küçükken ben de yapardım bunu. sadece bu eylemle yetinsem iyi. hafta sonları, manyak dayımla köpek dövüştürürdüm. anneannemle küfür kavgası yapıp dedemle de osuruk yarıştırırdım.
ne pis bi' ailem vamış lan benim.
heyecandan dua okumayi bile unutup "lan ya kacirirsam, cabuk bitse ya" diye dusunen velettir. bir de camide altina iseyip "ben namaz kilmak istemedim ki zaten babam zorla goturdu. namaz vaktinde disari cikmadim ben de cisli kaldim kabul olur ki zaten." diyorsa tadindan yenmez.
bir de zorla teravihe götürülen fakat namaz kılmasını bilmeyen çocuk vardır ki pek fena bir durumdur. babaanne yaptığımı yap diyerekten başlar namaza, ilk rekatın sonunda secdeye alın koyma kısmına gelindiğinde işler birden zorlaşır. secdeye kapatırsın yüzünü ama kimseyi göremediğinden kalkmazsın, eteğini çekiştirerek kaldırırlar seni,savunamazsın da kendini, ama görmedim ki babaanne kalktığını yüzümü kapattım ya ellerimle diye sölenirsin içinden, sonra da herkes önce sağa selam verirken senin önce sola selam vermenle bütün camiiyle gözgöze gelmen bir olur, ulen bu insanların hepsi neden bana bakıyor diye düşünürken babaanne bir çimdik atıverir üstünde oturmaktan uyuşmuş bacağına. cık cık cık sesleri arasında camiiden çıkana kadar kan ter içinde kalırsın.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
belkide camideki cemaatin namazı o çocuk sayesinde kabul olucaktır allah katında. sokakta serserilik yapıp akşama kadar sopa ile arkadaslarını kovalamak yerine allah allah diyerek büyüklerini taklit ederek hem sevap kazanır , hem mahalledeki amcalar tarafından sevilir , hem belli bir disiplin alır , efendi olur. hayırlı çocuktur umarım devamını da getirir.
bazı türleri de babası dururken gidip cemaatten gözüne kestirdiği herhangi birini taklit eder(di) bunların, iyi dayak yemeden büyümüş diyorum düşündükçe:)
ergenliğe yakın aynı camiye teravihe gelip herhangi bir şeye katıksız gülecek ve cemaatin dikkatini üzerine çekecektir. büyüyecek ve oğlunu elinden tutup camiye getirecektir.
daha namaz kılmanın ne deme olduğunu bilmeden ailesi tarafından namaza yönlendirilmiş çocuktur. herkes kendi yolunun doğru olduğunu düşündüğü için her aile çocuğu kendi kopyaları yapıp kendindeki eksikliklerin çocukta olmamasını ister. ama neye göre doğru neye göre yanlış neye göre eksik neye göre fazla. bırakın da çocuğun kendisi yapsın seçimini. hayat onun hayatı.
edit: deli gibi eksleyenleri görünce insanların ne kadar at gözlüklü olduğu konusundaki düşüncelerim pekişmektedir. ayrca şunu da belirteyim bu başlıktaki çocuğa örnek olarak verilebilecek bir çocukluk yaşadım.
göz ucuyla babasına bakan, başkası anlamasın diye biraz geriden takip eden, her secde sonrası selam mı verecez ayağa mı kalkacaz diye tereddüt yaşayan, namaz sonrası büyüklerin başını okşadığı çocuktur. *