istanbul takımlarını bir bir deviren, her sene üst sıralarda kendisine yer bulması artık farz olmuş ve hatta şampiyonluğu kovalaması gereken yeşil beyaz aşktır.
bu seneki çıkışının kalıcı olmasını temenni ettiğim, iyi taraftar potansiyeline sahip en dikkat çekici 4. büyük adayı. ertuğrul sağlam ile bir sistem denemesi içerisine girmiş, yönetim, hoca, futbolcular, şehir olarak bütünleşmiş görünen yapısıyla bu sezon ligi ilk 3 içerisinde bitirmesi süpriz olmayacak, sivasspor gibi hadsizce değil adam gibi sağlam adımlarla gidiyor şu anda. her sene ilk 4 içerisinde bitirebilecek şekilde organize olabilirlerse türkiye'nin 5. şampiyon takımını görmemesi için hiç bir neden yok.
bu sene 3 büyüklere koyması aslında potansiyeli olduğunu gösteriyor. çünkü yakın tarihteki sivas örneğine bakarsak fenerden 4-5 yemekle birlikte, galatasaray ve beşiktaş da gerektiği yerde rahatça tokatlıyordu. şimdi ise maçın son dakikasına kadar oyunu bırakmayan bursa çok daha fazlasını hakediyor. eğer beşiktaş geçen sene sivas ile değil de bursaspor ile şampiyonluk yarışına girmiş olsaydı, bence bursa şampiyon olabilirdi.
dün akşamki maçını deplasman tribününden 1500 kadar yeşil-beyaz yürekle birlikte izlediğim gırtlağım yırtılırcasına bağırarak destek vermeye çalıştığım, alınlarından öpülesi futbolcular ve teknik direktöre sahip takım.
eksiklerini haddini bilerek akıllıca kapatan takım. bir de futbol oynamaya çalışıyorlar kesinlikle bütçeye göre bir oyun tarzına bürünme ahmaklığına düştüklerini görmedim. eğer türk futbolunda artık yeni bir hoca istiyorsak kesinlikle ertuğrul bu takımla şampiyon olmalı. aksi halde bildik spor yazarları yine bitirecekler yerlileri. bir beşiktaşlı olarak demirören başkanlığında şampiyon bir beşiktaştan ise türk futbolunda devrim olacak şampiyon bir bursanin şampiyon hocasını alkışlamayı canı gönülden isterim.
22 şubat 2010 tarihinde fenerbahçeyi yendikleri maç sayesinde şahsıma 198 lira para kazandırmış takımdır, sırf bu sebepten ötürü kendilerini takdir ediyorum.
fenerbahçe galibiyeti ile şampiyonluk yarışının tam göbeğine düştüler. eksik maçlarını da kazandıklarını varsayarsak galatasaray'ın ensesindeler. teksas grubunun yaptığı taşkınlıklar (hele de diyarbakırspor'a yaptıkları) ne kadar çirkin şeyler de olsa şampiyonluk yarışının içinde sivasspor'u görmektense bursaspor'u izlemeyi tercih ederim, hatta anadolu'dan bir şampiyon çıkacaksa eğer bu bursaspor olmalı diye düşünüyorum. devre arasında sercan yıldırım ve volkan şen'i ellerinde tutmaları bunu ne kadar çok istediklerini de gösteriyor aslında, zira teklif edilen paralar bu iki oyuncunun kalibresine göre astronomikti. yarışı son haftaya kadar sürdürebilirler fakat böyle bir durumda ligin son maçında olacakları düşünmek bile istemiyorum. bursalıların kendi kendilerine yarattıkları beşiktaş düşmanlığı başlarına iş açabilir.
