10 sene istanbulda yaşadıktan sonra şehir hayatına döncecek olsam ikamet etmeyi planladığım şehir,iyi bi muhitinde oturarak istanbul kadar olmasa da şehir tadı alınabilir.
sanki türkiyede bursadan başka şehir yokmuş, dünyanın en güzel yeri burasıymış gibi davranan insanların yaşadığı şehir.
sevmiyorum seni bursa !
köpek gibi pişmanım seni tercihlerime yazdığım için.
Anadolu'nun değişik yerlerinden bursa gibi ülkenin en büyük metropollerinden birine gelmiş ve bu güzel kentin ekmeğini yemiş ve halende yemekte olan hanzoların (ki baksan kendi memleketleri bursa'nın köyü kadar bir yerdir) bok attığı güzel memleketim.
oysa ki bursa demek;
* dağ havası, denizi, yemyeşil bitki örtüsü
* buram buram tarih kokan kültür kokan yapıları
* gelişmiş yerel medyası ve yayın organları
* gelişmiş sanayisi
* 3 milyona varan nüfusuyla
bu ülkenin en büyük sanayi, turizm ve kültür kentlerinden biri. insanları gayet modern, kızları güzel, erkekleri yakışıklı (sadece merkez değil tüm bursa geneli) e sen daha ne istiyorsun git bakalım çorum'da yukarıda saydıklarım var mı yada git bakalım konya'ya, kayseri'ye, diyarbakır'a yukarıda sayılanların hangi biri var o zaman bok atmayacaksın ekmek yediğin şehrin değerini bileceksin ha inatla aksini söylüyorsan dön köyüne bizim şehrimizi bize bırak, bursa'da yaşayan kırolar yüzünden kendi şehrimizde yabancı olduk.öğrencilere gelince ulan embesiller bursa'da okursun bursa'yı beğenmezsin, ankara'da okursun ankara'yı beğenmezsin ne istiyorsunuz peki newyork kollarını açtı da sizi mi bekliyordu haspam sen bursa gibi bir kente kurban ol.
doğduğum, yaşayamadığım, yıllar önce taşındığımda severken şimdi 1 yıldır oturduğuma pişman olduğum şehirdir. her şeyi bok gibi amına koyayım. bütün bursayı bandırma'nın tek taşına değişmem. saygılar.
edit:gençler tamamen pişmanım bursa candır. başka hiç bi şehirde suyu çeşmeden adam akıllı içmedim. bandırma da bursa da benim için bir numara. saygılar.
usulca yağan yağmur eşliğinde, (hafiften arabanın silgeçleri de çalışacak tabisi)
mudanya - yıldıztepede, uçurumun kenarına çekeceksin arabayı.
teypten çıkan ''sıla- yabancı demo'' versiyonu eşliğinde,
45 derecede yatıracaksın koltuğu, elinde balık ekmek + kola...
yine bardaktan hem boşalırcasına hem de boşanırcasına yağmur yağmaya başlayan şehir. ya yeter amk haziran'ın ortasına geleceğiz neredeyse londra'ya döndü koca ülke.
Kışlıkları tam kaldırtmışken ciddi ciddi tekrar çıkartan şehirdir. Kışlık desek te enteresan şekilde soğuk olmayan ancak görünüm itibarı ile "sonbahar" havası vardır.
Bursa'da bir eski cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdıyan su;
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
içinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarîlerin en ilâhisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın.
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camiler, eski bahçeler,
Şanlı hikâyesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengâmelerin
Nakleder yâdını gelen geçene.
Bu hayâle uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtılarından
Billûr bir âvize Bursa'da zaman.
Yeşil türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.
isterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayâl içinde... Ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevî âhenk..
Bir ilâh uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette,
Belki de rüyâsı bu cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.
an itibarı ile yağmur ve şimşeklerle süslenen şehir. gerçi buna şimşek denir mi bilmiyorum. resmen flaş patlıyor gökyüzünde, tanrı fotoğraf çekiyor zaar.