mesela birşeye iyi diyecek şöyle konuşuyor : evet iyi ama neye göre iyi , kime göre iyi ? tamam iyi dedik ama yarın öbür gün sakatlık olursa ne olacak ? bunun mesuliyeti kime ait olacak ? vs...
çok derinden, yani bazen lafı evelip gevelemesi nedeniyle söylediklerinden bir şey anlamadığım trt spor'da yorumcu. hani belki haklı söylediklerinde ama , haklı olduğunu anlamak için ne diyor bu demek lazım birine. hababam sınıfındaki zühtü hoca gibi. mahmut hoca demişti ya; vallahi zühtü bey, bazen bende sizin söylediklerinizi anlamıyorum. bana bu adamın yorumları o hesap gibi geliyor. adamlığına bir şey dediğim yok yanlış anlaşılmasın; yorumcu değerlendirmesi olarak.
Yav insan her şeye mi itiraz eder. Programın sunucusu ne dese bu aksini söylüyor. E o zaman o adamı niye oturttunuz oraya. Bi de garip garip, yaav sen bilmiyosun bi sus havalarında konuşuyor, adamı kaç kere bozdu.
Sunucunun yerinde ben olsam alırım önümdeki bardağı çarparım içindekileri suratına. Bu ne ukalalık, çok bilmişlik?
Adamın yorumları bir yüzdeye vuracak olursak yüksek oranda doğru çıkıyor fakat ekrana izleyiciyi çekme konusunda ciddi sıkıntıları var sürekli gergin oluşu ve ses tonundaki iticilik ciddi manada aşırı itici.
beşiktaşlı olmasına karşın tarafsız ve akıllıca yorum yapabilen ender spor yorumcularından biridir. bunu beğenmeyenleri derin futbol'da rasim ozan izlemeye davet ediyoruz.
en basit cümleleri ve tanımları bile gereksiz derecede farklı argümanlarla ve terimlerle anlatmaya çalışan birisi.
bunu istem dışı yapıyor ise sorun yok ama "ben bilgiliyim, kelime haznem geniştir" gibi bir içgüdüyle yapıyorsa gerçekten baydığını birisi kendisine iletir umarım.
üstelik, farklı olduğunu düşündüğü ve olur olmaz her cümle içine serpiştirdiği kelimeler aslında aynı.
birden fazla sayıda konuşmasını, yayınını dinleyen insanların hemen farkedebileceği, 20-30 kelimelik yedek şarjör mantığında taşıdığı zulasından yiyor.
misal: "parametre" şu kelimeyi, bağıra bağıra sırıtan en az 10 cümle içerisinde kullandığına şahit olmuşumdur.