Dürüst, şiire meraklı ve kendine has kültürel bölgesi sayılan, pek çok çalışmada ayrı bir medeniyet bölgesi görülen Hindistan'a merakıyla bilinen siyasetçi. Sosyal demokrasiye inanmış fakat sosyal demokrasinin ilkelerini 12 Eylül sonrasında kurduğu DSP yönetimine yansıtmamıstir. Son ABD gezisi kaleminin kırılmasında etkili olmuştur.Bu gezide ABDNiN Irak işgaline karşı çıkmıştır.ABD nin BOP projesini destekleyenlerin ise Suriye'deki son gelişmelerde de görüldüğü üzere diplomatik ve Ekonomik alanlarda güçlü bir kazanım elde edemediklerini görmekteyiz
Türkiye'nin eski sağlam başbakanlarındandır. siyasetini babam hiç sevmiyordu onu hatırlıyorum. ama kıbrıs konusunda en çok 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile babam tarafından sevilen biridir. Hem Amerikaya hem de Avrupaya rağmen yapmıştır yapacağını.
Bu gariban millet şu anda aç aç
Erdoğan in kulakları çınlıyor her köşe basinda her boş tencere basinda
Hayatında bu kadar hakaret yemiş lider var mı acaba.
Gelmiş geçmiş en başarısız hükümet başkani erdogandir
Ondan sonra da Davutoğlu gelir.
Ülke en büyük felaketleri RTE döneminde görmüş
Süleyman şah toprağını kaybetmiş
Rus hava saldırısında bir karakolu ve askerlimizi yitirerek belki de Osmani daki çeşme baskaninindan sonraki en büyük askeri baskını verdik
Çuval hadisesini saymıyorum bile o ciklet ti belki de.
TC tarihinin en büyük borçlari ve işsizlik rakamları yine Erdoğan döneminde olmuştur
13 sene çözülemeyen Suriye meselesi
Girmek üzereyken vazgeçilen Avrupa Birliği
Kurumusken yeniden tuneyen pkk.
94 istanbul seçimlerinde shp ve o zamanki chp ile iş biriliğine girmeyerek erdoğan'ın bugünlere gelmesinde payı büyük olan eski siyasetçi. hayata dönüş operasyonlarını falan söylemiyorum bile
Dostum ben demiyorum, maalesef tarih kitaplarında yazıyor. 2 defa geldi.
Biri yetmişli yıllarda onun iktidarında ülkede kıtlık, yokluk, kuyruklar ve Demirel ile birlikte ülkeyi 12 eylül'e götüren süreç.
Diğeri meşhur 2001 anayasa kitapçığı kavgasi ve ülke ekonomisini iflasa götüren süreç.
Kısa bir süre sonra vefat etti zaten. Ölmeden önce vahdettin hain değildi dedi. Kendisiyle ilgili tek olumlu izlenimim budur.
başbakanlık konutuna taşındığında, beni çağırıp:
‘-evlâdım, burası benim evim ve devlet bana maaş veriyor.
bütün yediğimiz, içtiğimizin parasını benden alacaksın.
sakın ola, devletin tek zeytin tanesi boğazımdan geçmesin.
ben de çok dikkat edeceğim ama, sizden bu konuda çok hassas olmanızı rica ediyorum.’
demişti.
***
bir gün kahvaltı yapılacak ve peynir yok.
her nasılsa ihmal etmişiz.
gittim bizzat kendisinden peynir almak için para istedim.
bütün ceplerini karıştırdı, para çıkmadı.
rahşan hanım bir tasın içinde, o zaman iki buçuk lira vardı, buldu, verdi…
gözyaşlarıma engel olamamıştım…
koyun sürüsü bile emanet edilemeyecek kadar beceriksiz bir şahsiyetti. halkımız ülke yönetimini bu lise mezunu vasat şaire teslim etmenin bedelini kriz, yolsuzluk ve hapisteki itin uğursuzun serseri mayın gibi sokağa salınmasıyla ödedi.
zamanında bu haşhaş tarlası masalına biz de inandık. bu hayırsız adamı biz de fazlasıyla övme hatasına düştük ama gerçek maalesef bu.
kimi yönlerden sevdiğim kimi yönlerden eleştirdiğim bir siyasetçi. Hiç haram yemediğinden, temiz ve namuslu bir hayat sürdüğünden, kibar ve mütevazı birisi olduğundan hiç şüphem yok. Fakat öte yandan fetullah tarafından kandırıldığı da apaçık ortada. gerçi sadece onu değil başka pek çok kişiyi kandırdı orası da doğru.
iflasını açık seçik ilan etmiş bir devlet, cumhurbaşkanı tarafından kafasına yediyi anayasa kitapçığı ve ardından patlayan kaos Neticesinde hortumlanan bankalar ve yağmalanan devlet kurumları, “iltica hortladı!“ Sloganlarıyla naralar atılarak insanların fişlendiği ve fakültelerinde “ikna odaları“ kurulan bir Türkiye cumhuriyeti devleti.
Belki de en acıklı olanı; meşhur Rahşan affı.
ilk anda akla gelenlerden bazıları bunlar... Ötesine hacet yok.