Masum duygular.
bir dilek tut denildiğinde dileyebilecek birşeyler bulmakta zorlanmak.( herşey o kadar toz pembedir ki hayatta eksikliğini hissettğğiniz tek şey üç tekerlekli bir bisiklettir belki de.)
özellikle memur çocukları için geçerli olan ayın 15'inde ailece gidilen alışverişler, babaya yalvar yakarış aldırılan abuk dergiler, çikolatalar vs. özlenmez mi ya.
anneyle alışverişe gitmek, annenin kucağına yatıp televizyon izlemek, babayla yazın sıcağında saatlerce kumdan havuzu bile olan kaleler yapmak, kovadaki su bittikçe denizden gidip kum doldurmak babaya o kovayı büyük bir gururla vermek... dedeyle parka gitmek, kar tatillerinde annenizin sizi öğretmen olan teyzenize bırakması ve kuzenlerle birlikte sıcak süt ve reçelli ekmek eşliğinde he-man, şeker kız candy falan izlemek... sonra teyzenisin sizi lahana gibi sarıp sarmalamasının ardından aşağıya kartopu oynamaya inmek.
anneannenin size yemek hazırlaması, size lokma lokma büyük bir sabırla yemek yedirmesi, sizi gıdıklayarak gülmekten kırıp geçirmesi, gıdıklamasın diye kahkahalarla evin içinde bi siz bi anneanne koşup durmanız sonra anneannenin yorulup koltuğa çöküp,yüzündeki nur tanesi terleri canım elleriyle silerken soluklanması sonra karşı koltuktan onun oturduğu koltuğa zıplayarak yanağından öpmek şapur şupur.