arkadaşlar gerizekalı sanırım.
zira twente ile oynadığımız maçın bilet fiyatları şöyleydi;
maraton: 30 tl
kapalı kale arkası: 20 tl
açık kale arkası: 10 tl
evde digitürk var, ama yine de statta maç izlemek başka, 2 çocuğum bir de ben maratona girsek 120 tl, teksasa girsek 75 tl...ayıp amına koyayım, soyguncu musunuz?
bari çocukları ücretsiz yapın.
bir yanda heyecan düzeyi yüksek uefa avrupa ligi maçı, diğer yanda taraftarı bile olmayan ibb ile oynanacak süper lig maçı.
yönetim diyor ki;
"ey ibb gel bak taraftarsız çıkıcaz, gel de sik bizi kendi evimizde..."
bunun adı ihanettir.
bunun adı yöneticilik değil, organizasyon değil, basiretsizliktir.
turu geçselerdi bir defans oyuncusu transfer etmeleri şart idi. şimdi gerek kalmadı. bu kadrosu türkiye ligini götürür. seneye tekrar uefa ya katılırlar. ön elemeler falan. aynı şeyler.
hakemden önce defans ve libero mevkine bakmak lazım resmen izlediler maçı. Adamlar Her uzun topu aldılar, yerden ayağa istediği gibi oynadılar, kanatları istediği gibi kullandılar, o kadar çok pozisyon verdiler ki golün geleceği zaten belliydi.
son dakikalarda dayanamayarak twente'ye elenmiş takım. twente iyi takımdır gerçi videotona benzemez, geçen senelerde fenerbahçe'mizi de elemişti ama ilk maç 3 atıp ikinci maç 4 yemek olmadı.
taraftarınca profesyonelce desteklenen, ama amatörce yönetilen türk takımı.
bugüne kadar sustum, inanın ben bu twente'ye eleneceğimizi biliyordum. en dandik kurayı çektik, bu twente spartak moskova'DAN DA, videoton'dan da, galatasaray'In machester hariç diğer rakiplerinden de daha güçlü bir takım.
neyse geçelim.
dedim ya biliyordum eleneceğimizi, ama nerede sıçacağımızı kestiremiyordum.
en sağlam yerimizde, defansımızda sıçtık...
eee, perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.
stepanov'u sattık 3 30 paraya, ömer erdoğan'ın eline kaldık. samsun'lu kemal'i, ordu'lu yalçın'ı alın dedik, gidin kolo toure'yi ne yapın edin alın dedik, 3'ün 1'ini bile alamadık.
orta sahaya bir ivan ergiç istedik, fernandes ile ilgilendik, deniz yılmaz'ı getirdik ama forsell'i aldık iyi mi?
şampiyon olduğumuz sene digitürkten ve reklam gelirlerinden 40 trilyon geldi, bir 10 trilyon da maç hasılatı ve sair gelirlerden girdi kaydedildi, ertesi sene ligi 3. bitirdik, en az 20 trilyon daha geldi, geçtiğimiz sezon da yine yayın, reklam, sponsor, süper final falan derken bir o kadar daha geldi.
giren para=100 trilyon.
yapılan transfer=10 trilyon bile değil. hadi bir 10 trilyon da futbolcu alacakları olsun, bir 10 trilyon da sair giderler eder 30 trilyon. e nerede 70 trilyon amına koyayım? ha, nerede?
bir toplantıda başkan yazıcı'ya "başkan transfer yapalım" dedi bir taraftar.
başkan aynen şu cevabı verdi.