2-0 dan maçı çevirip fenerbahçe'yi yenmeleri takdire şayandır bunu yıllardır yapamayan malum takım taraftarını galeyna getirmiştir kendilerine söyleyecek lafımız yok lakin, malum takımın taraftarları adına üzülüyorum, fenerbahçe'yi siz yendikten sonra konuşalım diyorum.
bir kısım kuşları çılgına çevirmiş muhteşem kulüptür. kendilerine maçtan önce de güveniyordum, sağolsunlar yüzümü kara çıkarmadılar.
maç eksiğiyle fenerbahçe'nin 2, galatasaray'ın 4 puan gerisindeler. onu kazandıklarını varsayarsak galatasaray'ın 1 puan arkasında ikinci sıraya yerleşiyor, fenerbahçe'yi de üçüncülüğe itiyorlar. kendilerinin inişleriyle çıkışları bir olabilir fakat bunu "anadolu sendromu"na bağlamak doğru değildir. ki bu kadro ve istekle de pek çabuk düşecek gibi gözükmemektedirler.
belki yine bir 10 sene fenerbahçe-galatasaray-beşiktaş'tan başka şampiyon göremeyeceğiz. ama bursaspor bu ligin en sağlam takımlarından oldu artık, olacaktır da. olmaya devam edecektir. bursaspor'la sivasspor'u bir tutmak, futboldan zerre sikim anlanmadığının da kanıtıdır aynı zamanda.
kendisi 7 yerine 8 yemeyi tercih etmez, fenerbahçe deplasmanında 2-1'den maç çevirir. bir galatasaray taraftarı için de bursa'nın kazanması elbette sevindiricidir. rakibin kaybetmesinin sevinmek için gayet makul bir sebep olduğunu bilmeyen dangalaklara ilginç gelebilir fakat dün akşamki skorla galatasaray zirvedeki yerini biraz daha sağlama almıştır. bursaspor gibi bir takımın da fenerbahçe deplasmanında 3 puana uzanması şüphesiz güzel bir olaydır.
fenerbahçe'nin zirveyi kovalamak yerine bursa ve galatasaray'la uğraşması lüzumsuz olacaktır.
çok sevgili fenerbahçe taraftarına 2 maçta 6 gol hediye eden takım. malum taraftarlar 6 rakamını çok severdi. iyi bir hediye oldu. http://tinyurl.com/y8l2bw2
bu aralar bir sürü dostu türemiş takım.
mesela göztepe çıktı ki nasıl çıktı anlamadım. bursa izmir'de maç yapmadı, göztepe ile bursa en son ne zaman maç yaptı bilen yok. vardır da epey eski.
bu sene çıktı bu iş.
bursaspor taraftarı tek dostunun ankaragücü olduğunu ısrarla vurgulamaktadır.
tabiki her şey iyi giderken bir sürü dost ortaya çıkacaktır. bu mücadeleyi destekleyen diğer takım insanları var. bunu görmek hoşuma gidiyor, ben olsam ben de iyi giden eskişehir'i, sakarya'yı, tokat'ı desteklerim büyüklere karşı şüphesiz ki. ama hiçbir münasebeti olmadığı halde puan durumuna bakıp, vay bursa'ya bak, bursaspor da bizim dostumuz zaten diyenleri anlamıyorum. 4 sene önce niye kimse dost değildi bu takımla da sonradan türediniz?
anadolu'nun temsilcisi ve gururumuzdur, sadece bursa'yı ve bursaspor'u temsil etmiyor bu sene. ama 'bizle de dost zaten' olayı komik oluyor.
desteğe evet, sırf puan durumunda yukarıda diye yalancı dostluklara hayır.
2009-2010 sezonu 23. haftasını buyuk ihtimalle ve haklı olarak hukmen kazanmıs olacak bursa temsilcisi. bu sezon ankarasporun resmiyette ligde yoklugu ve diyarbakırspor meydan muharebesi ile 9 puanı oynamadan kazanacak ancak bu 9 puandan 3unu de kelle koltukta kazanmıs olacak takımdır.
(bkz: 6 mart 2010 diyarbakırspor bursaspor maçı)