anadolu'nun şanı olan takımdır.
o kupayı evine götüren trabzon'u saymazsak tek takımdır. istanbul saltanatına indirilen ilk darbeyi vuran takımdır. bugün yenilmiş ancak yine savaşacak olan takımdır.
bilet fiyatına dilediğin kadar giydirebilirsin. sahasındaki maçta kim ne istiyorsa yapsın karışılmaması taraftarıyım.
ama 2400 liralık bilet satıp (3 kişi) 10 binlira ceza yiyorsan üstüne takımın 2-0'dan 5 gol yiyip tur veriyorsa o işi bırakacaksın.
yöneticilik sana/size uygun değil belli ki...
o defansın arkasında kalede de gea yada courtois olsa gene 5 gol yerdi. bu maçın faturasının frey'e kesilmesi çok tuhaf. aslında tuhaf değil. türk seyircisi genelde asisti bile zor görür pozisyon okuma becerisi afrikalı stoperler düzeyindedir. ama sadece oynatmakla futbolcu yetişmeyeceğini de bi anlasınlar artık.
memlekette 5 tane kaleci var.
tolga, volkan, mert, onur ve serkan (kırıntılı). volkan 5 yıldır istikrarsız. 2008 sonundan beri bir iniyor bir çıkıyor. mert toplam yetenek olarak volkan ayarında dahi değil tecrübe eksikliği var üstüne üstlük. onur trabzon kadar oynuyor. gerilemeye başladı. tolga şu an formda ama çalışmayı çok sevmeyen bir kaleci. bilmeyen trabzonspor'u tv'den değil de gerçekten takip edenlere sorsun. serkan kırıntılı rizede iyi işler yapıyor ama mert günok'dan ancak tecrübesiyle öne çıkar.
onun dışında memlekette kaleci "yok!" ptt 1. lig'in şu an en iyi kalecisi sıradan bir çek kaleci olan david bicik. yanına yaklaşabilecek kalitede yerli kaleci yok...
sadece oynatmakla kaleci kazanılsaydı herkes fizikli bir genci kaleye koyar en fazla 2 sezon sonra kaleci problemi de kalmazdı. courtois'nın bonservisi için 40 milyon eurodan bahsediliyor, bayern münih neuer için bundesliga'da takım kurulacak bir bonservis ister, de gea için tüm türk takımları birleşip teklif götürseler manchester united'dan ayakkabısını alamazlar.
fransız milli takımında (barthez'in yedeğiydi) parma'nın parma olduğu zamanlarda Parma'da, inter'de falan oynamış adamı beğenmemeyi de anlarım da "kaleye gençten bi çocuk bulun 1 senede bundan iyi olur" demek cahilliktir.
basın açıklaması yapmış kulüp. hakemden şikayet etmişler. beklendiği gibi...
işte bu çok üzücü... ilk maçta deplasmanda 2-2' lik bir avantaj yakalamış, ikinci maçta 2-0 öne geçmişsin. rakibin aleyhine verilen 2 penaltı da doğru. veysel' in düşürülmesine hakem penaltı çalsa kimse bir şey diyemez. yasin pehlivan adındaki adamın 5 tane sert faul yapmış ama kulübeye alındıktan sonra itirazdan sarı kart görmüş. bu gerçeklere yer vermeden hakemden şikayet ediyorsun. haklısın bir yandan, ferhat ile muslera' nın pozisyonu penaltıydı.
yenilen, tur kaybeden her takım suçu hakemde aradığı sürece türk futbolu gelişmeyecek. bursasporlu yöneticiler keşke '' yahu biz 2-0 öndeydik ama 2-5 maçı da turu da kaybettik. böyle savunma mı olur ? orta saha bu kadar rahat geçilir mi ? turu kaybetmek bizim hatamız... '' dese çok şey değişebilirdi.
yanlış anlaşılmasın, en güncel olay bu olduğu için bahsettiğim örnek budur. yoksa herkes suçu başkasında arıyor ve bu hiç hoş değil.
mümkünse amatör kümeye kadar düşmesini dilediğim çirkef takım. düşünün dünkü galatasaray karşılaşmasında civelli'nin yaptığı çirkeflikleri görünce melo ne temiz futbolcuymuş dedim. çünkü aynı civelli beşiktaşımız karşısında da saçma sapan bir pozisyonda kendini yere atıp ersan'ın kırmızı kart görmesine sebep olmuştu. hakettiklerini buldular, beter olsunlar.
16 nisan 2014 bursaspor galatasaray maçı'nın biletlerini neden 800 tl'ye sattıkları ortaya çıkan kulüp. 25.000 kişinin bir anda ve senkronize göt oluşunu bu kadar yakından izlemek için 800 tl az bile... **
her halükarda cimbomun c si etmeyecek takım. etiniz ne butunuz ne gelmişiniz cimbomla boy ölçüşüyorsunuz. haddinizi bilin. bursasporun galatasaraya döşeyeceği boru başlığında yardıran arkadaşlar hala boruyu çıkarmakla meşguller galiba ki ses soluk çıkmıyor. zaten nefeslerini kesti bizim boru. nasıl bir şeyse artık?
