bir an önce taşınmak, bir daha dönmemek istediğim 1 yıldır alışamadığım ama ne yazık ki doğduğum şehir. keşke, keşke, keşke ne burada doğsaydım ne buradan taşınsaydım ne buraya dönseydim. saygılar.*
kılzarı çok çektirir. yani bildiğin çektirir. artık nasıl anlarsanız.
edit: ibnelik düşünsem aklıma gelmezdi. yanlışlıkla 'kılzarı' yazmışım. kızları olcak o. hem zar çekilmez patlatılır. lan entry iyice boka sardı. ne sikime bu başlığa geldim onu da anlamış değilim. 2. editi ekleyip durumu kurtarırım birazdan.
edit 2: şeftalisi çok ünlü. sulu sulu mis gibi.
edit 3: şeftali derken meyve yani. nimetle asla şaka olmaz.
bir anda aşırı seri bir sağanak yağış başlamıştı az önce. o kadar hızlıydı ki yağmur, baktığınızda sis görüyordunuz gözünüzün açısını kapatacak kadar yağıyordu.
sonra birden dolu başladı. bildiğiniz bilye büyüklüğünde ceviz büyüklüğünde hem de.
yıldırım da böyleydi de diğer yerleri bilemeyiz tabi.
yağmurun şiddetini pek belli etmese de yolun hali biraz böyle oldu 4 dk da.
içinde hayatımın en değerlileri olan bu yüzden hiçbir yere değişemeyeceğim güzel memleketim benim.
ayrıca (bkz: pideli köfte) (bkz: bağdat hurması) (bkz: cantık)
üniversiteyi okuduğum şehirdir. bir şehirde arayacağınız bütün özelliklere sahiptir. huzurludur, gençtir, çınardır, politiktir, güzeldir . aydınlanma çağımı yaşadığım şehirdir. haraççıoğlunda kivi çayı içersin , çınarda kahvaltı edersin, Mudanya da denize girersin ,kozahan da bişe alamamanın hüznünü yaşarsın , ulucaminin bahçesinde simit ayran kardeşliğine selam çakarsın, maçlarda holiganlaşırsın, emir sultan da teravi kılarsın, sokaklarında isteyerek kaybolursun , hüda da ders çalışırsın, böylece okulu uzatırsın falan. aşık olunası şehirdir.