*cehennem varsa şöyle bir yerdir aslında bir yer değldir bir durumdur
sevdiğiniz bir insanı üzdüğünüzde üzüldüğünüz gibi tanrıyı üzdüğünüzde üzülürsünüz işte cehennem tanrıya karşı duyduğunuz pişmanlık üzüntüdür bunun için tanrının sizi cezalandırması gerekmez sizin onu sevmeniz ve anlamanız yeter ki siz kendinizi üzmüş gibi üzülürsünüz tanrıyı üzdüğünüzde bunun için dayanağım ayettir hani şu cehennemde herkesin kendi ateşini kendi getirdiği söylenen ayet işte o ayet bunu anlatmaktadır .
korku ile insanları dine bağlamaya çalışanların sığındığı düşünce.
korku üzerine kurulu olan dinlerde cehennem kavramı daha geçerli bir argüman haline geliyor.
islam'da bir çok yanlışın farkına varıp, çevresine bu deklere eden kişiye "cehennemde yanarsın" gibi son derece tuhaf cevaplar alınır.
cehennem kavramı bile, dinlerde zorlama olduğunu gösteriyor.
yani dinler cehennem kavramı ile insanları korkutmaya çalışıyor.
tanrı'nın sevmediklerini alacağı yerdir. ama sonsuz merhamet sahibi olduğunu ifade eden tanrı, cehennem fikriyle çelişmediğini nasıl varsayabilmiştir, muamma.
kiminin bu dünyada kiminin de oteki dünyada çekeceği azap. şimdilik öbur dünyadaki azabı seçiyorum nihayetinde belki de o kadar kötü bir yer değildir, kimbilir.
italyan rönesans yazarlarından dante' nin eserinin adıdır. t.s. eliot'un alfred prufrock'un aşk şarkısı adlı şiirinin epigrafında kullandığı yirmi yedinci cantodan bir alıntı şöyledir:
eğer düşünseydim dünyaya yeniden dönebilecek birine yanıt verdiğimi,
bu alev titremeyi bırakırdı.
fakat eğer duyduğum doğruysa,
yani bu derinliklerden kimse asla yaşayarak dönmeyeceği için,
yanıtlarım seni rezilce korkuya kapılmadan.