federasyon başkanı seçimlerinde ilk başta 16 kulüp demirören'i destekleyeceğini bildirdi, galatasaray'da daha sonra demirören'ci oldu ve bursaspor tek başına kaldı, ata aksu'nun başkan adaylığından çekilmesiyle birlikte de bursaspor kulübü genel kurula katılmama kararı aldı.
birileri görsün artık bu yavşaklıkları.
bir yanda, 58. madde kaldırılmasın deyip, kaldırılsın diye imza verenler, demirören'e karşı olup son dakika kıvırıp onu destekleyenler. diğer yanda da bursaspor...
Şikeye karşı olan tek kulüp. Şaibesiz tek şampiyon. Kendi takımım olduğu için gurur duyuyorum. Kendi takımım olmasaydı bile bu günden sonra Bursaspor'lu olurdum.
şikenin ve şikecinin dostu olmayan tek takım. asil takım. ağzından asaleti bilmem neyi düşürmeyen galatasaray bile son dakikada yavşadı.
artık bursa'yı ligden düşürmek için var güçleriyle çalışırlar. ama yine çıkarız yine sikeriz.
şike olaylarinda en başından beri gösterdiği dik duruşu ile aklı başinda herkesin takdirini kazanmis.ayni zamanda tff başkanlik seçiminde ata aksunun çekilmesinden sonra sikerim sizi de federasyonuna da diyerek oylamaya katilmamis tek kuluptur.
bütün anadolu kulüplerinin hatır şikesi sayesinde şampiyonluk gören anadolu kulübü. kimse ses çıkarmıyor ama eğer bir şike var ise o da geçen sene oynana trabzonspor bursaspor maçıdır.
burada bile adı malum kulüp taraftarlarının ağızlarından salyalar akıtarak kin ve nefretlerini kusmalarına rağmen efendiliğinden hiçbir zaman ödün vermeyen, onuruyla şampiyonluk kazanan ve şikenin karşısında dimdik ayakta duran tek Türk spor kulübüdür.
2000'li yılların ortalarına kadar futbol felsefesi "ligin ilk yarısı deli gibi kasıyoruz tüm puanları topluyoruz, ikinci yarı bünyeyi salıyoruz maç satıyoruz" felsefesi üzerine kurulu şikeye karışmamış(!) tek türk takımıymış efendim.
bir sezon ligin ilk yarısı puan toplamayı unuttular, ikinci yarıda toplayamadılar küme düştüler. alışmış herifler bir kere ikinci yarı yan gelip yatmaya.
aynı ligde mücadele ettiği bir takıma "kardeş takım" demesi bile başlı başına şike göstergesiyken şikeye karışmamış olması çok enteresandır.
beşiktaş düşmanı kulüp. beşiktaşlı bir ismin tff başkanı olmasını hazmedemeyen neyin kafasını yaşadıklarını anlayamadığım vasat anadolu kulübü. tff başkanlığı beşiktaş a geçtiğine göre sanırım önümüzdeki sezon ligden şutlanmaları nihayet gerçekleşecektir. layık oldukları bank asya da kendilerine başarılar dileriz.
zaten hep gurur duyuyordum ama bugün kendini daha bir sevdirdi. varsın yeni fenerasyon g.tümüzden kan alsın, varsın hakkımız yensin... para için götünü siktireceğine onuruyla karşı çıkıyor olanlara. elinden pek bir şey gelmiyor ama tarafını belli etmek de yürek ister. bu yürek de pek bir kulüpte yok.
lafı ve gündemi götünden anlayan bizans oğlanları'nın uzanamadığı ciğer olan kulüp.
hüsnü güreli'nin lig tv'ye verdiği roportajı dinlediniz mi bilmiyorum, kısaca özetlemek gerekirse şunu dedi sayın güreli;
"türkiye'de iki üç kulüp dışında mali yönden uefa kriterlerine uygun kulüp yok bu durum tff'nin öncelikli meselesi olmalı, yoksa 2014'te birçok takımımız avrupa'ya gidemeyecek..."
bu birçok takım içinde kimler var;
beşiktaş, galatasaray, trabzonspor ve yıldırım demirören'e destek veren birçok anadolu takımı...
peki uefa kriterlerine uyan o 2-3 takım hangileri?
