkında dava açan savcılardan artık şüphe etmeye başladım. bu saatten sonra cem uzan hakkında dava açarak iktidar yanlısı olduğunu göstermek ve görevinde kolay yükselmeyi amaçlayan pek değerli savcılarımız olduğunu görmek insanı üzmüyor değil. açılmış bir dava hakkında temyiz kararı olmasına rağmen nasıl bir iştir ki aynı dava tekrar açılsın.. hukukta diğerlerine emsal teşkil etmesi kavrmını anlamadan savcı olanların vr olduğunu gormek de acı veriyor insana..* http://tinyurl.com/4bkhpv
bu ülkede adamın aldığı yağ makineleri bile haber değeri taşıyor.. helal sana cem uzan.. http://tinyurl.com/43vypc
mazot 1 ytl olcak diyerek kamyoncuları
harçlar kalkcak diyerek öğrencileri
emekliye ekstra maaş diyerek emeklileri kandırmaya çalışan zamanında amerikayı bile dolandırmayı başarmış kırmızı bültenle arandığı dönemlerde topkapı palace ta bizzat kendi ellerimle içkisini götürdüğüm şahsiyet.
telsime el konulmasıyla başlayan süreçte; piyasa değeri yaklaşık olarak 8 milyar doları bulan 100 küsür şirketini kaybeden ailenin siyasete meraklı ferdi. o zamanlar bu el konulan şirketler benim servetimin 10 da 1 i eder gibisinden bir açıklama yapmış, oturduğum sandelyeden düşmeme sebep olmuştur. evet, evet inanıyorum bu söylediklerinin gerçek olduğuna. yıllardır ürdün'de, ürdün kralının dizi dibinde ikamet eden diğer aile fertlerinin yakalanamamasını(!) açıklayabilecek tek şey; bu büyük servet ve gizli ilişkiler bence.
Babası ve kardeşinden sonra Cem Uzan hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten tutuklama kararı çıktı. GP lideri Uzan'ın Etiler'deki ev ve işyerleri basıldı ancak bulunamadı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 2005 yılında imar Bankası'ndaki zimmet ve dolandırıcılık iddialarını içeren raporu mahkemeye sunmasının ardından haklarında giyabi tutuklama kararı çıkan baba Kemal Uzan ve küçük kardeş Hakan Uzan'dan sonra Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan hakkında da yakalama kararı çıktı.
Vergi kaçakçılığı ve usulsüzlük iddiaları ile istanbul 12'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Cem Uzan'ın defalarca gönderilen tebligatlara cevap vermediği için kararın çıktığı öğrenildi. Mevcutlu olarak getirilmesi' istenen müzekkere ile Cem Uzan'ın Etiler'deki evine ve işyerlerine giden polis ekipleri Uzan'ı buralarda bulamadı. Cem Uzan'ın Genel Başkanlığı'nı yürüttüğü Genç Parti'nin Genel Merkezi'nin bulunduğu Ankara'da olabileceğinin belirtilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Savcılığı'ndan yakalanması istendi. Fakat burada da bulunamadı.
efendm büyük ihtimalle yerel seçimlere girmeyecek şahıs,
şu sıralar mahkeme masrafları için devletin 1 milyon dolar isteyip de vermemesi üzerine şişli cumhuriyet başsavcılığı aile bireyleri için 31 yıla kadar hapis istemesi ile dava açılmıştır.'yolsuzluk, zimmet vs vs'
Benim anlamadığım ve anlamakta zorlandığım konuların başında bu uzan grubuna yapılan siyasi linç* gelmekte. yani cem uzan siyasete girmeseydi elbette şuanda çook farklı bir yerde olacaktı. Ahmet Nazif Zorlu'nun tabiri ile işadamlarına kodu mu oturtacaklardı.
Bu arada açılan bu davalar hükümetin tutuştuğunu ve nisan ayında sonuçlanacak olan libananco davasını büyük ihtimalle kaybedileceğinin göstergesi.
Sahi libananco Libya'ya açmış olduğu uçak davasında Libya'dan tazminat olarak 6 milyar dolar kazandı. Bu bizim ülke için emsal teşkil etmesi Tayyip Erdoğan hükümetinin sonu Türkiye için yeni bir başlangıç denebilir.
(bkz: libananco davası)
bence bu adamın türk siyaset tarihine geçmesi lazım bilmem belkide geçmiştir. düşünün çok zengin bir iş adamı kanalları, barajları, şirketleri olan yakışıklı hırslı bir adam var. o veya bu sebeble bir işe kalkışıyor siyaset yapmaya karar veriyor, elindeki güce güvenip başlıyor seçim propogandası yapmaya. halka bedava türkiyenin en iyi sanatçılarını mitingine çıkartıp şarkı söyletiyor, bedava döner ayran dağıtıyor. gezmedik il ve ilçe bırakmayarak vatandaşları tek tek şapur şupur öpüyor, dertlerini sıkıntılarını içtenlikle dinliyor. halkta bakıyor bu adam diğerlerine hiç benzemiyor, kendilerini seçim zamanı sadece hatırlayıp illerine gelip oy isteyen diğer parti liderlerinden farklı. halbuki onlara değil bir kaç metre elli metre bile yaklaşmak imkansızken, bu adam rahat rahat içlerine girip çay, simit, boğaça yiyor şakalaşıyor falan filan. ha bide seçim konuşmalarını vaatlerini öyle bir anlatıyor ki ulan acaba bir kere bunu denesek olurmu diyor insan. netice de seçimlerde yenilgi gibi görünen büyük bir başarı kazanan cem uzan çıkıyor, iki buçuk ayda kurduğu bir partiyle yüzde yedi buçuk oy alıp bir imkansızı başarıyor.