özellikle şehrin dış kesimlerinde yemyeşil, çok güzel doğası olan fakat çok nem ve yoğun sanayi kuruluşları yüzünden havası kirli olan şehir. inegöl hava kirliliğinde başı çeken yerlerdendir.
gece başlayan kar yağışının sabah saatlerinde durduğu şehir. bir an güneş açar, sonra kara bulutlar belirir, yağmur/ kar yağar yine güneş açar. ortasını bulamazsınız.
5 yılımın gectiği şehir. Yağmursuz günlerinde ayazında tam yüz felci geçirtecek soğuklara sahipti.
Yağmur yeşil ve araba demişti bir arkadaş bursayı tarif ederken.
Üniversiteyi saymazsak çok ta renkli bir yer değildi gerçekten.
bazı yokuş semtlerinde( yeşil, emirsultan, çekirge vb) yol kenarında çoraplar görülen semttir. akıllı şehrim insanı kaymamak için ayakkabının üstüne çorap giyiyormuş.
ayrıca ilk defa bir kış mahalle arası buz tutmuş yerlerde gram tuzlama, temizleme vs. çalışması da yapılmayan şehirdir. anlamadığım ağaçlar yaprak dökünce her yer görevli doluyor, bunları onlar süpürüyor rüzgar dağıtıyor falan da bu durumda neden kimse uğraşmıyor tuhaf.
Mudanya'yla kentsel olarak birleşerek ve deniz açığını kapatarak 5 milyon nüfuslu yarım istanbul haline getirme gibi hakkında çılgın projelerimin bulunduğu 200 defa geçtiğim 2 defa gittiğim güzel şehir.
kürkçü dükkanı.
o değil de o kadar zamandır yaşıyorum hiçbir zaman kendimi ait hissedemedim bu şehre.
her şey bir yana kar yağınca pek güzel olur. karın en çok yakıştığı şehirdir şüphesiz.
En başta üniversitede okumak aklımda yoktu ancak canan tan ın yüreğim seni çok sevdi kitabına bolca yer verişinden sonra epey etkilendim.Aşşağısı deniz yukarısı uludağ iyi gibi geldi bana.