1-gençlerbirliği
2-bursaspor
3-fenerbahçe ya da ibb...
yani bu durumda 2014'te bazıları ensesini görebilirse ancak avrupa kupalarını görebilecek.
demirören de bunun farkında.
"amına koyayım nasılsa avrupa'dan siktiri yiyeceğiz, bari fener, trabzon ve bjk düşmesin, ceza da almasın, digitürk'ten 2 sezon boyunca ne kadar para alabiliyorsak alalım" derdindeler.
yani,
"gerekirse avrupa'ya gitmeyiz" lafı boşuna edilmiş bir laf değil. zaten gidemeyeceklerini biliyorlar.
ünal aysal'ın bugün önüne atılan işte bu sus payıdır muhterem müminler.
digitürk'ü ve dolayısyla türk futbolseverini birkaç sene daha düdükleyip sonra da avrupa kupalarından men edilince işin kolayına kaçıp topu "yargı ağır işledi amına koyayım biz napalım" diyerek şike soruşturmasına atmak.
iş işten geçtiğinde, yani biz avrupa kupalarından men edildiğimizde sayın demirören yahut o kaçınca yerine bakacak olan halefi bizleri bu şekilde uyutacaktır.
ibrahim başkan ve bursaspor'un bu onurlu duruşu bu kahpe plana inmiş bir tokattır.
hadi şimdi havlamaya devam edin "ekmeğe mama suya bu" diyen bizans piçleri ve pontusçular sizi...
kuyruğu her daim dik tutan takımdır takımımdır, kimseye eyvallahı yoktur. yürü be alem delikanlı görsün. delikanlı geçinen takımlar, taraftarları, yönetimleri bursaspor camiasından delikanlılık öğrensinler dedirten klüptür klübümdür.
kendi takımları ezeli rakibinden daha az kupa aldığı için kendi takımlarına galatasaray'ın altında ezilmemesi için; senin büyüklüğün kupa büyüklüğü değil diyenlerin az kupa aldığı için büyük olmadığını iddia ettiği kulüp. bu ne yaman çelişki? lig ikinciliğini bile bursaspor'un simgesi olan timsah yürüyüşü şeklinde kutlamadınız mı? bu yüzden bursaspor büyük kulüp olsa gerek. ben söylemiyorum bunu. fenerlilerin söylemlerinden ve hareketlerinden bu çıkıyor.
ek: Göztepe, Altınordu, Samsunspor lig şampiyonu oldu da mı bursaspor'u onlarla kıyaslamaya kalkıyorsunuz? şampiyonluk ayrı, ligde parlamak kaybolup gitmek ayrı. sindirseniz de sindiremeseniz de şampiyonluk geldi. hazmedin.
Görüp görebileceği tek başarı bir şampiyonlukla gereğinden fazla şişirilmiş bir takım. Kendileri bile beklemiyorlardı onun bunun yardımlaşması, GS-FB çekişmesi derken aradan sıyrıldılar, tebrikler, tamam güldük eğlendik bitti.
Ha kendi taraftarı vardır, olabilir napalım destek vermeye devam etsinler. Olacak da ayrıca bir milyonluk il. Ama Fener'le falan kıyaslanması, Fener'in kocası falan...komik bunlar. Hadi GS, BJK'yi anlarım da Bursa kim lem? Zamanında Göztepe, Altınordu, Samsunspor gibi takımlar da iyi işler çıkardılar, şimdi neredeler. Tebrik etmek, sonra da üzerinde durmamak lazım. istikrar gerek istikrar. One hit wonder'ları saymaya kalksaydık...