darbe yanlısı olmasının altında duygusal bir sebep var bence. kendisi asker sevicidir. tabi öyle mehmetçik falan değil, böyle kemalist türü asker, daha doğrusu kemalist ideoloji etrafında kurulmuş ordu. kendisini dikkate alan da bu ordu ve anlayışıdır. bu yüzden bir bağ vardır arasında. zaten evren onu tek konuk etmiş paşa, türkiyeye gel demiş falan. böyle bir aklı tek çağıran ordu olunca insan orduyu sever tabi.
darbeye arka çıkmak için bok yeme meselesine bile gelmiştir kendisi. hatta bunu çarpıtmadan gayet savunarak bok yedirmenin işkence olmadığını bile söylemiştir.
bilim kariyeri üst bile olsa insanın duygusal yanı vardır ve acizlik belirtileri baş gösterebilir. mantık kapanır ve o an duygusal tepki verirsin. celal hocamız maalesef bu konuda bilimsel tarafsızlığı ve nesnelliği bozarak, ideolojik ve duygusal davranıyor.
kendisi kibar, tontoş bir amcamızdır. ama asker sevici yanı kendisini darbe yandaşı gösteriyor, bunlara dikkat etmesi lazım.
ne ilginçtir şimdi benim de teke tek vasıtası ile izlediğim bilim insanı. yalnız kendisine pek ısınamasam da altaylı'nın bazı konularda bu kadar bilgili olduğunu bilmiyordum bak. ne güzel adam beki işiyle ilgili ya da işi dışında da merak edip araştırıyor belli ki. sevdim bu huyunu. keşke herkes yapsa. neyse. teke tek de olmasa ne olurdu bilemiyorum. bundan daha iyisi de olabilirdi ama şu durumda buna da sevinilebilir.
geçen senelerde hoca'nın türkiye'de öğretim üyeliği yapmasını ve yök'e girmesini engellemek için akademik ünvanını iptal etme-zedeleme girişimleri oldu.
anlatılanlara göre amerikan ve rus bilimler akademisi tarafından ülkemizden birileri fena halde protesto edilmiş.
hariiiiiiikaaaaa bir şeeeeeeeey, mükemmeeeeeeeeeeellll, inanılllllllmaaaaaaaaaaaazzz, vb. tepkiler veren profesörümüz. ilber hocayla ekmek üstü kadayıf olurlar.
Bilen, bildiğini anlatan insanları izlemek takip etmek zevklidir. fakat celal hocayı farklı kılan bildiklerini coşku ile anlatmasıdır. o coştukça dinleyenlerini de coşturup gaza getiriyor.
fatih altay'lı bir kitabı gösterirken altının kıvrılmasıyla
''aaah dikkat et!'' diye serzenişte bulunarak kitaplara ne kadar önem verdiğini göstermiş bilim adamı. evinde 35 bin kitabı olan birinden de bu beklenirdi gerçi.
isviçre'de, avusturya'da, ingiltere'de konferanslar veren , stephan hawking ile toplantılara katılan nacizane bilim adamımızı bile itibarsızlaştırmaya çalışan zır cahilleri ortaya çıkarmıştır. yok arkadaş bu ülke iflah olmaz.
dışkı yedirmek işkence değildir, kişiye kendi bokunu yedirmek ona zarar vermek olamaz diyerek bende tepkiye neden olmuş biridir.
asker yalayacağım diye şekilden şekle giriyor, bence bu yönü hastalıklı. onun dışında düşünceleri mantıklı geliyor ama askere zaafı var belli. kemalistler de kafa belli yerden sonra duruyor da olabilir. orasını tam şey yapamayacağım.
ayrıca o programda ilber ortaylı, fatih altaylı, bide kendisi vardı. diğerleri de kafa sallıyordu.
hadi ilber ortaylı belki bir şey der dedim ama o da aynı kafaymış.
la bunu bide bilim diye insanlara kakalamaya çalışıyor, darbecileri haklı çıkaracağım diye kendi bilim çizgisini bile bozuyor. birine bok yedirmek zararlı değilmiş. hastalıklı bünye, batı algısıyla yetiştiği belli, burjuva eğitimi almış. komünist camiadan gelse halka karşı bu yapılana böyle bir şey demezdi.
ayrıca sen askerlerin değil askerlerin senin kusurlarını örtmek için çırpınması lazım, sen bilim insanısın çünkü.
bok açıklamasının savunulacak bir yanı yoktur. arkadaş hala orangutanlar yiyor diye sayıklıyor ve psikolojik tahribatı fiziksel tahribattan önemsiz görüyor. neden fiziksel tahribatı daha kötü görüyor çünkü arkadaş her hitler hayranı gibi fiziksel engellilere düşman.