şenol güneş'in hiçbir şekilde çalıştırmayacağı takımdır.
bugün yine yenilmişler. acıdım lan. tolunay hoca da karabüksporumuzun hocasıdır ona göre. eheh.
sadece gençler maçında değil bu sezon bi çok maçta hakkı yenen takım. hakem hataları yetmezmiş gibi bu sezon 9 maç ceza alan takım da ayrıca. adam kestiler de bizim mi haberimiz yok amk?
--spoiler--
Bursaspor, bu sezon en çok darbeyi hakemlerden yedi. 6 lig, 2 de kupa maçında resmen hakem kurbanı olan yeşil beyazlı takım, hedeflerinden uzak kaldı.
Bursaspor, bu sezon ne çektiyse hakemlerden çekti. Sezon başından bu yana hakem hatalarıyla başı dertte olan yeşil beyazlılar, hem Spor Toto Süper Ligde hem de Ziraat Türkiye Kupasındaki hedeflerine ulaşamadı.
Spor Toto Süper Ligin 6. haftasında Bursada oynanan ve 0-0 biten Akhisar Belediyespor karşılaşmasında 65. dakikada Taiwo`nun serbest vuruştan direk kaleye gönderdiği topu yardımcı hakem Kemal Yılmaz ofsayt gerekçesiyle iptal etti.
RESMEN DOĞRADILAR
10. haftada Bursasporun Fenerbahçeye 3-2 kaybettiği mücadelede 90+4te Hüseyin Göçekin uydurma faulüyle yeşil beyazlılar puan kaybetti. 20. haftada, Bursaspor-MP Antalyaspor karşılaşması 1-1 sona ermişti. Maçın hakemi Özgür Yankaya, 84. dakikada Colin Kazımın eline çarpan topa penaltı çaldı. 21. hafta Olimpiyat Stadında Beşiktaş ile karşılaşan Bursasporu ilker Meral resmen doğramıştı. Meral, karşılaşmanın ilkyarısında ceza sahası içinde Civelliye yapılan yüzde yüzlük penaltıyı görmezden gelmişti. Maçı Bursaspor 1-0 kaybetmişti.
KUPADA DA KIYIM SÜRDÜ
26. haftada Bursada oynanan ve yeşil beyazlıların Konyaspora 2-1 kaybettiği maçta Barış Şimşek ve yardımcıları Gekasın attığı 2. goldeki 1 metrelik açık ofsaytı kaçırmıştı. 31. haftada Gençlerbirliğine 1-0 kaybettiğimiz maçta da Süleyman Abay ve yardımcıları 2 net penaltıyı çalmadı. Tabi bu hatalar Ziraat Türkiye Kupası maçlarında da Bursaspor`un başına yaktı.
MERAL YiNE BAŞROLDE
Grup maçlarında Eskişehirspora 1-0 kaybettiğimiz mücadelede Serkan Çınar, 89. dakikada ibrahim Öztürkün omuzuna çarpan topu görmesine karşın beyaz noktayı göstermişti. Yine Galatasaray ile Bursada oynadığımız ve 5-2 kaybettiğimiz yarı final rövanş müsabakasında Bursaspor 2-1 öndeyken maçın hakemi ilker Meral ibrahimin dirseğine çarpan topu penaltı olarak değerlendirmişti. işte bu hatalar, yeşil beyazlı takımın göz göre göre katledilmesine neden oldu.
Ulan izlemesek inanacaz, taçları bile bizden çalıp size verdi hakem. Hele ki bursa çocuklarının yeri yatak bilip her halta yatmasına değinmiyorum bile.
Süleyman abay da bursa çocuğu galiba, öyle taraf tuttu ki, keşke atkısını taksaydı da bizimkiler bilseydi itiraz etmezlerdi.
enteresan bir takım. dün haftalık fikstürden maç sonuçlarına baktım ve bursasporun gençlerbirliğine deplasmanda 1-0 yenildiğini gördüm. daha sonra lig tablosuna baktım (bir önceki haftaya göre sıralaması yükselen takımlar yukarı ok ile, düşen takımlar aşağı ok ile, değişmeyen takımlar nokta ile gösterilir) ve bursaspor un sıralamada yükseldiğini gördüm. akhisarda evinde dört yemiş ve eskişehirde evinde kaybettiği için bursasporun gerisine düşmüşler.
(bkz: olasılıkların zorlanması)
tırnaklarıyla kazıya kazıya, bileğinin hakkıyla şampiyon olmuş güzide anadolu kulübü. Belki bir daha şampiyon olurlar veya hiç olamazlar ama biraz şerefi, onuru olan kişi bu zaferlerine saygı duymak zorundadır.
1963 yılında kurulan ve yeşil, beyaz renklere sahip olan futbol kulübüdür. Yeşil rengini Bursa ovasından, beyaz rengini ise Uludağ'ın karlarından almıştır. Bu kulübün maskotu timsahtır ve yapılmakta olan stadı timsah arena olarak anılmaktadır. 2009-1010 sezonunda,34 maçta; 23 galibiyet, 6 beraberlik, 5 mağlubiyet alarak 75 puan toplamış ve Türkcell Süper Ligi, Fenerbahçe'nin 1 puan önünde şampiyon olarak bitirmiştir.