"yapın, sizi tutan mı var, siz transfer yapın biz oynatırız..."
zihniyete bak amına koyayım. zihniyete bak...
süper lig şampiyonu olmuş, şampiyonlar liginde oynamış bir kulüp, menejerlik skandallarına imza atmış bir dolandırıcının, yetkisiz bir menejerin peşine takılmış gidiyor.
daha geçen gün şekerspor'dan transfer edilecek bir genç yetenek için 100.000 lira avanta pisliği ortaya çıktı.
bu gece ağlatan, kahreden, üzen takımım. ama asla pismanlik yaşatmayan, taraftarı olmaktan daha doğrusu taraftarın bir parçası olmaktan her zaman gurur duyulan takım.
en kötü gün bugünse; bugün de bursaspor.
dün akşam çok kötü elenmiş takım, takımımız. ulan yemin ediyorum fenerbahçe'min cl'den elenmesine daha az üzüldüm, hele ki 3-1 avantajından sonra ve 2 dakikada gelen 2 gol ile olması daha da ağrıma gitti! hakeme de ana avrat sövdüm zaten.
ama o twente bize çıksın şimdi yeminle dualar ediyorum.
beşiktaşlıyım ama beşiktaş elenmiş gibi üzüldüğüm takımdır. ulan 3-1'in rövanşında maç 1-1'e gelmişken nasıl olur böyle bir şey arkadaş ya? yani ben kahroldum bursalı arkadaşlar gece uyumamıştır büyük ölçüde. buraya kadar gelmişken kapıdan dönmek çok kötü. yine de tebrik ederiz bursaspor'u. çünkü bu şansızlıktan başka bir şey değil.
yıllardır bizans takımları gidiyor avrupaya noluyor biz gidelimde bir görün diye bağırıp çağıran gittikleri zamanda sıçan takımdır.
ismail denilen deveyi yıldız yaptılar iki günde gözlerinde , adam akıllı bir batalla var birde pinto , aynen trabzon kıvamında en baba adamlarını kaybettiler sürekli.
Ligin ortalama üstü takımlarından sadece o yani.
bir bursalı olarak en haz etmediğim "fanatik taraftar grubuna" sahiptir.
ha avrupa'da desteklerim, maçına giderim, garezim yoktur.
ama her konuda ezik tavrıyla şehirde kavga gürültü çıkarmaları, şehrin göbeğinde magandalık yaparak ona buna sataşmaları, maçlardan alkollü çıkıp yanında eşiyle/kız arkadaşıyla gezen insanlara laf atmaları, şehrin tek sahibiymiş gibi davranmalarına karşın bu güruhta yer alanların çok çok büyük çoğunluğunun bursalı değil bursa'nın yoğun göç aldığı doğu/güneydoğu şehirlerinden olması, buna rağmen bursa'nın ve kulübün çeşitli kaynaklarından yararlanmak için fedailik yapmaya kalkmaları, bir takım yöneticilerin maksatlı dolduruşuna gelip maçlardan önce ortalığı yakıp yıkmaları, polisle çatışmaları, tüm bu sebeplerle 30 yıldan fazla süredir bu kulübü destekleyen insanların maçlara gitmemeye başlamasına neden olmaları gibi nedenlerle nefret uyandıran dandik bir taraftar grubuna sahiptir.
not: kimlerden bahsedildiğinin anlaşılması için "fanatik taraftar grubu" ibaresi eklenmiştir.
ülkemizde 4. hatta 3. büyük sayılan takımların turu 2. maça taşıyamayacağı bir eşleşmede tutu son dakikalarda kaybetmiş onurlu ve gururlu anadolu takımı. bir galatasaraylı olarak canı gönülden kutlarım.
2009 - 2010 türkiye süper ligi şampiyonluğunun ardından, sırasıyla lig 3.lüğü, lig 5.liği gibi unvanları kazanmasına ve de 3 yıl üst üste avrupa kupalarında boy gösteriyor olmasına rağmen yönetimsel ve kurumsal olarak bir santimetre ileri gidememiş kulüptür.
türk takımları içerisinde hayatımda gördüğüm en ezik futbolu 4-1 kaybettikleri twente maçında oynayan anadolu takımı. asla ama asla bir büyük olamayacağını bırakın üç büyükleri trabzonspor'un bile yanına yanaşamayacağını o maçla ispat etmiş takım.
2010'da elde ettiği şampiyonluktan sonra kendini trabzonspor'la aynı kefeye koyan, valencia karşısında 2 maçtada düştüğü hal aklıma gelince istemsizce sırıttığım, taraftarının bir ara beşiktaş'a her türlü küfürler ederken boyunun ölçüsünü almasıyla layık olduğu gibi orta sıra takımların arasına düşmüş sıradan takım.