çocukluk günlerimde acaba benden de bir küçük emrah, bir resul balay çıkar mı düşüncesiyle yaptığım amatör ses kayıt çalışmaları yüzünden pek çok kasedini telef etmiştim. benden bir bok olmadığı gibi, üzerlerine kendi sesimi çektiğim Cem Karaca kasetleri yüzünden dayımdan yediğim azarın haddi hesabı yoktur. nur içinde yatsın.
O gün bugün. Bir teselli arıyorum ustam, resimlerine bakmak yetmiyor. Gözümdeki yaşları görüp gülümsüyorsun belki; kim bilir? Senden bana ne kalmadı ki? rock'la tanıştırdın beni. 12 saatlik araba yolculuklarında töre kasedini dinlemek ve bağırmaktan kısılan sesim; seni kaybettiğimizi duyunca kuruyan boğazım kaldı. Niye bu kadar çabuk gittin? Mahsun ile Manga ile yaptığın düetlerden sonra daha iyileriyle daha güzel şarkılarını seslendirmeliydin, şarkıların ** yeni ve çok daha iyi filmlerde ** çalınmalıydı.
Sen hiç yalnız olmadın be cem baba. kanında vardı söylemek, söyledin söyledin ve söyledin. değerini bilemeyip sürgün ettiler seni, sonra geri çağırdılar baş göz etmek için. keşke hiç göndermeselerdi, vatan hasreti çekmeseydin. kendini bir an bile yalnız hissettiysen pişman ol, doğmamış binlerce çocuğun yüreği seninleydi çünkü. yaşasaydın keşke, seni görüp sıkı sıkı sarılsaydım.
Yaşıyor olsan üzülür müydün acaba; Demet Akalın'a 43 ama sana sadece 15 sayfa entry girildiğini bilseydin? bana sorarsan hiç ama hiç üzülmezdin, sen değerinin elbet bir gün anlaşılacağını, çocukların seninle - senin şarkılarınla büyüyeceğini bilir*; 'bir gün belki hayattan' diye bağırmaya devam ederdin. hiç merak etme sen, ruhun emin ellerde ustam.
muazzam müziğinden başka, abdulhamit gibidir. hatta bi' adım ileridedir. sağ tabir edilen görüşlüyle sol tabir edilen görüşlerin cem karacası ayrı olduğu gibi sol görüşlü kesim için de iki ayrı cem karaca vardır. biri üstat, bir diğeri sürgünden dönme şekli nedeniyle dönek.
cem karaca
ben hatırlıyorum o zamanlar a takımı diye bi tartışma programı vardı nerde boş insanlar varsa toplanıp boş muhabbet yaparlardı savaş ay sunuyordu falan.
hep cem karaca ya laf geçirmeye çalışan bir topluluk falan vardı.sonra rahmetli oldu cem karaca o zaman anladılar kıymetini badem gözlü yapıverdiler rahmetliyi.
cem karaca nın sanırım eşi hanımefendi çıktı yine bu programa ve cem karacanın sözlerini söyledi ciğeri beş para etmez medya maymunlarna
''ben öldüğüm zaman heykelimi dikeceksiniz oraya buraya o heykele kuşlar pisleyecek o zaman anlıcaksınız kıymetimi.'' *
Bir hatta birkaç kuşağın yetişirken tarz sahibi ve/veya düşünür olmasına sebep olmuş, "müzikaller" yapmış devasa sesli yorumcu, düzenlemecidir. Safinaz'dır, Ömrüm'dür...
Bir ceviz ağacıdır gülhane parkında. Daha sonra kimini havyar, kimini soğanın cücüğünü yerken üç beş arşın beze sarıp götüren ölüm onu da götürmüştür, gülhane parkı hergün bir yenisi çıkan çirkin otlarla dolmuştur. Ooyyy dağğlarr oyyy.
Tamirci çırağı şarkısıyla her zaman anılacak olan bir sanatçıdır.
sözleri,
Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar
Ümit gönlumun ekmeği kumar ha kumar kumar
Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları
nerelere gizlesin şu avucun nasırları
Otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye
Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye
Ayağında uzun etek dalga dalga saçları
Ustam seslendı uzaktan oğlum al takımları
Bir romanda okumuştum buna benzer bir seyi
Killi parlak kağıt kaplı pahalı bır kıtaptı
Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız
Yine böyle bir durumda tamirci cırağına
Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası puslu aynamda taradım saclarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gercek yapmaya
Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri
Çekti gitti arabayla eksozuna boguldum
Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır dogruldum
Ustam geldı sırtıma vurdu unut dedı romanları
işçisin sen işçi kal giy dedi tulumları